English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / Inglês → Turco / [ G ] / Guns blazing

Guns blazing tradutor Turco

167 parallel translation
Just looking for the Arizona to come steaming up to base with her 14-inch guns blazing and the best cook stoves in the Navy.
Arizona'nın buharını göstere göstere üsse dönmesini bekliyorum 14 inçlik parlayan silahlarıyla ve donanmadaki en iyi aşçı sobasıyla.
Walk into China, mouthful of international goodwill... locate the laboratory, grab the goodies and out... fast guns blazing in both hands.
Gir Çin'e, uluslararası iyi niyet laflarını sırala laboratuarın yerini bul, malı kap ve kaç..
guns blazing. Close your robe.
Sabahlığını kapat.
Come with sirens wailing and guns blazing?
Siren çalıp ateş açarak mı gelsinler?
Well there I was flying over the Ardennes on patrol... when all of a sudden he comes screaming out of the sun, guns blazing.
Ve birden bire güneşin içinden fırlayıverdi. Silahları ateş kusuyordu.
If you go in there guns blazing... you're gonna give them the reason they need to push you out.
İçeri girip yağıp gürlersen seni devre dışı bırakmaları için gereken bahaneyi ellerine vermiş olacaksın.
We're coming out guns blazing!
Silahlarımız parıldayarak geliyoruz!
Jack, based on Seth's history,..... if these guys go in there guns blazing, he's gonna kill everyone in there.
Jack, Seth'in geçmişini baz alarak,..... eğer bu adamlar oraya silah kullanarak girerse, oradaki herkesi öldürür.
But you know, Sheldon Runyon and Jack Hathaway have been friends for years. And Runyon is going to come after me with all guns blazing.
Sheldon Runyon ve Jack Hathaway yıllardan beri arkadaşlar.... ve Runyon bunun üzerine silahlarını konuşturabilir.
Unless, of course, we go with your approach... barging in face first, guns blazing, gettin'your friends shot in the ass.
Tabii senin yaklaşımını benimsemezsek... yani silah elde paldır küldür ortaya atılıp dostlarımızı vurdurmazsak.
They should be coming at us with all guns blazing.
Tam güç üzerimize gelmeleri gerekirdi.
I'm going back in there, guns blazing, cool, calm, collected.
Bir dahaki sefere fırtına gibi gideceğim. Sakin, soğukkanlı, güçlü.
You wanna go in there right now with guns blazing, is that it?
Hemen oraya girmek istiyorsun. Kurşunlar sıkarak öyle mi?
Gone down and out with both guns blazing
Düştü ve ellerinde namlusu tüten iki silahla son nefesini verdi.
According to the vic, this cowboy came through the front door, guns blazing.
Kurbanın anlattığına göre kovboy, daha ön kapıdan girerken ateş açmış.
Do you think it's a good idea to go there with guns blazing?
Sizce oraya ateşli silahlarla gitmek iyi bir fikir mi?
- with both guns blazing.
Ödetecek misin?
But did you have to do it guns blazing?
Peki bunu manyak gibi ateş ederek yapmak zorunda mıydın?
- You gotta go in there both guns blazing.
- İki silahtan da alevler saçarak girmelisin.
But as soon as they had me for a fall guy, they showed up, guns blazing.
Beni tuzağa düşürür düşürmez silahlarıyla peşime düştüler.
[Meredith] Sooner or later, we have to put aside our denial and face the world head-on, guns blazing.
Er ya da geç, inkarcılığı bir kenara bırakmamız ve önümüzdeki dünyayla yüzleşip silahlarımızı çekmemiz gerekir.
Why not just march on in here, machine guns blazing, perforate us all, take what you want?
Neden buraya uygun adım gelip, alevli makineli tüfeklerle, hepimizi delik deşik edip, istediğini almıyorsun?
Don't think we should go guns blazing.
Bence elimizde silahlarla içeri dalmamalıyız.
I'm goin'out, I'm goin'guns blazing.
Silahım dışarıda, gözüm kara.
Kind of boggles the noggin to think we're going in there with all guns blazing.
Elimizde silahlarla oraya girme fikri beni ürkütüyor.
You just go in there guns blazing, right?
Silahları ateşleyerek öylece oraya girdiniz değil mi?
You can't just go in there, guns blazing.
Eline silah alıp oraya gidemezsin.
Guns blazing, have a little fun?
silahları patlatıp, biraz eğlenmeye?
It's not suppose to be, about guns blazing, anything like that, you're missing the point.
Silahları patlatmakla alakası yok, öyle değil, ana fikri anlamamışsın.
As soon as the Guv found oil on the rag stuffed in Charley's mouth, he went at Graham with both guns blazing.
Şef Charley'in ağzına tıkılan paçavrada yağ bulur bulmaz Graham'ın üzerine gitti.
If going in guns blazing will blow your cover, sometimes you've got to get creative.
eğer gidiş, silah alevinin gizliliğinizi bozacağını düşünüyorsanız, bazen yaratıcı olmanız gerekir.
If we go in guns blazing, they'll kill the evidence and run.
İçeri girince ortalık alevlenirse, kanıtı öldürüp kaçarlar.
General, if we go in guns blazing, Chuck's cover will be blown.
General, eğer silahla çatışarak girersek Chuck'ın kimliği açığa çıkar.
If we're going out, we're going out together, guns blazing.
Şimdi bu işi yapacaksak hep birlikte yapacağız. Silahları kuşanın.
Coming up the hills, guns blazing.
Büyük bir güçle zirveye yerleşeceğim.
So why did he come out guns blazing?
O halde neden silahını ateşleyerek dışarı çıktı?
We discover janus'super-secret lab, and less than24 hours later, a bunch of aliens show up, all guns blazing?
Janus'ın süper gizli laboratuvarını keşfediyoruz ve 24 saatten daha az bir süre sonra, bir grup uzaylı geliyor, tüm silahlar ateşleniyor?
Then these punk kids show up with guns blazing.
Arkasından silahlı punklar ortaya çıktı.
If it's what Todd says it is, you can come in guns blazing.
Eğer Todd'un söylediği şeyse, tüm gücünüzle saldırabilirsiniz.
I mean, we're not going in there all guns blazing, are we?
İçeriye silah zoruyla girmeyeceğiz, değil mi?
Guy next to the driver had a shotgun and a rifle and two guys in the back blazing at them with machine guns.
Şoförün yanındaki adamda hem çifteli hemde tüfek vardı arkadaki iki herifte otomatik makineler.
Which is why I don't want you in with guns a-blazing.
Ben de bu yüzden senin ateş hattında olmanı istemiyorum.
" Blazing Guns of the West.
" Batı'nın parlayan silahları.
This year's spring musical is a story, burning passion and blazing Tommy guns.
Bu sene ilkbahar müzikali alevli tutkular ve tabancalar hakkında.
If it's a trap, we give the signal, you guys come in, guns a-blazing.
Eğer bir tuzaksa, size işaret vereceğiz, siz de silahlarla dalacaksınız.
Then we charge in, guns a-blazing.
Öyleyse biz içeri gireriz, silahlarla.
guns a'blazing should come out of this riddled with bullets themselves.
Buraya gelen herkes silahların ateşiyle yanacak mermileriyle delik deşik olacaklar.
You can't just barge in, guns a blazing.
Öyle hemen konuya giremezsin.
By all accounts he's solely responsible for a guns-blazing Congressional lobbying campaign that allowed Intrepus to dig into some of their more controversial R and D.
Dediğine göre, kongrede güçlü lobi faaliyetleri düzenleyerek Intrepus'un bazı aykırı ar-ge işleri yapmasına olanak sağlamış.
Just tell them you've hired me, and I'll go in there six-guns a-blazing.
Onlara, beni tuttuğunu söyle, ben de oraya bir silahşör gibi girivereyim.
I can play it safe, pick them off from back here, or I can rush into the breach, guns a-blazing. Make a run right at the cortex, and bombs away.
Geri planda kalıp onları üstüme çekebilirim ya da üslerine doğru saldırıya geçerek kortekse doğru bir hamleyle işi bitiririm.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]