English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / Inglês → Turco / [ I ] / It's a trap

It's a trap tradutor Turco

1,249 parallel translation
It's a trap.
Bir tuzak olmalı.
It's a trap.
Tuzak.
- And it's not a trap, right?
- Bu bir tuzak değil, değil mi?
Well, it's a trap.
Bu bir tuzak.
You know it's a trap.
Tuzak olduğunu biliyorsun.
It's a trap, just stay away, don't look for me.
Bu bir tuzak, beni aramaya kalkışmayın, olduğunuz yerde kalın.
- Yeah, we know, it's a trap.
Bakın, tüm olanları yanlış... -... anladınız. - Evet biliyoruz, bu bir tuzak.
Phoebe, it's a trap for demons, you do the math.
Phoebe, bu iblisler için bir tuzak bunu hesaba katmalısın.
- It's a trap.
- Bir tuzak.
It's a trap.
Bir tuzak.
It's a trap.
Bu, bir tuzak.
It's a trap.
Bu bir tuzak.
It's a trap!
Bu bir tuzak!
It's a trap.
- Bu bir tuzak.
It's only a grease trap. It's just like a sink.
Tıpkı bir su kaldıracı gibi.
It's only a grease trap. It's just like a sink!
Tıpkı bir su kaldıracı gibi.
She's right, Leo, it's a trap.
Haklı, Leo, bu bir tuzak.
- It's a trap.
- Bu bir tuzak.
What if it's a trap?
Peki ya tuzaksa?
It's a trap!
Bu bir tuzak.
- It's a fucking speed trap.
Ne dedim sana? - Saklanıyordu.
Oh, my God. It's a trap.
Aman Tanrım, bu bir tuzak!
It's all just a trap, man.
Hepsi bir tuzak adamım.
It's a trap, we won't last long!
Bu bir tuzak, fazla dayanamayacağız!
Most Tunicates are filter feeders but this one, uniquely, has become a predator and it's greatly enlarged siphon has been converted into a trap.
Gömleklilerin çoğu süzücüdür ama bu bir yırtıcı hayvan haline gelmiş ve fazlasıyla genişlemiş olan sifonu bir tuzağa dönüşmüştür.
- Pluto, it's a trap!
- Pluto, bu bir tuzak!
It's a trap, A wish only she can grant.
Bu bir tuzak, sadece onun gerçekleştirebileceği bir dilek.
It's a trap. Don't you see?
Bu bir tuzak görmüyor musun?
It's a death-trap.
Bu bir ölüm tuzağı.
In truth, it was a trap.
Gerçekte bu bir tuzakmış.
In truth, it was a trap.
Meğer tuzakmış.
Because it's a trap.
Çünkü bu bir tuzak.
It's a trap.
Bu bir tuzak!
Maybe it's a trap?
Belki de bu bir tuzaktır.
- Because it's a death trap.
- Çünkü ölümüne sebep olur.
It's a trap is why!
Çünkü bu bir tuzak!
Homer, it's a trap.
Homer bu bir tuzak!
But knowing there's a trap is the first step in evading it.
Fakat orda bir kuşatma olduğunu bil - mek de ondan kaçınmanın ilk adımıdır.
Yes, but knowing there's a trap is the first step in evading it.
Evet, içinde bir tuzak olduğunu bilmek kaçınmanın ilk adımıydı.
But knowing there's a trap is the first step in evading it.
Fakat orda bir kuşatma olduğunu bilmek de ondan kaçınmanın ilk adımıdır.
- It's a bear trap.
Bir ayı tuzağı!
And it's leadin'us right into a trap.
Ve bizi tuzağa doğru çekiyor.
What if it's a trap?
Ya tuzaksa?
It's a trap!
Tuzakmış işte!
It's a pun... a God-awful one, but that's our in. Classic honey trap.
Scamp, önde gelen bir kozmetik firması için yaptığım araştırmada önemli bir şekilde yer aldı.
At best, it's a dead end. At worst, it's a trap.
En iyi ihtimalle, değersiz bir bilgi, en kötü ihtimalle tuzak.
I still think it's a trap, my lordship.
Hala bir tuzak olduğunu düşünüyorum, Lordum.
See, it's only a whole lot like entrapment... if there's actually a trap.
Sadece yakalayabilecek birşey varsa tuzak olur.
- Lends weight to the "it's a trap" theory.
- "Bu bir tuzak." teorisini destekliyor gibi.
If it's a trap, we give the signal, you guys come in, guns a-blazing.
Eğer bir tuzaksa, size işaret vereceğiz, siz de silahlarla dalacaksınız.
It was a trap. lt's not her fault.
Bu bir tuzaktı. Onun suçu değil.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]