English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / Inglês → Turco / [ I ] / It's time to grow up

It's time to grow up tradutor Turco

97 parallel translation
It's time for you to grow up and see the truth.
Büyümenin ve gerçeği görmenin zamanı geldi.
It's not me to grow up, it's you to get smaller each time!
Ben büyümek istemiyorum. Sen sen, Adelina, Gittikce küçülüyorsum.
Sam, it's time for you to grow up and accept responsibility.
Sam artık büyüyüp sorumluluk almanın zamanı geldi.
- I think it's time for them to grow up.
Bence artık büyümeleri gerekiyor bilirsin. İyi fikir.
George, it's time for us to grow up and be men not little boys.
George, büyüyüp erkek olma vaktimiz geldi... -... küçük çocuk olmayı bırakmalıyız.
It's time to grow up.
Şimdi büyüme zamanı.
Well, it's time to grow up.
Artık büyüme zamanı.
It's time to grow up, Luca.
Artık büyümenin zamanı, Luca.
[CLASS GROANS] IT'S TIME TO GROW UP, PEOPLE!
Artık büyüme zamanı millet!
It's time for you to grow up.
Büyü artık.
It's time to grow up...
Büyüme vakti geldi.
It's time for you two fuckers to grow up.
Siz iki salağın büyüme zamanı geldi.
It's time to grow up.
Büyüme vakti.
I think it's time for me to grow up, Lara.
Sanırım büyüme vaktim geldi, Lara.
It's time for me to grow up and start holding myself accountable.
Büyüyüp, sorumluluklarımı kabullenme zamanım geldi.
It's time to grow up, kid.
Büyüme zamanı, evlat.
Perhaps It's time to grow up.
Artık büyüme zamanın geldi.
No, I had to grow up, man. It's time to grow up.
Hayır büyümek zorundaydım dostum.
It's good. It's time to grow up.
Olgunlaşıyorum.
And I will never experience it... because by the time I'm ready to get married... all the men will be taken by women who didn't grow up in my household.
Harika ve ben asla yaşayamayacağım. Çünkü evlenmeye hazır olduğumda tüm erkekler benimle aynı evde büyümemiş kadınlar tarafından kapılmış olacak.
Marshall, it's time for us to grow up.
Marshall, büyüme zamanı.
Maybe it's time for you to grow up and realize that.
Belki senin büyüyüp bunu öğrenme zamanın geldi.
It's time for you to grow up.
Artık büyüme vaktin geldi.
Now it's time for you to grow up.
Aklını başına devşir.
It's time to grow up!
Gelişme zamanı!
It's time for Mr. Addy to grow up.
Mr. Addy'nin büyüme zamanı geldi.
Well, maybe it's time to let your kiddie grow up.
Belki de çocuğunun büyümesine izin vermek zamanıdır.
It's time for us to both grow up and accept our lot in life.
İkimiz için de büyüyüp olanları kabullenme zamanı geldi.
But it's time for you to rise up and to grow up.
Ama kendine gelip büyümeye başlamanın tam zamanı.
It's probably time for us to grow up.
Sanırım ikimizin de büyümesinin zamanı geldi.
Maybe it's possible, after all this time, for your old man to grow the fuck up already.
Belki de mümkündür. Onca zamandan sonra,.. ... yaşlı adam gerçekten büyümüştür.
It's time to grow up.
Artık büyümenin zamanı geldi.
I guess it's time to let my little girl grow up.
Sanırım artık küçük kızımın büyümesine izin vermeliyim.
It's time to grow up, Bradley.
Artık büyüme zamanı, Bradley.
- Maybe it's time to grow up a little.
- Belki biraz büyüme yaşın gelmiştir.
It's time to grow up, child.
Büyümenin vakti geldi evladım.
I never had time to show Cusí that I became a world champion. "The Boy comes up to me and she's got spark." "Feed a spark so that it becomes a flame and the flame came to grow." " Feeding the fire so that it becomes CENTURY MATCHES There is a possibility Louis.
Ben sadece 19 yildi Cus ve katilmadi Baslik benim tirmanis agirsiklet boks sampiyonu.
It's time for me to grow up.
Benim büyüme zamanım geldi artık.
Listen, it's all very well to moon after a pash, but there comes a time when you have to grow up and find a proper man and get your knickers off!
Tutku dolu hayallere dalmakta bir sakınca yok ama öyle bir zaman gelecek ki, büyüyeceksiniz ve donunuzu indirecek düzgün bir adam bulmanız gerekecek.
That it's time to grow up.
Büyüme zamanımın geldiği.
It's time for me to grow up, do the right thing.
Büyümeli ve doğru şeyi yapmalıyım.
- It's time to grow up.
- Artık büyümesi gerekiyor.
Yeah, but then I realized it's time to grow up And get into a healthy relationship.
Evet ama sonradan fark ettim ki artık büyüme ve... sağlıklı bir ilişki yaşama zamanı geldi.
But it's time for me to grow up and I'm gonna have to ask you to leave my house because I want my husband.
Ama artık büyümem lazım ve senden evimden gitmeni isteyeceğim çünkü kocamı istiyorum.
Because for me, unlike you it's time to grow up
Çünkü senin aksine benim için artık büyüme zamanı.
It's time to grow up.
Büyüme zamanın geldi de geçiyor.
Well, I'm sorry to be the one to break it to you, But it's time you grow the fuck up, cam.
Hayallerini yıkan kişi olduğum için üzgünüm ama artık büyümen gerek, Cam.
It's time to grow the hell up.
Tamam mı? - Tamam.
It's time for you to grow up, baby girl.
Artık büyüme vakti bebeğim.
It's time to grow up, or you're gonna lose the people that care about you the most.
Büyümenin zamanı geldi. Yoksa en çok önem verdiğin insanları kaybedeceksin.
It's time for me to grow up.
Aptallık etmişim Alex. Büyüme vaktim geldi.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]