Lifting weights tradutor Turco
69 parallel translation
I like hanging out, lifting weights ; I am into my body.
Akşamları çıkmayı, ağırlık kaldırmayı severim.
I hurt my back this morning lifting weights.
Bu sabah ağırlık çalışırken incittim.
You been lifting weights with your dang-dang?
Ne kaldırıyorsun sen onunla?
I don't feel like lifting weights today.
Bugün ağırlık kaldıracak gibi hissetmiyorum.
Somebody's got to spot you when you're lifting weights in the yard.
Arka bahçede ağırlık kaldırdığında Muhakkak biri seni farkeder.
In another room, there was this other guy lifting weights.
Başka bir odada diğer bir adam ağırlık kaldırıyordu.
What are you doing lifting weights?
Ağırlık kaldırarak ne yapıyorsun?
Have you been lifting weights?
Sen ağırlık mı çalışıyorsun?
He lifting weights right now.
Spor yapıyor, ağırlık kaldırıyordur.
I got this blinding pain in my stomach when I was lifting weights before.
Biraz önce ağırlık kaldırırken midemdeki bu amansız ağrı baş gösterdi.
Jesus, what have you been lifting weights?
Sen ağırlık mı çalışmaya başladın?
I've been doing a lot of lifting weights.
Epey bir ağırlık kaldırıp duruyorum.
I had been lifting weights... and I just got through doing curls, so I was real tense.
Bir süredir halter kaldırıyordum ve henüz bir kısmını bitirmiştim, o yüzden gerçekten gergindim.
As a result of an improper warm-up while lifting weights Lee severely strains the fourth sacral nerve in his lower back.
Yetersiz bir ısınmadan sonra kaldırdığı ağırlık neticesinde Lee belindeki 4. kuyruk sokumu sinirini kötü bir şekilde zedeler.
- and lifting weights.
- Hoş, değil mi?
Well, lifting weights, pumping the iron, you know, the usual way.
Şey aslında çok basit oldu. Hep alışıla geldiği gibi sigara alış verişiyle diyebilirim.
Not lifting weights so much as losing weight.
Ağırlık çalışmıyorum. Zayıflıyorum
OK, so what can we do that doesn't involve reading books or lifting weights?
Söyle bakalım, kitap okumak ve ağırlık kaldırmak dışında başka ne yapabiliriz?
- Have you been lifting weights, Max?
- Sen ağırlık mı çalışıyorsun, Max?
I got this blinding pain in my stomach when I was lifting weights.
- Ağırlık kaldırırken midemde felaket bir ağrı oldu.
Better than lifting weights.
Ağırlık kaldırmaktan iyidir.
He's over here lifting weights.
O burada ağırlık kaldırıyor.
- I'm reading, I'm lifting weights.
- Okuyorum, ağırlık çalışıyorum.
You're lifting weights.
Ağırlık kaldırıyorsun.
Laughing, sneezing, coughing, lifting weights and running are all really bad for broken ribs.
Gülmek, hapşırmak, öksürmek ağırlık kaldırmak ve koşmak kaburga kemiği kırıklarına çok kötü gelir.
You know, get your body used to the idea of coming to a gym, working out, lifting weights
Biliyorsun, spor salonuna gelmenin amacı çalışmak, ağırlık kaldırmaktır.
That's why you've been lifting weights and jogging.
Demek bu yüzden ağırlık çalışıp koşuyordun.
Since I've started lifting weights I've lost two pounds,
Agirlik çalismaya basladigimdan beri bir kilo kadar verdim.
Why do we care If he's lifting weights And out in the sun?
Ağırlık kaldırmasından ve güneşlenmesinden bize ne?
Inflamed sweat gland from lifting weights.
Ağırlık kaldırmaktan bozulan ter bezidir.
- You been lifting weights? - No. No, I don't...
Evet seni affediyorum, yeter ki o aptal silüetten kurtulduğuna emin ol.
Lifting weights?
Ya da halter kaldırmayı?
Man, there's nothing like just working out and lifting weights and building your muscles around some other men who are not gay.
Bak dostum, homoseksüel olmayan adamların arasında ağırlık çalışıp kas yapmak gibisi yok.
Lots of rugged men lifting weights, glowering at each other?
Bir yığın haşin çocuk, ağırlık kaldırıp birbirlerine öfkeyle bakıyor mu?
I need to be your backup. Otherwise I'm gonna spend the entire offseason lifting weights and running.
Yoksa tüm sezon arasını bir şeyler kaldırıp koşmakla geçireceğim.
Some people relieve stress by lifting weights, others run.
Bazıları streslerini ağırlık kaldırarak atar, kimiyse koşar.
He was lifting weights in the yard.
Bahçede ağırlık kaldırıyordu.
- Hey, babe. - Hey, have you been lifting weights?
- naber bebek - ağırlık mı çalışıyorsun sen?
And I've been lifting weights.
Ve ağırlık kaldırıyorum.
And when I got there, him and his buddy were lifting weights in their boxers.
Oraya gittiğimde, o ve arkadaşı boxerlarında ağırlık kaldırıyorlardı.
Every time I gather up the courage to ask you out on a date, we end up lifting weights at the gym or at a protein seminar.
Ne zaman cesaretimi toplayıp, sana çıkma teklif etsem, ya spor salonunda ağırlık kaldırırken ya da protein seminerinde bulduk kendimizi.
And a skinny guy lifting weights at the beach.
Ve bir de plajda ağırlık kaldıran sıska adam..
Bro, you've been lifting those weights, huh?
O ağırlıklardan mı kaldırıyorsun, koçum?
I say, Phineas, great day to be doing squat thrusts and lifting our huge triangular iron weights.
Phineas, bu dev üçgen ağırlıklarla oturup... kalkmak için harika bir gün!
You been lifting a little weights?
Ağırlık falan mı çalışıyorsun?
When are we gonna start lifting'weights?
Sakin ol.
Try lifting some weights.
Biraz ağırlık kaldırmayı denesen.
You've been lifting'weights.
Ağırlık mı çalışıyordun?
The thought of my man in prison, lifting rusty weights all day getting hard, fighting for his life in the shower all soaped up and shiny...
Hayatımın aşkının hapiste paslı ağırlıkları kaldırmasını kas yapmasını, banyoda hayatı için savaşırken sabunlanıp temizlenmesini düşüneceğim.
Then how about lifting some weights?
Peki biraz ağırlık çalışsam nasıl olur?
Better start lifting some weights, put some meat on your bones.
Ağırlık kaldırmaya başlasan iyi olur, kemiklerine biraz et ekle.