May we meet again tradutor Turco
110 parallel translation
May we meet again as Italians!
Belki yine İtalyanlar olarak bir araya geliriz!
May we meet again.
Belki yine karsilasiriz.
May we meet again.
Tekrar kavuşalım.
May we meet again in happier times.
Umarım daha güzel günlerde yeniden buluşuruz.
May we meet again.
Umarım bir daha karşılaşırız.
May we meet again.
Tekrar tanışabilirmiyiz. Yuya!
May we meet again.
Kavuşalım.
May we meet again someday in Valhalla, Sturmführer.
Bir gün Valhalla'da bir kez daha karşılaşır mıyız, Sturmführer.
We may meet again, sooner than you think.
Yeniden karşılaşabiliriz, düşündüğünden daha da erken.
- I hope, sir, that we may meet again.
- Umarım yine görüşürüz efendim.
- l trust that we may meet again very soon.
- Umarım yakında yine görüşürüz.
We may never, never meet again
Bir daha asla, asla buluşamasak da
We may never meet again.
Bu seninle son görüşmemiz.
When I have brought your country to its knees, it is possible we may meet again.
Ülkenizi dizleri üzerine çökerttiğim zaman tekrar görüşeceğimizi sanıyorum.
We may not meet again.
Bir daha karşılaşamayabiliriz.
We may never meet again.
Bir daha hiç buluşamayabiliriz.
We may even meet again somewhere.
Bir yerlerde belki yine buluşabiliriz.
I don't know you, and we may never meet again, so all the more reason to be frank.
Kimsiniz bilmiyorum, sizi belki bir daha asla göremeyeceğim. Ama sizinle açık açık konuşayım.
We may meet yet again.
Belki yine karşılaşabiliriz.
Farewell, may we will never meet again.
Elveda, Elveda... Umarım bir daha hiç karşılaşmayız.
We may meet again someday. Who knows?
Belki yarın gündüz görüşürüz yeniden, kim bilir?
Tomorrow we send him out with confidence into the world again as decent a lad as you would meet on a May morning.
Yarın onu güvenle dışarı salıvereceğiz bir mayıs sabahında karşılaşabileceğiniz sıradan bir delikanlı gibi.
So that we may meet again, in heaven where Bullingdon said quarrelsome people will never go.
Böylece hepimiz cennette yeniden buluşabiliriz. Çünkü Bullingdon oraya kavgacıların asla gidemeyeceğini söyledi.
... so I may study it when we meet again and point out your missed steps.
Bir dahaki buluşmamızda, neler kaçırmışım görebileyim.
We may meet in another life but not again in this one.
Başka bir hayatta karşılaşabiliriz ama bu hayatta bir daha karşılaşmayacağız.
Me and the lads realize that, sir, but, well, we may never meet again, so- -
Bunun farkındayız komutanım, ama bir daha asla görüşemeyebiliriz...
From now on May we never meet again!
Bundan sonra... bir daha hiç görüşmeyelim!
We may meet again in the next war.
Gelecek savaşta yeniden karşılaşırız artık.
May we never meet again.
Bir daha hic karsilasmayabiliriz.
However much we may have differed with him or with each other about him and his value as a man let his going from us serve only to bring us together now consigning these mortal remains to earth the common mother of all secure in the knowledge that what we place in the ground is no more now a man but a seed which after the winter of our discontent will come forth again to meet us.
Daha ne kadar ondan farklı düşünebiliriz insan olarak değerini görmezlikten gelebiliriz. Bizden ayrılırken tek amacı bizi bir araya getirmekti. Bu fani kalıntıları toprağa verirken yere ektiğimiz bu şeyin bir insan değil bir tohum olduğunu biliyoruz.
We may never meet again, Mrs. Benn.
Bir daha karşılaşmayabiliriz.
We may never meet again
Bir daha görüşemeyebilirdik
And at the year's end, We'll all meet again T o sing, if we may, another Happy Birthday
# Bu yaşın sonunda da, yine bu şarkıyı söyleyebilmek için... # #... hepimiz tekrardan bir araya gelelim. #
And until we meet again, may God hold you in the hollow of his hand.
Belki Tanrı seni avuçlarının arasında tutar.
Quest as you may but we will meet again when I see fit in a time and place of my choosing.
Ama, ben uygun gördüğümde tekrar görüşeceğiz. Benim seçtiğim yerde ve zamanda.
If we ever meet again, which I doubt, I may tell you my story, but not today.
Bir daha karşılaşırsak, ki bundan kuşkuluyum,... size hikayemi anlatırım ama bugün olmaz.
Farewell, for we may never meet again.
Elveda, belki bir daha görüşemeyebiliriz.
It may be years before we meet again.
Tekrar karşılaşana kadar yıllar geçebilir.
We may not meet again.
Bir daha görüşemeyebiliriz.
Mr. Jackson... since we may never meet again... perhaps you would allow me to put to you something of a personal nature.
Bay Jackson... belki bir daha görüşemeyebiliriz... o yüzden size bir şey söylememe izin verin.
May we all meet again... in health... in another year.
Tekrar buluşma umuduyla... Sağlıkta. Yeni bir yılda.
We may meet again...
Kim bilir?
We may meet again yet...
"Kim bilir? Belki tekrar karşılaşırız."
You will leave, and we may never meet again.
Gideceksin, ve belki de tekrar asla görüşemeyeceğiz.
Heck, I may not have to see her again until we meet in hell.
Bu nasıl şaka olmaz?
"My dearest Marian. " I fear we may not meet again... " in this life.
" Benim sevgili Marian'ım korkarım ki bu hayatta bir daha buluşamayabiliriz.
"My dearest Marian. " I fear we may not meet again...
"Sevgili Marian'ım korkarım ki bu hayatta bir daha buluşamayabiliriz."
Raki, I imagine we may meet again.
Raki, tekrar karşılaşacağımıza eminim.
May the good Lord smile on you... ... until we meet again.
Tanrı yüzünüze gülsün tekrar karşılasana kadar.
I suppose we may never meet again.
Bir daha karşılaşamayabiliriz.
"May we meet and never part again"
"Yeniden buluşup bir daha hiç ayrılmayalım"