English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / Inglês → Turco / [ N ] / Nests

Nests tradutor Turco

334 parallel translation
From joints, underground nests, caves and tumbledown houses there were gathered that night more than a thousand homeless children, crippled by the street.
Yeraltı yuvalarından, mağaralar ve yıkık evlerden, o gece orada toplanan binden fazla kimsesiz ve sakat çocuklar,
In the winter forest the birds do freeze their nests like graves amid snowy trees
Kış soğuğunda orman, kuşlar titriyor Yuvaları, donmuş nehrin tepesinde bir mezar oluyor
But, hornets'nests grow on trees, sir.
Ama eşekarısı yuvaları ağaçlarda olur efendim.
We gotta wipe out those nests.
Şu yuvayı halletmek zorundayız.
The bees of his songs made their nests in the heart of humanity.
Şarkılarının arıları, insanlığın kalbinde yuvalarını yaptılar.
Doctor, are you telling us there'll be other nests?
Doktor, bize başka yuvaların da olacağını mı söylüyorsunuz?
We can surmise that one of the queens, possibly both of them can create nests in this general area.
Kraliçelerden birinin, belki de ikisinin birden... bu bölgede yuva yapabileceği sonucunu çıkarabiliriz.
What's the use of dreaming of birds and nests lf the bird flies away and abandons the nest lf the pigeon dies so does his mate
Kuşları ve yuvayı hayal etmenin ne anlamı var Kuş uçup gider ve yuvayı terk ederse Güvercin ölürse, eşi de ölür
What's the use of dreaming of birds and nests
Kuşları ve yuvayı hayal etmenin ne anlamı var
Hen's nests gettin'robbed.
Tavukların kümesleri soyuluyor.
Monstrous bird that nests on the peaks of Colossa.
Colossa tepelerinde yuva yapan, kocaman kuşlar.
She used to say "Little nests for little people."
"Küçük insanlar için küçük yuvalar" derdi hep.
there must be nests of rats.
O zaman burası farelerle kaynıyordur.
With a heavily defended roadblock and machine gun nests on both sides.
İki tarafta barikat ve makineli tüfek telleri de var.
I used to steal their nests.
Eskiden yuvalarını çalardım.
Their nests are so bare
Yuvaları çok çıplak
" that Dale has been destroyed by Slag, and that he nests on the treasure in the carved halls on the Lonely Mountain, just as it is written in the great book.
"demek, yüce kitapta yazdığı gibi, " Slag, Dale kentini yok etti ve Yalnız Dağ'ın kıvrımlı salonlarındaki hazinede yuvalandı.
But who eats nests of swallows?
Ne o yoksa kırlangıç yavrularını mı kesip yemeye başladınız?
Yes, I used birds'nests, moss, and oak leaves around the outside.
Kuş yuvası, yosun ve meşe yapraklarıyla kapladım.
Why don't you try birds'nests, like I've done?
Kuş yuvası deneyebilirsiniz.
In their little nests in the backyard, my little rabbits are so sweet.
Arka bahçedeki küçük yuvalarında minicik tavşanlarım çok sevimliydiler.
Birds left their nests, dogs were howling
Kuşlar yuvaları terk etti, köpekler havladı.
In last year's nests... there are no birds this year.
Geçen yılki yuvalarda bu yıl kuş yok.
In last year's nests, there are no birds this year.
Geçen yılki yuvalarda, bu yıl kuş yok.
Giant birds of prey built nests on the summit of Ship Rock.
Dev yırtıcı kuşlar kayanın zirvesine yuva yapmışlardı.
someone who saw the constant agitation of the honeycomb, the mysterious, frantic commotion of the nurse bees over the nests, the bustling bridges and stairways of wax, the invading spirals...
Panellerin sabit sallanmasını gören kimse... yuvalarının üstündeki erkek arıların anlaşılmaz ve delirtici, aralıksız vızıltısı... balmumundan yapılmış köprüleri ve merdivenleri kraliçenin saldıran...
Some nests are more than 1 00 years old, and the little tenants are continually building on, remodeling and repairing.
Bazı yuvaların yaşı 100'den fazladır, ve bu minik kiracılar onu sürekli genişletirler, tadilat yaparlar, onarırlar.
Magpies steal shiny objects so they can find their nests, but...
Saksağanlar parlak objeleri yuvalarını bulabilmek için çalarlar, ama...
Those aren't nests but cocoons.
Onlar yuva değil koza.
We'll have to get the wasps in their nests, and they don't go home till after dark.
Eşek-arılarını yuvalarında yakalamak zorundayız... ve gece çökene dek evlerine dönmezler.
I lost it neither there where the eagle nests, nor where the miner probes in hidden veins for ore.
Fakat ben kalbimi ne kartalların yuva yaptığı yere ne de madencilerin gizli cevher damarını bulmak için derince kazdığı yere kaptırdım.
Where are the birds when the nests are empty?
Yuvaları boşken kuşlar nerede oluyor?
More nests of conspirators and saboteurs have been uncovered... and further arrests are expected shortly.
Komplocuların ve sabotajcıların birçok yuvası ortaya çıkarıIdı ve kısa zaman içinde tutuklamaların başlaması bekleniyor.
He charged two machine gun nests by himself.
Tek başına iki makineli yuvasına saldırdı.
... stars will shine, birds will fly to their nests... and wild animals will run to their burrows, believing night has fallen... not suspecting that the sun will soon shine... thus confusing these poor beasts enslaved by their instinct.
... yıldızlar parlayacak, kuşlar yuvalarına uçacak... vahşi hayvanlar gece olduğunu sanıp, güneşin tekrar doğacağından şüphe etmeyerek inlerine çekilecekler. Bu zavallı hayvanların muhakemeden yoksun sadece içgüdülerinin esiri olması ne kadar düşündürücü.
He's got friends and birds'nests to look after...
Arkadaşları ve ilgilendiği kuş yuvaları var.
- How big are these night nests?
- Gece yuvaları ne büyüklükte?
Night nests, Sembagare.
Gece yuvaları, Sembagare.
George Schaller's book says we count the gorillas'night nests to get the census.
George Schaller'ın kitabında goril adedini bulmak için gece yuvalarını... -... saymamız gerektiği yazıyor.
This time, I suggest you follow Schaller and try counting night nests as a guide to how many there might be.
Bu kez, Schaller'ın yolunu izleyip sayıyı bulmak için gece yuvalarını saymayı denemenizi öneriyorum.
The scorpions will make nests in your shoes if you leave them there.
Eğer ayakkabılarını orada bırakırsan akrepler yuva yapar.
They kick out the Irish to build yuppie nests.
Gelenler İrlandalı'ları buradan atıp, burayı serseri yuvasına çevirdiler.
You have an infestation Rodents, perhaps even nests.
Farelerin bir istila olabilir, hatta bir yuvadan bile bahsedebiliriz.
Here, Adelie penguins build nests of stones.
Adelie penguenlerini kuluçka yeri hazırlarken görüyorsunuz.
Anyway, they continued circling me to distract me from their nests.
Her neyse, etrafımı kuşatıp yuvalarından dikkatimi dağıtmaya devam ettiler.
I was looking for birds'nests.
Kuş yuvalarını arıyordum.
" The astonished team dogs had burst out of their nests,
"Şaşırmış takım köpekleri onlar yuvalarından dışarı fırladı".
The cranes have built brooding nests around the entire circumference of the lake, and have hatched chicks there.
Göl civarına kuluçka için yuva yapmışlar ve yavrulamışlar.
Lost in a psychedelic trance, Delores, queen of the whooping crane rustlers, wandered among the nests of those great birds who would rather go extinct than change their lives to suit the ways of men.
Gördüğü hayaller içinde kaybolan Delores, turna hırsızlarının kraliçesi erkeklerin dünyasına uymaktansa... soyunu kurutmayı seçecek bu kuşların yuvaları arasında dolaşıyordu.
To the left and the right of the stage are the machine gun nests, belt-fed M-60 Brownings.
Sahnenin solunda ve sağında makinalı tüfek yerleri bulunuyor, M-60 Brownings.
Someone to whom I recently showed my glass beehive, with its movement like the main cogwheel of a clock, someone who saw the constant agitation of the honeycomb, the mysterious, frantic commotion of the nurse bees over the nests,
Camdan kovanımı kime göstersem, tekerleğin dönüşü sanki saatin ana çarkı gibi oluyor.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]