English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / Inglês → Turco / [ T ] / Thursdays

Thursdays tradutor Turco

443 parallel translation
Monsieur Gattard will continue with second and third form French on Thursdays which will replace Dr. Spitzer's science section moved up to Friday afternoon.
GREEN HlLL OKULU Mösyö Gattard perşembeleri... Doktor Spitzer'ın cuma öğleden sonraya alınan... fen dersleri yerine, ikinci ve üçüncü sınıflara...
You may start over here, my good man, and you may have Thursdays off.
Şuradan başla evladım, perşembeleri izinlisin.
We always remember the Thursdays, but the others are forgotten.
Her zaman Thursdayler'i hatırlar, diğerlerini unuturuz. Yanılıyorsun.
Regular trash days are Tuesdays, Thursdays, and Saturdays.
Çöp bırakma günleri, Salı, Perşembe ve Cumartesidir.
Happy Thursdays, threw herself into the Isère River Friday afternoon... after having placed her schoolbag on the bank.
Mutlu Perşembeler'de başrol oynayan 12.5 yaşındaki Madeleine Reineri, okul çantasını kıyıya bıraktıktan sonra kendini Isére Nehri'ne attı. "
Twelve-and-a-half-year-old Madeleine Reineri, who under the stage name "Pirouette" starred in the Alpes-Grenoble... radio program, Happy Thursdays, threw herself into the Isère River.
Sahne adı "Piruet" olan ve bir Alpes – Grenoble radyo programı olan Mutlu Perşembeler'de başrol oynayan 12.5 yaşındaki Madeleine Reineri, kendini Isére Nehri'ne attı.
Thursdays, I like to see a smile.
Perşembeleri tebessüm görmek isterim.
They usually arrived on Thursdays.
Mektuplar genellikle perşembeleri geliyordu.
You used to go to the dog-racing, Mondays and Thursdays.
Pazartesi ve perşembe günleri köpek yarışına gidiyordun.
- Thursdays I do chores at the still house.
- Perşembe günleri çalışmıyorum, evden geliyorum.
Fish Tuesdays, Thursdays, and Saturdays.
Salı, Perşembe ve Cumartesi balık.
But not on Thursdays.
Fakat Perşembe günleri böyle değildi.
He never expected me on Thursdays.
Perşembeleri asla beni beklemezdi.
The bank stays open Thursdays till 6 : 00.
Banka perşembe 6'ya kadar açık oluyor.
On Thursdays they always serve me in the small salon.
Perşembe geceleri, bana hep küçük salonda servis yaparlar.
You see, on Thursdays I'm sort of lost around here.
Görüyorsun, Perşembeleri kayboluyorum.
- What's on Thursdays?
- Perşembeleri ne var ki?
Will it be convenient for you to supervise an after-school play hour on Thursdays, from 3 to 4 : 30?
Perşembe öğleden sonraları 3 ile 4.30 arası, okul sonrası oyun saati için... -... gözetmenlik yapabilir misiniz?
Got nothing else to do on Tuesdays and Thursdays.
Salı ve perşembe günleri yapacak başka işim yok.
Come to the institute Sundays or Thursdays.
Pazarları ya da perşembeleri enstitüye gelin.
And on Thursdays, I have my meeting and lunch.
Perşembeleri, toplantılarım ve yemeğim var.
So, on Mondays and Thursdays, I keep myself busy.
Böylece Pazartesi ve Çarşambaları, kendimi meşgul ediyorum.
Some of the men make their reports on Wednesdays, some on Thursdays.
Bazı adamlar çarşamba günleri, bazıları ise perşembe günleri raporlarını veriyor.
He said, "Yes but only on Thursdays."
Dedi ki, "Evet ama yalnız Perşembeleri."
Thursdays.
- Perşembeleri.
A WEEK OF 4 THURSDAYS
4 PERŞEMBELİ HAFTA
We don't wear socks on Thursdays.
Perşembeleri çorap giymeyiz.
She had a weird religion - only kiss on Thursdays.
Benimkinin garip bir inancı vardı : Sadece perşembeleri öpüşüyordu.
I've made it late school Thursdays, okay?
Perşembe günü dersi geç bitireceğim, olur mu?
Thursdays and Saturdays. "
Thursdays and Saturdays. "
For Thursdays with you you can continue the upkeep.
Perşembeleri seninle olmam karşılığı masrafları ödersin.
The money arrives on Thursdays for the companies to pay their workers on Fridays.
Ben bu işten çok fazla emin değilim arkadaşlar.
- Thursdays? I think so.
Perşembeleri mi?
Mondays and Thursdays.
Pazartesi ve Perşembeleri geliyor.
I don't work Thursdays. "
Persembe günleri çalïsmam. "
Except Tuesdays and Thursdays, when I have to be at the jail infirmary.
Hapishane revirinden çalıştığım günler salı ve perşembe hariç gelebilirsin.
It's always late on Thursdays.
Persembeleri hep gec kalirlar.
I never could get the hang of Thursdays.
Perşembe günleri hep böyle olurum.
Well, Thursdays.
Belki, perşembe olur.
No, I go horseback riding Thursdays.
Hayır olmaz, perşembe günleri ata binerim.
He does not make appointments on Tuesdays and Thursdays any more. Please call in the morning between 8 and 9.
Artık salı ve perşembe günleri dişçiye kabul yapılmıyor.
NASA agreed to limit the number of nuclear tests in Granny's little house to two on Thursdays and one on Saturdays after tea.
NASA, ninenin küçük evinde yaptığı nükleer testlerin sayısını perşembe iki, cumartesi bir kez yemekten sonra olarak sınırlandırdı.
- Tuesdays and Thursdays.
- Salı ve Perşembe günleri.
Mondays, Wednesdays and Thursdays, he works at the Beamis Mill till six.
Haftanın üç günü Beamis Değirmeninde çalışıyor.
Thursdays.
Perşembe.
Thursdays, yeah.
Perşembe, öyle mi?
Frankie Santana, we've met once before, at your service and available for dinner Tuesdays and Thursdays.
Frankie Santana, daha önce bir kez karşılaşmıştık. Hizmetinizdeyim, salı ve perşembeleri akşam yemeği için uygunum.
Thursdays, you should give it water.
Perşembeleri suyunu vermelisiniz.
- I'm free Thursdays and Fridays.
- Ben perşembe ve cuma boşum.
On Thursdays, she does aerobics.
Perşembe günleri aerobik yapıyor.
On Tuesdays and Thursdays I go to college.
Salı ve perşembeleri.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]