English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / Espanhol → Turco / Descansar

Descansar tradutor Turco

8,953 parallel translation
Te dejaremos descansar.
Peki. Bırakalım da dinlen sen.
Lo habían puesto a descansar, pero ahora... puede ser ya demasiado tarde.
Gömülmüştü ama şimdi - Artık çok geç olabilir.
Quizá deberías descansar.
Belki biraz dinlenmen gerek.
Necesita descansar.
Dinlenmeye ihtiyacı var.
No debería dormir, sólo descansar.
Uyuyamıyorsanız istirahat edin.
"En este her... hermoso lugar, el pastor quería descansar y comer su almuerzo."
"Orada çok güzel bir yer varmış. Çoban biraz kestirmek ve öğle yemeğini yemek istemiş"
Busco sólo un último lugar de descanso, algún lugar donde descansar mi cabeza.
Başımı yaslayacağım, son bir dinlenme yeri arıyorum.
- Sasha cree que necesito descansar.
- Sasha tatile ihtiyacım olduğunu söyledi.
Tenemos que descansar un poco.
Biraz dinlenmeliyiz.
Un día más hasta que este coche puede descansar.
Bu arabanın dinlenmesine bir gün kaldı.
Hora de descansar.
Dinlenme zamanı.
No, no. Tienes que descansar.
- Yok, yok, kalanını sen iç.
Con el tiempo vas a tener que descansar.
Önünde sonunda açılmak zorundasın.
Ve a descansar algo.
Biraz dinlen.
Julián, tú ahora tienes que descansar.
Julián, senin artık dinlenmen gerek.
Realmente necesitas descansar.
Gerçekten biraz dinlenmelisin.
Debería descansar.
Dinlenmelisin.
Finalmente, sentí tal cansancio que me senté en un banco en Hyde Park para descansar los pies y... lo siguiente que supe es que había amanecido.
Nihayetinde çok yorulunca ayaklarımı dinlendirmek için... Hyde Park'taki bir banka oturdum... ve bir de baktım sabah olmuş.
No, está bien Ella probablemente debería descansar
Hayır, böylesi daha iyi.
Oh, no, por favor, tengo que descansar solo un minuto.
Hayır, lütfen. Biraz dinlenmem lazım.
Vas a tener que descansar. Los próximos días.
Önümüzdeki birkaç gün boyunca biraz istirahat etmeniz gerekecek.
Descansar un poco antes de la cena.
Yemekten önce biraz dinlenin.
Tener menos horas les permitirá descansar.
Kesilen saatler tesisin kapalı kalması gibi bir şeye sebep olmuş.
Michaela, es hora de descansar.
Michaela, yatma vakti.
Cuando hay una oportunidad de descansar, debe tomarlo.
Dinlenmeye zaman varsa, kullanmalısın.
Quédate aquí y descansar un poco.
Burada biraz bekle.
¿ Hay que dejarlos descansar?
Bırakalım dinlensinler mi?
Ya puedes descansar.
Artık dinlenebilirsin.
Me hace descansar en verdes pastos.
"Beni yemyeşil çayırlarda yatırır."
Creo que necesito un día para ir... a Key West a descansar.
Key West'e gitmek için bir gün lazım. Mola vereceğim.
Descansar en posición reclinada varias semanas podría aliviarlo.
Birkaç hafta arkana yaslanıp dinlenmek biraz rahatlatabilir.
Tú píntate. Yo voy a descansar unos 30-40 minutos. y luego hacemos esto!
Sen boyayı getir, ben 30-40 dakka dinlenecem, ve ondan sonra yapıyoruz bu işi!
Podemos descansar un poco?
Şimdi kısa bir ara verebilir miyiz?
Trata de descansar un poco.
Sen de biraz dinlen, olur mu?
Descansar.
Dinleniyorum.
Tú también deberías descansar un poco.
Sen de biraz dinlenmelisin.
Solo necesita descansar y que volverá la semana que viene para hacer más pruebas.
Dinlenip haftaya birkaç test için hastaneye gitmesi gerekiyormuş.
- Él necesita descansar y tú también.
- Dinlenmeye ihtiyacı var. Senin de.
Ve a descansar.
Biraz uyu.
Ahora ve a descansar.
Artık biraz dinlen.
Debería descansar.
Biraz uyumalısın.
Intenta descansar.
Biraz uyumaya çalış.
Así que subí a descansar un rato.
Biraz uzanmak için yukarı çıktım.
Necesitas descansar.
Dinlenmelisin.
Pensé que te habías ido a casa a descansar.
Hey. Evi dinlenmek için gittiğini sanıyordum.
Pero debéis descansar.
Ancak dinlenmek zorundasınız.
Haz lo que debas hacer, solo déjame descansar.
Yapman gerekeni yap. İzin ver dinleneyim.
Debe descansar.
Dinlenmesi gerek.
Porque BlueBell es el lugar perfecto para relajarse, descansar, revitalizarse, rejuvenecer.
Çünkü BlueBell rahatlamak, gevşemek, kendini tazelemek ve canlanmak için harika bir yer.
Aún me gusta descansar mi cabeza en tus tetas.
Hala kafamı memelerinde dinlendiriyorum.
- ¿ Él puede descansar, Señor Sargento?
- Lütfen, komutanım.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]