Translate.vc / Espanhol → Turco / Egan
Egan tradutor Turco
392 parallel translation
Y usted, señor Bauer, la próxima vez que llame pregunte por Egan, el inspector jefe.
Emekli bir adamla konuşuyorsun. Bir dahaki sefer, Bay Bauer. Bir daha aradığında yalnızca otobüs denetmeni Egan'ı iste.
Cass, tú y Egan sacad el oro del carro, rápido.
Cass, Egan'la arabadan altını alın, çabuk.
Gracias, Egan.
Sağ ol Egan.
Egan, ¿ tú qué crees?
Egan, sen ne düşünüyorsun?
No, Egan.
Yapma Egan.
Alguien tiene que estar con Egan.
Biri Egan'ın yanında olmalı.
Cass, ayúdame con Egan.
Cass, Egan'a yardım et.
- Hoia, egan.
- Selam, Egan.
- Gaby, este es egan.
- Gaby, bu Egan.
- ¡ jau ¡ - ¡ egan ¡
- Hey! - Egan!
- ¿ egan?
- Egan?
Gracias, egan.
Tesekkürler, Egan.
Egan poweii, de inteligencia.
Egan Powell, Istihbarat.
Egan, despliega ei mapa de operaciones.
Egan, üzerinde çalistigimiz deniz haritasini çikar.
Liena ei mensaje de lagrimas y de sangre, egan.
Elinden geleni yap, ise yarayacaksa yalvar, Egan.
Egan, consigueme un jeep con conductor.
Egan, bana soförlü bir jip ayarla.
Asi es, egan.
Bu dogru, Egan.
¿ egan?
Egan?
Egan murio.
Egan öldü.
- ¿ Qué quieres, Egan?
- Ne istiyorsun, Egan?
¿ Qué pasa?
Sorun ne, Egan?
Es un enfrentamiento entre Egan y la ley.
Kısacası Egan ve kanunlar arasında sıkışıp kaldık.
No lo hará porque lo que diga Gorman acabará con Egan.
Vermez çünkü Gorman'ın ifadesi Egan'ın sonu olabilir.
Egan lo sabrá de inmediato y la matará.
Egan anında öğrenir ve kızını öldürür.
Egan me buscará allá donde esté.
Nerede olursam olayım Egan avcı gibi peşimde olacak.
Después de que le cuentes todo al Gran Jurado, Egan estará entre rejas.
Sen jüriye bildiklerini anlattıktan sonra Egan parmaklıkların arkasında olacak.
Egan está desesperado.
Egan çaresiz durumda.
Dan, quiero que hagas lo que dice Egan.
Dan, Egan ne derse yapmanı istiyorum.
Si no quieres quedar con Egan, iré a la policía, ahora.
Egan'la buluşma konusunda mütabık değilsek şimdi polise gidiyorum.
- Egan, te vuelvo a decir...
- Egan, sana söylüyorum...
Te estás deshaciendo de los testigos, ¿ no?
Şimdi de bütün tanıklardan kurtuluyorsun değil mi, Egan?
Y una cosa más, Egan.
Bir küçük şey daha var, Egan.
- ¿ Egan?
- Egan?
Puedo hacerlo llevándole a Egan... un Gorman vivo o muerto.
Canlı yerine ölü Augie Gorman'ı oraya götürürsem sadece Egan'a işinde yardım etmiş olurum.
Adelante, Egan, sácala.
Devam et, Egan. Çıkart onu.
Con Richard Egan.
Yanında Richard Egan vardı.
Uno de mis sementales se aparea con una de las yeguas del Sr. Egan.
Aygırlarımdan biri Bay Egan'ın en iyi kısraklarını döllüyor.
Ted Egan, alcalde de Beverly Hills.
Ted Egan, Beverly Hills belediye başkanı.
De no haber sido por Egan, no sé qué habría pasado.
Egan orada olmasaydı ne olurdu, bilmiyorum.
En cuanto Egan les vio pisó a fondo el acelerador y fue directo hacía ellos.
Egan, onları görür görmez gaza bastı. Direk üstlerine doğru sürdü.
Tuvieron que saltar, ya lo creo.
Neredeyse yoldan çekilmeyeceklerdi. - Aferin, Egan.
- Bien hecho, Egan. - Gracias, señor.
- Teşekkür ederim, efendim.
Por favor, el conductor Egan, monsieur.
Mösyö, şoför Egan...
El señor Egan no vino a dormir anoche.
Dün gece gelmedi.
¿ Es monsieur Egan, paisano suyo, madame Dennison?
Mösyö Egan, arkadaşınız mı olur, Madam Dennison?
Monsieur Egan guarda su agenda en un lugar de lo más conveniente, ¿ eh?
Mösyö Egan, adres defterini çok pratik bir yerde saklıyormuş.
El historial del conductor, Egan y el nombre completo, de soltera, de madame Daniels.
Şoför Egan'ın kayıtları ve eski Bayan Daniels'ın kızlık soyadı. Bayan Daniels mı?
Y en cuanto a Egan, se lo repito, ya nos contó todo lo que tenía que decir.
Ben de bundan bahsediyordum. Egan'ı araştırdık. Artık yeni bir haber sayıImaz.
John Patrick Egan. Nacido en Milltown, Irlanda. En 1901.
John Patrick Egan. 1901 yıIında Milltown, County Clare'de doğmuş.
¡ egan poweii ¡ le voy a presentar ai capitan torrey. Esta es ia señora...
Egan Powell!
Monsieur Egan desaparece.
Aynı şekilde Mösyö Egan da.