Translate.vc / Espanhol → Turco / Romain
Romain tradutor Turco
86 parallel translation
Voltaire, Anatole France, Romain Rolland y Jack London.
Romain Rolland ve Jack London.
¿ Y a Romain, el de los pies grandes?
Koca ayaklı Romain.
A Romain no le gusta que me lleve bien con Said. Lo enferma.
Romain Said'le aynı fikirde olmamızı beğenmez.
¿ Dónde están? - Romain te llevará a casa.
- Romaine seni eve götürür.
Me llamo Romain y cobro 1.000.
İsmim... Romain, ve 1000 papel alırım.
Romain.
Romain!
Romain lo siente mucho, pero tuvo que ir a un almuerzo oficial.
Romain çok özür diliyor, resmi bir yemeğe katılması gerekmiş.
Romain me dijo que eras un poco salvaje.
Romain biraz vahşi olduğunu söyledi.
- Romain Dumas. ¿ Lo conoces?
- Romain Dumas'ı tanır mısın?
¿ Tienes tu lentes, Romain?
Gözlüğün yanında mı Romain?
A Romain no le gusta nada.
Romain hiçbir şeyi beğenmez.
- Romain.
- Romain!
- Hola, Romain.
- Selam Romain.
¿ Hola? - Qué demonios quiso decir Romain cuando habló de suspender a los hiper-excitados
Romaine, aşırı takıntılı öğrencileri elemek derken neyi kastetti?
- Rolland Romain
- Rolland Romain
Romain, permíteme presentarte.
Romain, sizi tanıştırayım.
¿ Romain, me estás escuchando?
Romain, dinliyor musun?
- Romain. ¡ La comida está lista!
- Romain. Yemek hazır!
Romain.
Romain.
Yo solamente lo digo porque sé que a Romain siempre le gustaron los niños.
Bunu söylüyorum, çünkü biliyorum ki Romain her zaman çocukları sevmiştir.
Romain, en unos años estoy segura de que la adopción será posible, sin importar la orientación sexual.
Romain, bir kaç yıl içinde eminim ki cinsel eğilimine bakılmadan evlat edinebilme gerçekleşecek.
¿ Y tú, Romain, qué cuentas?
Ya sen, Romain, ne var ne yok?
No digas eso, Sophie, no hubo ninguna oportunidad de lo contrario estoy segura que Romain habría hecho algo.
Böyle söyleme Sophie, fırsat olmadı. Yoksa eminim ki Romain bir şeyler yapardı.
- Romain, por favor.
- Romain, lütfen.
- Romain, tú también, quieto.
Romain, sen de kes.
- Sabes, Romain...
- Biliyorsun, Romain...
- Sabes, Romain...
- Biliyor musun, Romain...
- Romain.
- Romain.
Es la ley de la naturaleza, Romain.
Doğa kanunu, Romain.
Romain, la habitación está libre.
Romain, evi temizledim.
- ¿ Romain?
- Romain?
Gracias, Romain.
Teşekkürler, Romain.
La señora Dargot, notaria en presencia de Jeannie y Bruno Charron testigos conforme a lo requerido por los artículos 971 y 972 del Código Civil....... designados por el demandante, Señor Romain Brochant, soltero, fotógrafo nacido en París, el 30 de Marzo de 1973 ha recibido el siguiente testamento :
Maitre Dargot, Noter, Jeannie ve Bruno Charron'in huzurunda ve anayasanın 971 ve 972. maddelerinin öngördüğü üzere, onların tanıklıklarında isteyen kişi tarafından, Bay Romain Brochant, bekar, fotoğrafçı. 30 Mart 1973 Paris doğumlu, şu istekte bulunmuştur.
Hola Sr. Shelton, soy yo Matt Romain.
Merhaba Mr. Shelton, Ben Matt Romain.
Matthew Phillip Romain.
Matthew Phillip Romain.
Inspector Bernar... Romain Japlé. La Policía.
Müfettiş Bernar, ben de Romain Japlé.
Está Romain Neuville, de muy buena familia, culto.
Romain Neuville var. Harika bir aile.
Una vez, con Paul y Romain, decidimos esculcarle el cuarto.
Bir keresinde Paul ve Romain'le birlikte onun odasını aramaya karar verdik.
Bueno, según el autor, Romain Gary, que sentía pasión por su madre.
Annesine tutkuyla bağlı olan yazar Romain Gary'ye göre bu böyledir.
Un día, Romain, que ama los juegos, preguntó lo que hasta la fecha había sido lo más hermoso de nuestra vida.
Bir gün, Romain, belli tarz oyunlara bayılır bize göre dünyanın en güzel şeyin ne olduğunu sordu.
Sí, ya sé lo que vas a decir. Yo no soy Romain Gary.
Tamam, ne düşündüğünü biliyorum, ben Romain Gary değilim.
Romain, ¿ qué te he dicho?
Romain sana ne demiştim?
¡ Ven, Romain!
Gel Romain.
- Me preocupa ver a Robert con Romain.
Robert'i Romain'in yanında görmek hoşuma gitmiyor. Neden ki?
- ¡ Ven aquí, Romain!
- Buraya gel Romain!
¡ Cuidado con Romain!
Romain için!
Romain la ha empujado.
Romain itmiş.
- ¡ Pero Romain!
- Romain!
¡ Romain! ¡ Vamos!
Romain!
Romain, ¿ qué estás haciendo?
Romain, Sen ne yapıyorsun?
Romain...
Romain...