English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / Espanhol → Turco / Zek

Zek tradutor Turco

101 parallel translation
Querida señora, será un placer seguirla con un lápiz.
Sevgili hanımefendi, bir kalem alıp, peşinizden gitmekten zek duyarım.
Es la frecuencia subespacial del Gran Nagus Zek.
Yüce Nagus Zek'in kişisel altuzay frekansı.
En otras palabras, Zek si llevas a cabo esas negociaciones aquí y embaucas a los dosi no dejaré que vuelvas a poner pie en esta estación.
Başka bir deyişle Zek, ister Yüce Nagus ol ister olma,... burada bu görüşmeyi yapmanıza izin verirsek ve Dosi'leri aldattığınızı anlarsak bir daha bu istasyona adım atamazsınız.
Con Quark como negociador, Zek debería estar nervioso.
Gergin olması gereken Zek çünkü Quark baş müzakereci.
Esto es una pérdida de tiempo.
Bu zaman kaybı. Zek'in kendisiyle konuşmalıydık.
Deberíamos discutir esto con Zek.
Ben Zek'le konuştuğumuzu sanıyordum.
¿ Insinúas que Zek es demasiado importante para hablar con nosotros?
Zek'in bizimle pazarlık etmeyecek kadar çok önemli birisi olduğunu mu ima ediyorsun? Asla bu tür bir şey ima etmek istemedik.
Si te matamos Zek va a tener que hablar con nosotros.
İstemediniz çünkü sizi öldürürsek Zek bizimle konuşmak zorunda kalır.
¿ Pensará Zek que con esto va a conseguir algo?
Zek gerçekten bir şey elde edebileceğini mi sandı?
Otro Ferengi habría dejado que Zek lo dejara por los suelos.
Diğer Ferengiler Zek'in onu acımasızca eleştirmesine izin verirdi.
"La mejor oportunidad de la historia ferengi".
Zek buna, Ferengi tarihinin en karlı fırsatı demişti.
A Zek no le importaba el tulaberry.
Fakat tula çileğini kastetmemişti.
Debes decírselo a Zek tú mismo.
Zek'e senin söylemen gerektiğini düşündüm.
- Nadie va a decirle nada a Zek.
Kimse Zek'e bir şey söylemeyecek. Anladın mı? - Fakat o bir kadın.
Si Zek se entera de que una hembra me ha engañado, será mi ruina.
Zek bir kadın tarafından oyuna getirildiğimi öğrenirse mahvolurum. Bir daha bana asla güvenmez.
Tardaste en comprender, ¿ eh? - Busco a Quark. - Lo acabas de encontrar.
Ben Krax ve bu babam, Yüce Nagus Zek.
Pero, por favor, llámame Zek.
- Ben Gral, senin yeni en iyi arkadaşınım.
Eres mi socio más cercano, mi amigo, mi hermano.
Devam et. Zek?
¿ Seguro que todos los socios de Zek estaban en el funeral?
Yüce Nagus yabancılardan yardım dilenmez.
Me resulta muy exraño que Maihar'du no estuviera en el funeral de Zek.
Üstelik, Gral ve Krax bomba patladığında cenaze törenindeydiler, bu da ikisinin de bombayı ayarlamadıkları anlamına gelir.
Me distraje con unas cosas.
- Peki ya Zek'in uşağını? - Maihar'duyu mu kastediyorsun?
¿ Privado? Tengo que irme.
Maihar'du için Zek'in cenaze töreninde gözükmemesi gerçekten çok garip.
Que estoy dispuesto a compartir contigo... ¿ al 50 %?
Söylesene bana, Nava, Zek onun halefi olduğumu açıkladığı zaman, memnun oldun mu?
Zek nunca mencionó que hubiera viajado al cuadrante Gamma, ni que hubiera iniciado negociaciones en uno de sus mundos.
"Üçüncü uydu, " onda... "
Crearemos un imperio que no se imaginaría ni el Gran Nagus y yo lo controlaré todo.
Yüce Nagus Zek'in en çılgın düşlerinden bile daha büyük bir ekonomik imparatorluk kuracağız ve ben hepsini kontrol edeceğim.
- El Gran Nagus Zek.
- Yüce Nagus Zek.
¿ Qué quiere Zek de mí?
Zek benden ne istiyor?
Yo le caigo bien a Zek.
Zek beni sever.
Seremos los primeros ferengi en aprovecharnos de esa sabiduría.
Zek'in bilgeliğinden ilk faydalanan Ferengiler biz olacağız demek.
Tú y yo estaremos allí cuando Zek anuncie personalmente las "Nuevas Reglas de Adquisición" en la Gran Escalinata del Mercado Sagrado.
Zek, Kutsal Pazar Yüce Girişimi üzerine yeni Kazanç Kurallarını açıklarken biz de orada olacağız. "
El comportamiento de Zek, las nuevas Reglas la Asociación Benéfica Ferengi... todo.
Zek'in davranışlarını, yeni Kuralları,... Ferengi Yardımseverler Derneğini, her şeyi.
Quizá Zek solo les dé la caja.
- Belki de Zek onlara sadece kutuyu verecek.
Zek ha dicho que las Nuevas Reglas eran un regalo.
Zek yeni kuralların bir hediye olduğunu söyledi.
Un regalo de Zek a los ferengi.
Zek'ten Ferengi halkına bir hediye.
Un regalo de ellos a Zek.
Onlardan Zek'e bir hediye.
Fueron ellos. Pusieron la idea de las Nuevas Reglas en la cabeza de Zek.
Yeni kuralları Zek'in kafasına onlar soktu.
Trataré de introducirme en el diario personal de Zek.
Ben Zek'in kişisel kayıtlarını kırmaya gidiyorum.
Según el diario de Zen adquirió el orbe de uno de sus contactos en Cardassia 3.
Zek'in kişisel kayıtlarına göre,... Küreyi, Kardasya 3 ile yaptığı temasların birinde almış.
En su diario personal, Zek dijo que el futuro era muy prometedor.
Kişisel kayıtlarında Zek,... geleceğin çok parlak göründüğünü söylüyor.
Conocemos al Zek.
Zek'ten haberimiz var.
Quería conocer el futuro. El Zek quería saber el resultado del partido antes de jugarlo.
Oyun oynanmadan önce sonucunu öğrenmek istiyordu.
- Tráenos a Zek.
- Öyleyse Zek'i getir.
Sí.
Ve lütfen, bana Zek de.
¿ Zek?
- Benim tatilim için!
¿ Zek?
İlki 85 yaşımdaydı.
Pero yo pensaba... que como estarías tan ocupado siendo el Gran Nagus, yo me encargaría del bar.
Zek?
- ¿ Qué es esto? - Mi trozo de Zek.
Yüce Nagus olduktan sonra çok meşgul olacağın için, barın idaresini devralabilirim.
Entonces, ¿ qué?
- Benim Zek parçam.
Esto no nos lleva a ninguna parte. - ¿ Qué hay del criado de Zek?
Bazı şüphelerin olmalı.
Anoche estuviste fuera hasta muy tarde.
Zek'in ortaklarının cenaze törenine katıldığına emin misin? Evet, hepsi oradaydı.
Que es justo como debe ser.
Zek Gama Çeyreğini dolaştığından hiç bahsetmemişti, yada oradaki dünyalardan birisiyle görüşmelere başladığından.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]