Translate.vc / Francês → Turco / Meen
Meen tradutor Turco
47 parallel translation
Sur la mystérieuse disparition de Meen, ex Miss Thaïlande, la police a découvert de nouveaux indices, des fragments de tissus lui appartenant.
Polis, eski Tayland güzeli Meen'in gizemli kayboluşuna dair ipucu sayılabilecek bir takım doku örnekleri bulduğunu açıkladı.
Cependant, elle reste réticente à tirer une conclusion, à savoir, si elle est vivante ou morte.
Ama Meen'in hayatta olup olmadığı hakkında bir yorum yapmaktan kaçındılar. Şu ana kadar bir şüpheli bulunmadı.
Et toujours aucun suspect. Cette affaire a été très largement médiatisée, autant en Thaïlande qu'à l'étranger.
Bu dava yurtta ve dünyada Meen'in Kainat Güzeli yarışmasında ikinci olmasından dolayı..
Les éléments découverts par la police, sang et fibres de tissus, confirmeraient sa mort.
Meen'in öldüğünü kanıtlayan kan izleri ve kalp dokuları. Tombala.
C'est au sujet de l'affaire Meen. Je commence quand et où?
Meen davasına ne zaman ve nerede başlayacağız?
C'est une femme officier qui jouera le rôle de Meen.
Meen'i senin yerine bir kadın polis canlandıracak.
Meen... Que j'aie une chance de te jouer... et je me surpasserai pour toi!
Meen, eğer senin karakterini canlandırma şansım olursa tüm benliğimle seni yansıtacağım.
Je vous rappelle pour l'affaire Meen. Ils ont décidé de vous prendre pour jouer le rôle.
Meen davasında senin yer almana karar verdiler.
Me permettez-vous encore une question?
Bayan Meen, bekleyin. Bir soru daha sorabilir miyim?
Merci, Meen.
Teşekkür ederim, Meen.
Il y a un truc bizarre dans l'affaire Meen.
Sanırım Meen davasında yanlış bir şeyler var. Ben de bu yüzden aradım.
Mais s'il fallait recommencer, plus question que tu joues le rôle de Meen.
Ama ya tekrar etmemiz gerekirse? Bir daha Meen'i canlandırmana izin vermem.
Quelque chose n'est pas clair à son sujet.
Bence Meen'le ilgili tuhaf bir şeyler var.
"Les flics envoûtés par l'esprit de Meen."
MEEN'İN RUHU POLİSLERİ KORKUTTU.
C'est Meen.
Meen.
Meen?
Meen mi?
Je peux voir la chambre de Meen?
Gidip Meen'in odasına bakabilir miyim?
Meen vous l'a demandé?
Meen mi söyledi?
Chirurgienne esthétique, amie très proche de Meen.
Bir estetik cerrah. Meen'in yakın arkadaşıydı.
Vous enquêtez sur Meen?
Meen hakkında bilgi toplamaya mı geldin?
Comparé à celui de Meen... votre visage est affreux.
Meen'le karşılaştırırsak bir ucubesin.
Meen était... une femme si parfaite!
Bayan Meen çok güzel bir kadındı.
J'aimerais savoir si Meen et vous... étiez...
Bayan Meen ile aranızda geçenler...
À Meen?
Bayan Meen'e mi?
Attends, Meen!
Bekle, Meen.
Meen, arrête!
Meen, bunu yapma.
Vous avez tué Meen!
Meen'i sen öldürdün!
Après avoir tué Meen... Faï a déposé des objets sur le corps.
Meen'i öldürdükten sonra Fai, cesedi parçalara ayırdı.
"Des proches de Meen critiquent le film."
MEEN'İN AKRABALARI, FİLMDEKİLERİN ÇARPITILMIŞ OLDUĞUNU İDDİA ETTİ.
On dit que le spectre de Meen est apparu dans le film.
Meen'in gölgesinin filmde göründüğünü duyduk.
Meen a-t-elle seulement vu l'Opéra Likae?
Gerzeklik etmeyi kes. Senden bıktım usandım. Peki ya klasik dans sahnesine ne demeli?
Comment l'as-tu dirigée?
Meen'in Likae operasında hiç oynamadığına bahse girerim.
Pourquoi avoir laissé Ting rejouer le rôle de Meen?
Neden Ting'in tekrar Meen'i canlandırmasına izin verdin?
Pour aider Meen de son mieux.
Meen'e yardım etmek istiyormuş.
Tu crois que ça a un rapport avec Meen?
Sence bunun Meen'le ilgisi var mı?
Je sais que Kak voulait saisir l'esprit de Meen.
Ama Kak'ın hayaleti yakalayacağını duymuştum.
La scène où Meen a appris à Ting à danser le Likae.
Meen'in Ting'e Likae yapmayı öğrettiği sahne.
L'image que je devais superposer au fantôme de Meen.
Meen'in hayaletiyle eşleştirmemi söylediğin sahne.
Meen... Je t'ai accordé le mérite.
Meen, her şeyi layığıyla yaptım.
Meen...
Meen, eğer ruhun hala buradaysa...
Meen!
Meen.
"Les enquêteurs possédés par l'esprit de Meen."
MEEN'İN HAYALETİ POLİSLERİ KORKUTTU.
Toujours besoin de te moquer, hein?
Neden bana öyle takılıyorsun, Been-ja-meen?