English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / Francês → Turco / Xerxès

Xerxès tradutor Turco

106 parallel translation
Vive Xerxès!
" Çok yasa Xerxes! Çok yasa...
Ton oeuvre témoignera aux générations futures de la puissance de Xerxès.
Gücünüze bütün gelecek nesiller.. sahit olacaktir, Yüce Xerxes!
Brûle, feu sacré! Que ta flamme soit éternelle, comme la gloire de Xerxès.
Kutsal atesi yakin, zafer aleviniz..
Vive Xerxès!
"Çok yasa Xerxes!"
Le pouvoir que lui a délégué Xerxès ne suffit plus.
Xerxès'e verilen güç artik yeter.
Allons, Xerxès.
Haydi gidelim, Xerxès.
En 480 avant J. - C., le roi de Perse Xerxès mit en marche son empire gigantesque pour écraser les quelques États grecs indépendants qui représentaient le dernier bastion de la liberté du monde antique...
İ.Ö. 480'de, Pers Kralı Xerxes muazzam köle imparatorluğunu o zaman bilinen dünyadaki en kuvvetli bağımsız devlet olan Yunan Devletlerini yok etmesi için harekete geçirdi...
- Non, Xerxès!
- Xerxes'lesin.
Une muraille en bois n'arrêterait pas l'armée de Xerxès.
Biliyorsun ki Xerxes gibi bir orduya tahta duvarlar karşı koyamaz.
On dit que Xerxès a cent nations avec lui.
Xerxes'in beraberinde 100 ulus getirdiğini söylüyor.
Oui, Xerxès donnerait beaucoup d'or pour connaitre ce sentier.
Kral Xerxes bunu bilmek için çok altın verirdi, değil mi?
Xerxès a des millions d'hommes.
Xerxes'in milyonlarca adamı var.
Sans Xerxès, cette horde immense serait en déroute.
Ama Xerxes olmadan bütün o kalabalık dağılır.
Que ferais-tu à la place de Xerxès?
Eğer Xerxes olsaydın şimdi ne yapardın?
Xerxès était assis sur un trône, le visage sombre en écoutant les cris des hommes en feu.
Xerxes bir tahtta oturuyordu, suratında hüzünlü bir ifade vardı ve yanan adamlarının çığlıklarını dinliyordu.
Le roi Xerxès les conduit dans son chariot.
Kral Xerxes piyadelerin önünde gidiyor.
Nous allons donc attaquer et tuer Xerxès!
O yüzden saldırıp Xerxes'i korumalıyız.
Donne ça à Xerxès.
Bunu Xerxes'e ver...
Si bien qu'elle se retrouve dans le cachot de Xerxès.
Şu ana kadar Xerxes'in zindanında takılıyordu.
Perseus et Etéocle habitent de l'autre côté à cause de Xerxès. Maintenant, Flora est en prison.
Ve şimdi de Flora'yı zindanına attı.
Ils croyaient pouvoir vaincre Xerxès.
Xerxes'i alt edebileceklerini düşünmesini sağladı.
Xerxès, tu as raison de vouloir le Loup Noir.
Senin istediğin Siyah Kurt.
C'est l'avis de Xerxès, pas le mien.
- Eminim Xerxes buna inanıyordur. Ben inanmıyorum.
Si j'étais Xerxès, j'aurais essayé d'avoir le Loup Noir en t'envoyant ici.
Siyah Kurt'u almak için - seni buraya yollamaktan - daha iyi bir yol düşünemezdim.
Xerxès veut te parler.
Xerxes seninle konuşmak istiyor.
Xerxès exige que le Loup Noir se rende avant que le soleil ne touche ce bâton.
Güneş bu sopaya değene kadar, Xerxes sizin Siyah Kurt'dan vazgeçmenizi emrediyor. - Asla! - Yoksa - hepiniz- ölürsünüz.
Gloire à Xerxès, l'empereur de ces terres.
Herkes Xerxes'i selamlasın, ülkenin Lord İmparatorunu.
Xerxès.
X erxes.
Jamais entendu parler de ce putain de Xerxès.
Hiç X erxes, diye birşey duymadım.
Sur Xerxès.
X erxes.
Xerxès conquiert et contrôle tout ce sur quoi ses yeux viennent à se poser.
Xerxes gözünü diktiği her şeye sahip olur ve kontrolü altına alır.
Tout ce que le dieu-roi Xerxès veut avoir, c'est ceci :
Ve bu tanrılaşmış kralın sizden istediği tek şey şu :
Une simple offrande d'eau et de terre. En gage de soumission des spartiates à la volonté de Xerxès.
İsteklerine boyun eğdiğinizin bir göstergesi olarak ona biraz toprak ve su sunmanız!
Les pertes qu'essuiera Xerxès seront si immenses, ses hommes seront si démoralisés, qu'il n'aura d'autre choix que celui d'abandonner sa campagne.
Kayıpları o kadar büyük olacak, ordusunun morali öyle bozulacak ki Xerxes'in bu seferden vazgeçmekten başka seçeneği kalmayacak.
Mais tu n'as emmené que cette poignée de soldats pour combattre Xerxès?
Xerxes'in karşısına şu bir avuç adamla mı çıkacaksın?
Dans cet étroit couloir. Là où le nombre de guerriers de Xerxès n'aurait plus d'importance, nous marchâmes.
Xerxes'in ordu mevcudunun hiçbir anlam taşımayacağı o daracık koridora doğru yürüyorduk.
Va-t'en vite, et cours dire à ton Xerxès qu'ici, il devra affronter des hommes libres.
Şimdi git! Koş ve kralına de ki, karşısında köleler değil özgür adamlar var.
Est-ce que par hasard, tu ne serais pas Xerxès?
Dur da tahmin edeyim. Sen Xerxes olmalısın.
Tu as beaucoup d'esclaves Xerxès, mais bien peu de guerriers.
Kölen çok, Xerxes ama savaşçıların yok denecek kadar az.
Ils sont la garde personnelle du roi Xerxès lui-même. L'élite des guerriers perses. L'unité de combat la plus meurtrière de toute l'Asie.
Bunlar, Xerxes'in özel muhafızları olan en üstün Pers savaşçıları ve Asya'daki en öldürücü güçtüler.
Avant que les blessures et la fatigue ne viennent nous réclamer leur dû, le roi fou de rage lâcha sur nous ce qui faisait sa puissance. Xerxès avait mordu à l'hameçon.
Savaşçılarının yaraları ve yorgunlukları cenaze çanlarını çalmaya başlamadan gözü dönmüş kral, elindeki en iyileri tekrar gönderiyordu.
Qui Xerxès osera-t-il nous envoyer maintenant?
Bakalım gelecek sefer, Xerxes kimleri gönderecek!
Nous fûmes témoins d'un spectacle grotesque, sorti d'un des coins les plus sombres de l'Empire de Xerxès.
Şaşkınlık içinde, Pers İmparatorluğu'nun en ücra köşelerinden getirilip, üzerimize sürülen acayip yaratıklara şahit oluyorduk.
Nous renvoyâmes les corps mutilés et les coeurs fragiles, aux pieds de Xerxès.
Parçalanmış bedenleri ve sökülmüş kalpleri Xerxes'e geri postaladık.
Le roi Xerxès mécontent de ses généraux, donna l'ordre qu'on les punisse.
Kral Xerxes, generallerinden hiç memnun kalmamıştı. Onları disipline soktu!
Xerxès envoya à la bataille ses monstres venus de l'autre bout du monde.
Xerxes, canavarlarını dünyanın diğer yarısından buraya getirmişti.
C'est Xerxès qui en est responsable, et avant lui, son père Darius à Marathon.
Savaşı çıkaran, Xerxes'dir. Ve ondan önce de babası Darius, Marathon'da aynı şeyi yapmıştı.
Tu savoureras une victoire absolument parfaite. Si tu acceptes de déposer les armes, et de t'incliner devant sa sainteté Xerxès.
Böylece, zaferin tamamlanmış olacak tabii önce silahını bırakıp, Kutsal Xerxes'in önünde diz çökersen!
Et maintenant, c'est ici dans l'âpreté de cette partie du monde qu'on appelle Platée, que Xerxès et ses hommes connaîtront la mort, et l'anéantissement.
Ve şimdi, Platea denilen bu lanet yerde Xerxes'in aşiret sürüsü yok olacak!
En 480 avant J.C., le roi des Perses de Xerxès construisit un pont sur l'Hellespont et la mer agitée l'a détruit.
480 yılında, pers Kralı Xerxes çanakkale boğazına, şamandıralarla bir köprü kurdu ve deniz yükselerek köprüyü yıktı.
Dans la prison de Xerxès.
Xerxes'in zindanında.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]