Translate.vc / Português → Turco / Enrico
Enrico tradutor Turco
133 parallel translation
" Caesar Enrico Bandello.
" Caesar Enrico Bandello.
Caesar Enrico Bandello.
Caesar Enrico Bandello.
Porque desde os tempos de Cristóvão Colombo passando pela época de Enrico Fermi, até aos nossos dias, os italo-americanos têm sido pioneiros a construir e a defender a nossa grande Nação.
Christopher Columbus'un zamanından, Enrico Fermi'nin zamanından, bugüne kadar, ulusumuzun yaratılmasında ve savunmada onlar öncü olmuşlardır.
Recordas-te do Enrico?
Enriko'ya hatirliyor musun?
Está a Rossella, a Tilde, o Enrico, estávamos de saída.
Rosella, Tilde ve Enrico'ylayım. Ayrılmak üzerelerdi.
- Com a Rossella, o Enrico e o Tilde.
Rossella ve Enrico ile. Tilde de burada.
Estou enganado ou o Enrico está um pouco apaixonado por ti?
Bak, ben mi yanılıyorum yoksa Enrico sana aşık mı?
Coitado do Enrico. É tão desajeitado e delicado que todos repararam.
Zavallı Enrico, çok beceriksiz biri.
Enrico, reabastecimento.
Enrico, sigara ikmali yap.
E eu percebi. Mas, amanhã, comemos juntos. Enrico...
Tamam ben de anladım, ama yarın birlikte yiyelim.
Henry Dickson, Agente X21, 12, Enrico Fermi, Alphaville
Henry Dickson, Ajan X21, 12, Enrico Fermi, Alfakent.
- Rua Enrico Fermi, 12
- 12, Enrico Fermi
Vou ter contigo ao Enrico's.
Enrico'nun yerinde buluşalım.
- Enrico Rizzo, do Bronx.
Enrico Rizzo, Bronx'luyum.
Acontece que na minha casa meu nome é... Enrico Salvatore Rizzo.
Kendi yerimde adım Enrico Salvatore Rizzo'dur.
Sobre a poesia de Enrico Panzacchi.
Enrico Panzacchi'nin şiirleri üzerine.
Embaixo de onde moro tem um restaurante chamado Enrico e Bernardi's
Oturduğum yerin altında Enrico ve Bernardi diye bir lokanta var.
Mas ninguém nunca diz : "Daisy, você quer ir ao Enrico e Bernardi's?"
Ama hiç kimse bana şöyle diyor mu? "Daisy, Enrico ve Bernardi'ye gitmek ister misin?"
Elas dizem : "Daisy, nós vamos ao Enrico e Bernardi's."
Diyorlar ki : " Daisy, Enrico ve Bernardi'ye gidiyoruz.
Nem gosto do restaurante.
Enrico ve Bernardi'yi sevmem bile.
Então, Enrico?
- Enrico, tatlım.
Enrico, anda cá.
- Tamam, Enrico. Buraya gel, Buraya gel.
O Enrico não é nenhum macaco.
- Enrio bir maymun değil.
O nome completo é Enrico Giuseppe Carsini.
Tam adı Enrico Giussepi Carsini.
Após um acidente bastante bizarro, o corpo de Enrico Carsini, herdeiro da vinha com o mesmo nome, foi retirado do oceano esta manhã.
Oldukça garip bir kazada kendi adını taşıyan şarap imalathanesinin mirasçısı, Enrico Carsini'nin cesedi bu sabah erken saatlerde kıyıdan çıkarıldı.
Chamo-me Enrico Gimondi.
İsmim Enrico Gimondi.
Você é o Sr. Enrico Tortellini, de Passaic, New Jersey.
Sen Passaic, New Jersey'den Bay Enrico Tortellini'sin.
Enrico Pallazzo!
Enrico Pallazzo'ya hoşgeldin deyin!
Olha, é o Enrico Pallazzo!
Hey, bu Enrico Pallazzo!
- Enrico, que apostas na explosão?
- Enrico, sen ne diyorsun?
Os dois líderes colocam uma coroa de flores junto ao memorial próximo do local onde Enrico Fermi e a equipa de cientistas descobriram o átomo abrindo a via para o uso de energia para fins pacíficos e para a criação de armas horrendas de destruição em massa que o tratado americano-soviético agora pretende eliminar.
Liderler şu anda, nükleer enerjinin hem Sovyetlerin hem de Amerikalıların bir antlaşmayla ortadan kaldırmaya çalıştığı kitle imha silahlarında ve barışçıl amaçlar doğrultusunda kullanılabilmesine olanak sağlayan atom parçalama işlemini ilk kez başaran Enrico Fermi ve bir grup bilim adamı adına dikilen anıta çelenk koyuyorlar.
É o Enrico Mata.
Enrico Mata.
dentro da cabana. a fim de escoltar o barco de Willard até ao rio que o levará a Kurtz.
Enrico'nun götüne de bir kamera koyacağız. Senaryoda, Willard'ı, Kurtz'a götürecek olan tekneye, nehre kadar eskortluk etmek üzere,
Enrico Firmani. Finalmente, meu amigo...
Enrico Firmani.
Onde o tem escondido? Ninguém pode entrar.
Bana söyleyecek misin, Enrico? Hiç kimse buraya giremez.
Viemos ver Enrico Firmani.
Enrico Firmani'yi görmek için geldik.
O meu contato era o Enrico Firmani, mas o brutamontes o encontrou primeiro. Deve tê-lo feito falar, antes de o matar.
Canavar, bağlantım Enrico Firmani'ye ulaşmış ve öldürmeden önce onu konuşturmuş olmalı.
Um criado de mesa de Bordighera.
Ben Enrico Pasqualia.
o rei da Itália, Rei Vittorio, Enrico Fermi...
İtalya kralı Vittorio, Enrico Fermi...
O Enrico Fermi voltaria-se no seu maldito túmulo se ouvisse isto.
Enrico Fermi bu saçmalığı duysa mezarından çıkmak isterdi!
- Falei, com o Enrico.
Enrico'yla konuştum.
Estava a pensar se podias encontrar-te comigo amanhã... num lugar chamado Enrico's. Fica na Halsted com a Marion.
Dinle, yarın buluşup buluşamayacağımızı soracaktım. Enrico'nun yerinde. Halsted ve Marion'da.
"Esta placa à memória de Enrico Valdees. Falecido no Peru, Junho 5 1796"
14 NİSAN 1802'DE CHARLESTON AÇIKLARINDA, GEMİSİNDE BİR KAŞALOT
Enrico, não comece já!
- Enrico, başlama hemen.
Enrico?
Enrico, buraya gel.
Querido Henrique, a tua Buxa sempre foi um pouco maluqueta.
Sevgili Enrico, Amelyan her zaman biraz çılgındır!
Enrico Firmani?
Bay Firmani. Enrico Firmani.
Enrico Firmani, de Nápoles.
Napoli'li Enrico Firmani
Não me vai dizer, Enrico?
Onu nerede saklıyorsun?
Era o que o Enrico desejava.
Enrico bunu isterdi.
Enrico Biscaglia.
- Hayır.