Translate.vc / Português → Turco / Peabody
Peabody tradutor Turco
400 parallel translation
EXAME DO ENVELOPE DA CARTA DO RESGATE
PEABODY VAKASINDA İNCELENEN MEKTUP ZARFINDA
RECOMPENSA $ 10,000 Procurado pelo Rapto de Helen Peabody
$ 10.000 ÖDÜL Helen Peabody'yi kaçırmaktan aranıyor
Algo novo no caso Peabody?
Şu berbat Peabody davasında yeni bir şey var mı?
Tudo por causa daquele Bugs Meyers do gabinete do xerife... ... que contou aquela história louca...
Hepsi şerif yardımcısı Bugs Meyers'ın Peabody'yi kaçıran çetenin üyelerinden birini...
Do que estás à procura? A rapariga Peabody?
Ne arıyorsun, Peabody adlı kızı mı?
Que Peabody?
Hangi Peabody?
Alexander Peabody que representa Mrs. Carleton Random, que pode vir a doar um milhão de dólares ao museu, para completarmos o trabalho.
Alexander Peabody, Bayan Carleton Random'un avukatı. Dur hatırlamaya çalışayım. Bütün bunların tamamlanması için müzeye 1 milyon dolar bağışlayabilir.
Um milhão de dólares.
Bay Peabody.
- Tens de o deixar ganhar.
Ve unutma, Bay Peabody'nin kazanmasına izin vereceksin.
Não sabe o que esta doação significa para o museu e para mim.
Bu bağışın müzemiz ve kişisel olarak benim için ne kadar önemli olduğunu size anlatamam Bay Peabody.
Não me demoro nada, Mr. Peabody.
Hemen geliyorum Bay Peabody!
- Mr. Peabody ainda não chegou.
Bay Peabody henüz gelmedi.
Ele chama-se Alexander Peabody.
Hayır. İsmi Peabody. Alexander Peabody.
Mr. Peabody deve estar na cama.
Bay Peabody yatmış olmalı.
Sim, vi Mr. Peabody, mas não conversámos.
Evet, Bay Peabody'i gördüm ama onunla görüşemedim.
O mal causado a Miss Swallow, ao museu, Mr. Peabody e a todos.
Bayan Swallow'a, müzeye, Bay Peabody'e ve diğer herkese verilen zarar...
Peabody é através da tia.
Bay Peabody'e ulaşmanın yolu Elizabeth Teyzemden geçer.
- Ele é advogado dela. - Como se chama a sua tia?
Bay Peabody onun avukatı.
Mr. Peabody vem ver a tia hoje.
Bay Peabody bu gece Elizabeth Teyzemi görmeye geliyor.
Vai dizer à tua tia quem eu sou e lá se vai o meu trabalho todo.
Peabody'nin teyzene kim olduğumu söyleyeceği kesin. O dinozor için verdiğim dört yıllık emek akılına bile gelmeyecek.
- Quem é você?
Avukatıyım, Alexander Peabody.
Sou o advogado dela, Alexander Peabody.
Ben de Bayan Swallow.
Faça favor de entrar.
Bay Peabody, içeri buyurun lütfen, işleri yoluna koymaya çalışalım.
Aquela lenha é do Henry Peabody, näo é?
O Henry Peabody'nin odunu değil mi?
O Jones Peabody viu-a e ela disse-lhe que ia para lá.
Jones Peabody onu görmüş, oraya gittiğini söylemiş.
Qual é o melhor hotel da cidade?
- Kalınacak en iyi otel neresi? Kalınacak en iyi yer Bayan Peabody'nin yeri.
Vai ficar no hotel?
- Bayan Peabody'de misiniz?
Sr. Peabody, o senhor poderia tirar essa... bancada de revistas mais daí rápidamente?
Bay Peabody, dergi rafını hemen getirebilir misiniz, lütfen? Tabii, Bay Potter.
Sr. Peabody! Volte para a cidade com o Xerife e abra o... gabinete do Oficial de Justiça.
Bay Peabody, şerifle kasabaya gidip yargıcın ofisini açın, lütfen.
Cuidado, Peabody!
Dikkat et Peabody!
Acontece que o comprei numa loja de departamentos na sua cidade natal, Sr. Brady Weeping Water, Nebraska.
Peabody mağazasından öylesine aldım. Sizin memleketinizden, Bay Brady Weeping Water, Nebraska.
porque Dutton Peabody, o fundador, editor e redactor do "Shinbone Star", me despediu no passado.
Shinbone Star'ın kurucusu, yayıncısı ve yazı işleri müdürü Dutton Peabody beni kovmuştu.
- Sr. Peabody!
- Bay Peabody!
Mas não sei o que fazer, Sr. Peabody, juro.
Ne yapacağımı bilmiyorum Bay Peabody, yemin ederim.
É sábado à noite.
Cumartesi gecesi Bay Peabody.
O costume para o Sr. Peabody.
Bay Peabody'ye her zamanki garnitürlüden.
Nora, por amor de Deus, o pedido do Sr. Peabody ainda não está pronto?
Tanrı aşkına, Bay Peabody'nin siparişi hazır değil mi?
- Incomoda a companhia, Sr. Peabody?
- Biraz dostluğa itirazın var mı?
O que o Sr. Peabody está a dizer é que, se quer manter-se são, há dois modos de o fazer.
Peabody'nin dediği şu : Sağlıklı kalmak istiyorsan bunun iki yolu var.
- E essa, Sr. Peabody?
- Buna ne dersiniz Bay Peabody?
Aceito a sua oferta, Sr. Peabody.
Önerinizi kabul ediyorum Bay Peabody.
Peabody.
- Bay Peabody ile golf oynayacaksın.
Peabody.
Oldukça cömertmiş.
Peabody.
Hemen dönerim Bay Peabody.
Peabody.
Tamam, hemen geliyorum, Bay Peabody!
Vou já, Mr. Peabody.
Hemen dönüyorum Bay Peabody!
Peabody.
Bay Alexander Peabody'i arıyorum.
Peabody.
Bu yüzden, bir sakıncası yoksa, Bay Paebody'i yalnız ve silahsız görmek istiyorum.
Mr. Peabody?
Bay Peabody mi?
Boa tarde, Sr. Wilson.
Merhaba, Bay Wilson. Bu tarafa getirin lütfen, Bay Peabody.
- Peabody!
Peabody!