Translate.vc / Português → Turco / Zalman
Zalman tradutor Turco
100 parallel translation
Rabbi Zalman?
Haham Zalman?
O Rabbi Zalman testa-te no que tu sabes ou naquilo que pensas que sabes.
Haham Zalman seni ne bildiğin yada ne düşündüğünü bilmek için sınav yapacak.
O Rabbi Zalman estava zangado ou riu-se?
Haham Zalman kızgın mıydı yoksa o da gülüyor muydu?
O tipo julga-se o Zalman King, a brincar com a iluminação.
Adam ışıkla oynayınca kendini Zalman King sanmıştır.
De acordo com a sua carteira ensopada, a vítima é Zalman Drake, dono da loja.
Islak cüzdanına göre kurban, dükkan sahibi Zalman Drake.
Mas não se colocava. Não o Zalman.
Ama Zalman bunu yapmazdı.
Os registos do Tribunal mostram que entraram com uma acção contra o Zalman Drake há um mês.
Mahkeme kayıtları Zalman Drake'e bir ay önce bir hukuk davası açıldığını gösteriyor.
Vamos descobrir para onde o Zalman ia, e o que fazia até à hora de sua morte.
Öldüğü ana kadar neler yaptığını... bilmek istiyorum.
Um processo contra o Zalman Drake foi movido por um tal de Jerome Aspenall.
Zalman Drake'e, Jerome Aspenall tarafından dava açıldığı ortaya çıktı.
- O Zalman Drake?
Zalman Drake'mi?
- E como foi que o Zalman fez isso?
- Peki bunları ne zaman yaptı Jerome?
- Posso, este mágico, o Zalman Drake, fica no palco, faz este homem rico aparecer e desaparecer.
- Tabii. Bu Zalman Drake denen sihirbaz sahneye çıktı. Bir zengin elemanı yok etti, sonra geri getirdi.
O Zalman Drake foi morto na noite passada.
- Ne için? Zalman Drake dün gece öldürüldü.
Temos uma testemunha que diz que você foi à sua loja, atacou e ameaçou o Zalman Drake.
Jerome, senin Zalman Drake'in dükkanına gidip ona saldırdığını ve tehdit ettiğini gören bir tanığımız var.
Foi à loja de magia e matou o Zalman?
Sihir Dükkanı'na gidip Zalman'ı öldürdün mü?
Não fui a lugar nenhum a noite passada excepto ao O'Lannahan na 57ª com a 7ª, porque graças ao Zalman Drake, não tenho mulher ou amante para ir para casa.
Hayır, dün gece 57nci caddedeki O'Lannahan'ın Barı dışında bir yere gitmedim. Çünkü Zalman sayesinde birlikte eve gidebileceğim ne bir karım, ne de metresim var.
Pergunto-me como o Zalman fez isso.
Zalman bunu nasıl yaptı acaba?
Tiveste sorte em descobrir onde esteve o Zalman?
Zalman'ın dün bulunduğu yerler hakkında bir şey bulabildin mi?
- foram as suas células cerebrais. - A perícia do tanque d'água voltou negativa para digitais nos instrumentos de Zalman.
Su tankının çalıştırma aparatında yapılan incelemeden de Zalman'ın izlerinden başka bir şey çıkmadı.
Segundo a perícia, havia digitais em todo o bilhete de suicídio, e não eram do Zalman ou do Jerome.
Laboratuvar'a göre intihar notunun her yanında parmak izi varmış ve izler Zalman'ın ya da Jerome'un değilmiş.
- Sim, parece que o Zalman é um poderoso no Clube dos Magos Americanos.
Anlaşılan Zalman, Amerikan Sihirbazlar Birliği'nde üst düzey yöneticiymiş.
Foi imprudente com a pirotecnia no seu acto, feriu o assistente e o Zalman expulsou-o.
Gösterisinde dikkatsizce ateş kullanarak yardımcısını yaralamış. Zalman'da onu birlikten atmış.
Temos de falar consigo sobre o Zalman Drake.
Seninle Zalman Drake hakkında konuşmamız gerek.
- O seu velho amigo, Zalman Drake.
- Eski dostun Zalman Drake.
Zalman?
Zalman mı?
O Zalman não dirigia apenas a loja e fazia shows corporativos.
Zalman sadece dükkan işletip şirketlere şov yapmıyordu.
Zalman é o coração da comunidade mágica de Nova York desde que herdou a loja do pai.
Zalman, babasından dükkanı devraldığından beri New York sihir camiasının tam merkezindeydi.
Zalman foi o meu inventor e engenheiro exclusivo durante 15 anos.
Bakın, Zalman 15 yıldır benim özel tasarımcım ve mühendisimdi.
Alguma ideia de onde o Zalman usava isso?
Sizce Zalman onu ne için kullanıyor olabilir?
Se não é a Guerra Fria, porque precisava o Zalman de explosivos militares?
Peki eğer Soğuk Savaş değilse... Zalman neden askeri... -... patlayıcılara ihtiyaç duyar?
- À oficina do Zalman.
- Zalman'ın atölyesine.
- Lembro-me. Vi nas finanças do Zalman.
Zalman'ın banka kayıtlarını kontrol ettik.
A fortaleza da solidão de Zalman.
Zalman'ın yalnızlık kalesi.
Zalman?
Zalman?
- Zalman?
Zalman?
E o estúpido na outra sala é o Zalman.
Bu yan odadaki hödükde Zalman'ın ta kendisi.
Zalman e eu, nós... tínhamos uma apresentação juntos quando éramos crianças.
Zalman ve ben, biz. Çocukken bir gösterimiz vardı.
Zalman era um engenheiro brilhante, e receio que o meu cérebro não funcione assim.
Zalman harika bir mühendisti. Korkarım benim beynim o şekilde çalışmıyor.
Até agora, não encontrámos nada que indique para quem o Zalman trabalhava, além do Tobias Strange.
Şu ana kadar Zalman'ın Tobias Strange dışında kime çalışıyor olabileceğini gösteren herhangi bir bulguya rastlamadılar.
Com sorte, o Professor X pode ser o cliente misterioso de Zalman.
- Şansımız yaver giderse Profesör X, Zalman'ın gizemli müşterisine dönüşebilir.
Zalman estava no seu limite, atrai o irmão, sufoca-o, atira-o para dentro do tanque para parecer que está morto.
Zalman boyundan büyük işe bulaşır. Kardeşini kafalayıp buraya getirir. Onu boğup tankın içine sallar.
Enquanto isso Zalman, como Edmund, herda a sua loja, guarda o seu próprio seguro, ao mesmo tempo que tem a mulher e os filhos de Edmund, que o amam, para si.
Böylece kendi ölmüş gibi olur. Bu arada Zalman, Edmund olarak kendi dükkanını miras alır. Kendi sigortasını tahsil eder.
O Edmund é Zalman.
Edmund Zalman'dır.
Processei as digitais da vítima. Ele é o Zalman.
Kurbanımızın parmak izlerini kontrol ettim.
- Satisfeito, Castle?
Bu Zalman. - Memnun musun Castle?
Enquanto tentava determinar como o Zalman foi asfixiado, também descobri a presença de pequenas doses de organofosforados no nariz e na garganta.
Zalmanın nasıl oksijensiz kaldığını bulmaya çalışırken, aynı zamanda burnunda ve boğazında düşük dozda organofosfat tespit ettim.
Sabes os rastos que encontraste na oficina do Zalman?
Şu Zalman'ın atölyesinde bulduğumuz tekerlekli sandalye izleri var ya?
Temos de lhe fazer umas perguntas sobre Zalman Drake.
Size Zalman Drake ile ilgili bazı sorular sormak istiyoruz.
Zalman Drake da Loja de Magia.
Drake'in Sihir dükkanından... Zalman Drake
O Zalman era meu amigo.
Bakın Zalman benim arkadaşımdı.
Certo, investiguem.
- Tamam siz onu araştırın ve Zalman'ın nereye gidip durduğunu da bulalım.