English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / Turco → Francês / [ L ] / Lincoln

Lincoln tradutor Francês

3,420 parallel translation
Buradan Lincoln 300 km'den daha fazla.
Lincoln est à plus de 320 km d'ici.
Pekala, o zaman paten kayma müzesini ziyaret etmek için Lincoln'e gidiyorsunuz.
Alors, vous allez à Lincoln pour visiter le musée du patin à roues alignées?
Bugün Lincoln'e gidiyor muyuz?
On va à Lincoln aujourd'hui?
Lincoln kapalı.
Lincoln est fermé.
Sabah Lincoln'e gidiyoruz.
On s'en va à Lincoln demain matin.
Hayır, Lincoln'e gitmiyoruz.
Non, on n'y va pas.
Aptalca bir fantezi yüzünden Lincoln'e gitmeyeceğiz!
On n'ira pas jusqu'à Lincoln pour une stupide lubie!
Seni Lincoln'e götürmeyi kabul etmemin tek nedeni bir süre Billings'ten çıkman ve biraz zaman geçirmemiz.
La seule raison pour laquelle j'ai accepté de t'emmener là-bas, c'était de quitter Billings quelque temps et de passer du temps avec toi.
Peki ya Lincoln konusu?
Et Lincoln?
Siyah Lincoln, plakası 6QYUO17.
Une berline Lincoln noire, immatriculée six, quebec, yankee, uniform, zéro, un, sept.
Siyah Lincoln!
Une Lincoln noire.
Adam 16 konuşuyor, bir plaka araştırmanızı istiyorum.
8-Adam-16, je cherche une plaque. 1-Marie-2-5-8-Lincoln-9.
Arabayı ormanda bulduk.
On a trouvé la Lincoln.
- Lincoln söylemiş.
- Lincoln lui a dit. - Oui.
Gemideyken Lincoln'da da aynısından vardı.
Non. Lincoln a le même équipement dans son vaisseau.
Lincoln'da de vardı.
Lincoln en a aussi.
Teşekkür ederim, Bayan Lincoln.
Merci, Melle Lincoln.
- Lincoln Center'di.
C'était au Lincoln Center
İlk oyunumun Lincoln Center'de oynanmasından mutlu değilmişim gibi davranmayacağım.
Je ne peux pas prétendre que je ne suis pas heureuse. que ma première pièce a été jouée au Lincoln Center.
Ne diyeceğim, Clizby, bize etrafı gezdirirsen, üzerinde adının yazılı olduğu bir Abe Lincoln'un olur, beni anlıyor musun?
Je vais vous dire, [zozotant] Clizby, J'ai un billet de 5 $ avec ton nom dessus. si vous nous faites faire un tour de ce boui-boui, vous me suivez?
LİNCOLN SUİKASTİ Çeviri = bardij976 0 rh + an Düzenleme = 0 rh + an
TUER LINCOLN
13 Nisan 1865 akşamı John Wilkes Booth, sadece Abraham Lincoln'u öldürmeyi değil ABD hükümetini başsız bırakmayı da amaçlayan planını hayata geçirir.
Le soir du 13 avril 1865, John Wilkes Booth élabore un plan pour tuer Abraham Lincoln... PENSION DE HERNDON WASHINGTON, LE 13 AVRIL 1865... mais aussi pour décapiter le gouvernement des États-Unis.
Bu, Abraham Lincoln'ün öldürülüşünün gerçek hikayesidir. Bir Amerikan başkanının ilk defa suikaste uğramasının ve belki de bir ulusun tarihindeki en sarsıcı suç olayının.
Voici la véritable histoire du meurtre d'Abraham Lincoln, le premier assassinat d'un président américain et peut-être le crime le plus retentissant de l'histoire de la Nation.
John Wilkes Booth'un, Lincoln'ü öldürme planı ABD'nin 16. Başkanını hedef alan ilk gizli operasyon değildir.
Le complot de John Wilkes Booth pour assassiner Lincoln n'est pas la première opération clandestine ayant pour cible le 16e Président des États-Unis.
Abraham Lincoln her zamanki gibi tek başına atıyla bakanlık binasından askeri yurda gidiyor.
HUIT MOIS PLUS TÔT AOÛT 1864 Abraham Lincoln se dirige seul, comme à son habitude, du ministère de la Guerre à sa maison de Soldiers'Home où sa famille passe les mois d'été très chauds.
İşte Abraham Lincoln. Kendi kendini yetiştirmiş bir devlet adamı. Köleliği kaldırdı ve sonra da iç savaşı bitirip birliği kurtardı.
Voici Abraham Lincoln, un homme d'État autodidacte qui a aboli l'esclavage et mettra un terme à la guerre, sauvant ainsi l'Union.
Ama Abraham Lincoln'ün öldürülmesi, onu kutsallaştırmayı ve tartışmalı bir başkanı çok sevilen bir şehide dönüştürmeye yarasa da aynı zamanda onun katili ile ilgili gerçeğin de saptırılmasına neden olmuştur.
Mais si l'assassinat d'Abraham Lincoln a permis de le sanctifier, de faire d'un président controversé un martyre bien-aimé, il a aussi permis de déformer la vérité sur son assassin.
Bir sınır eyaleti olan, köleliğin yaygın olduğu ve Birlik'ten ayrılmayan Maryland'de doğup büyüyen John Wilkes Booth, aynı zamanda da güneyli bir yobazdı.
Il est né et a grandi dans le Maryland, un État frontière, un État esclave qui n'a pas fait sécession, John Wilkes Booth est aussi un zélote du Sud, dont la haine d'Abraham Lincoln n'est rien de moins que fanatique.
Lincoln'ün yeniden başkan seçilmesinden hemen sonra, onu kaçırmaya karar verir.
Et peu après la réélection de Lincoln, il décide d'enlever le Président.
5 Şubat 1865'te, Abraham Lincoln Alexander Gardner'ın fotoğraf stüdyosunu ziyaret eder.
Le 5 février 1865, Abraham Lincoln se rend au studio du photographe Alexander Gardner.
Abraham Lincoln'ün altı hafta ömrü kalmıştı..
Abraham Lincoln a six semaines à vivre.
Hiçkimseye karşı garez duymadan, herkese karşı merhamet göstererek doğru olana sadık kalarak Tanrı bize doğruyu gösterdikçe başladığımız işi bitirmeye çabalayalım.
Avec de la malice pour personne et la charité pour tous, avec fermeté dans le droit que Dieu nous donne de voir ce droit, efforçons-nous... SECOND DISCOURS D'INVESTITURE DE LINCOLN
Lincoln'ü kaçırıp tutsak olarak tutmaya ve müttefik savaş esirleriyle değiş tokuş etmeye karar vermiş durumdaydı.
Il a résolu d'enlever Lincoln, de retenir le Président en otage en échange de prisonniers de guerre confédérés.
Ama Lincoln hastaneye yapacağı ziyareti iptal etti.
Mais Lincoln annule sa visite à l'hôpital.
Booth'un Lincoln'ü kaçırma planının ne zaman öldürme planına dönüştüğü bilinmiyor. Booth ertesi gece, Ford Tiyatrosunda hayır amaçlı sergilenen Apostate oyununda kötü karakter Pescara'yı canlandırıyordu.
On ignore quand le plan d'enlèvement de Booth est devenu un projet d'assassinat de Lincoln mais le soir suivant, Booth joue le méchant Pescara dans une représentation de L'Apostat pour un gala de charité au théâtre Ford.
Booth daha sonra New York'a gider ve müttefiklerin, Beyaz Saray'a patlayıcı yerleştirerek Lincoln'ü öldürmeyi planladığını öğrenir.
Booth se rendit ensuite à New York, où il eut vent d'un complot confédéré pour tuer Lincoln en posant des explosifs à la Maison-Blanche.
Lincoln, kendi ölümünü gördüğü bir rüyadan uyanır.
Lincoln se réveille après avoir rêvé de sa propre mort. BATEAU À VAPEUR RIVER QUEEN 2 AVRIL 1865
Bir rivayete göre bu, 2 Nisan sabahının erken saatlerinde olmuştu ve Lincoln, River Queen buharlı gemisinde yolculuk etmekteydi.
Une version de l'histoire raconte que le 2 avril, à l'aube, Lincoln est à bord du bateau River Queen. QUARTIER GÉNÉRAL DE L'ARMÉE DE L'UNION
Abraham Lincoln'ün 13 gün ömrü kalmıştı.
Abraham Lincoln a 13 jours à vivre.
Ve Abraham Lincoln, bu mahvolmuş Amerikan şehrinin kalıntılarını görmek için Richmond'a ayak bastı.
Abraham Lincoln atterrit à Richmond au milieu du délabre de cette ville américaine.
Evet efendim, Sahip Lincoln.
Oui, Monsieur. Maître Lincoln.
Tanrı sizi kutsasın ve korusun, Sahip Lincoln.
Puisse le Seigneur vous bénir et vous garder en sécurité, Maître Lincoln.
Jefferson Davis, başkentinden kaçtıktan yaklaşık 36 saat sonra Abraham Lincoln, teslim olmuş müttefik başkanın evine ulaşmıştı.
À peine 36 heures après le départ de Jefferson Davis de sa capitale, Abraham Lincoln arrive à la maison vaincue du président de la Confédération. MAISON-BLANCHE DE LA CONFÉDÉRATION
Ama Abraham Lincoln'ün 11 günden az ömrü kalmıştı.
Mais Abraham Lincoln a moins de 11 jours à vivre.
Çavuş Thomas Harney Müttefik Patlayıcılar Bürosu'nda görevli bir patlayıcı uzmanıydı ve Lincoln içindeyken Beyaz Saray'ı havaya uçurmayı amaçlayan gizli bir göreve koyulmuştu.
Le sergent Thomas Harney, expert en explosifs auprès du bureau confédéré de Torpedo, a déjà été envoyé en mission secrète pour faire sauter la Maison-Blanche avec Lincoln à l'intérieur.
Abraham Lincoln, Richmond sokaklarında dolaştığı sırada, John Wilkes Booth'un New York'ta bu plandan haberdar olduğu yönünde somut deliller mevcut.
Et il existe des preuves concrètes démontrant que John Wilkes Booth a entendu parler du complot pendant son séjour à New York, au moment même où Abraham Lincoln arpentait les rues de Richmond.
Lincoln, Virginia'da General Grant ile birlikte cephede kalabilirdi.
Lincoln aurait pu rester en Virginie, sur le front, avec le général Grant.
- Bay Lincoln.
- M. Lincoln, Monsieur.
Yani 9 Nisan günü, Lee'nin teslim olduğundan haberi olmayan Lincoln yaralı haldeki bakanını ziyaret etmek için Washington'a dönmüştü.
Alors, le 9 avril, ignorant la capitulation de Lee, Lincoln rentre à Washington pour se rendre auprès du secrétaire d'État blessé.
Saat gece 10'a gelirken Savaş Bakanı Stanton'ın, Robert E Lee'nin teslim olduğunu haber veren telgrafı, Lincoln'e iletildi.
Il est presque 22 h quand le secrétaire à la Guerre Stanton livre à Lincoln le télégramme annonçant que Robert E. Lee a capitulé.
Lincoln'e tezahüratta bulunmak ve onu konuşma yapmaya davet etmek için Beyaz Sarayın önünde kalabalık bir grup toplandı.
Une foule se rassemble devant la Maison-Blanche pour chanter les louanges de Lincoln et lui demander de faire un discours.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]