English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / inglés → turco / [ D ] / Don't worry about that

Don't worry about that traducir turco

2,234 traducción paralela
Listen, don't worry about that.
Merak etme.
Don't worry about that.
Bunu kafana takma.
Look, he's told you already That you don't have anything to worry about.
Sana zaten dert etmen gereken bir şey olmadığını söylemiş.
Don't worry about Zeref. so that no one will ever find him again.
Zeref için endişelenme. Onu adanın dışında mühürleyeceğim,... bu yüzden hiç kimse onu bulamayacak.
Don't worry about that.
Onun için endişelenme.
Do it nicely and cleanly. Don't worry about that.
Nazikçe ve temiz bir şekilde yap.
Don't worry about that now.
- Şimdi bunu düşünme.
Well, you don't have to worry about that.
Boşver, endişelenmek zorunda değilsin.
Um... Oh, well, don't worry about that.
Merak etme.
And you don't have to worry about him cheating. That's for sure.
Seni aldatmasından falan da korkmana gerek yok.
Don't worry about that guy.
O adam için endişelenmeyin.
And with Ollie, I don't have to worry about that?
Ollie ile birlikte bunlar için endişelenmeme gerek yok.
Don't worry your pretty little head about that.
Sen o güzel kafanı böyle şeylerle yorma.
- Oh, you will, don't worry about that.
- Ah, Duyacaksin, endiselnme.
N-nothing. Don't worry about that.
Hiç-hiçbir şey.Bunun için endişelenme.
You guys don't worry about that.
Siz o konuda endişelenmeyin.
- Don't worry about that, I can manage.
Dert etmeyin. Başa çıkarım.
I think after tonight, we don't have to worry about that anymore.
Dün geceden sonra artık bu konuda endişelenmemize gerek kalmadı.
You don't have to worry about that, because you ain't getting one.
Korkmana gerek yok. Çünkü sana vermeyeceğiz.
Don't worry about that stuff.
Böyle şeyleri kafana takma.
Don't worry about that. Go on.
Ona kafa yorma sen, devam et.
Don't worry about that.
Onu dert etme.
Oh, Velma, don't worry about that.
Velma, sen onu hiç kafana takma.
You don't have to worry about that.
Endişelenmene gerek yok.
We don't have to worry about that.
Bunun için endişelenmemize gerek yok.
Oh, you don't need to worry about that.
Merak etme sen.
But nowadays anything that comes up, like a shot, is going to be made, which is really fantastic, they say, "Jack, don't worry about that, special effects will do that."
Fakat günümüzde bir sahne çekileceği zaman gereken her şey... ki bu gerçekten müthiş... bana "Jack, merak etme özel efektlerle halledilir," diyorlar.
I don't think you have to worry about that.
Endişe etmene gerek yok bence.
Don't worry about that tambourine.
Tefi dert etme.
Don't worry about that, all right?
Bu konuda endişelenme, tamam mı?
No, you don't have to worry about that.
Hayır, bunu kafana takmana gerek yok.
Don't worry about that.
O konuda endişelenmene gerek yok.
Don't worry about that.
Sen onu dert etme.
Well, you don't have to worry about that any more. It never leaves you.
İnsanın peşini hiç bırakmıyor ama işimi iyi yaptım, değil mi?
What, you think that I don't worry about her, especially now?
Özellikle de şu anda?
You don't need to worry about that just yet.
Sen henüz o kısım için endişelenme.
- Don't worry about that.
- Sen düşünme orasını.
So don't worry about that.
O konuyu kafana takma sen.
Don't worry about that.
Dert etme onu sen.
If he's related to Charles Grodin, he is. Don't worry about that.
Charles Grodin'le bağı varsa olay bitmiştir.
Oh, for God sake, mom, don't worry about that.
Tanrı aşkına, anne. Bu konuda endişelenme.
Yeah, don't worry about that, drama.
Bunu kafana takma, Drama.
- Don't worry about that.
- Boş ver şimdi sen onu.
People worry a lot about sharks, but I don't give them too much thought, unless you were to fall on the reef and are bleeding in the water, that's not good.
İnsanlar köpekbalıklarından korkuyor ama ben pek aldırmıyorum. Ancak mercanın üzerine düşüp suyun içindeyken bir yerinin kanaması hiç iyi olmaz.
Hey Olivia, don't worry about it. There's still another hole left and that is the only hole that matters.
Olivia, merak etme daha oyun bitmemiş ki orada bir delik daha var... tek amaç topu o deliğe sokmaktır.
- Don't worry about that now.
- Sen şimdi o konuda endişelenme.
Oh, don't worry about that.
Oh, o konuyu dert etme.
You don't need to worry about that yet.
Bunun için endişelenmene gerek yok.
I don't want you to worry about that right now.
Bunun hakkında endişelenmenizi istemiyorum.
Don't you worry about that.
Sen merak etme.
Don't worry about that for now.
Şimdilik onu kafaya takma.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]