English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / inglés → turco / [ M ] / Marry

Marry traducir turco

24,330 traducción paralela
Wherever he is, Galavant will come for me, and then we will marry.
Her neredeyse, Galavant benim için gelecek ve sonra da evleneceğiz.
If you marry Galavant, I have to pay for the whole wedding.
Eğer Galavant ile evlenirsen, tüm düğünü benim karşılamam gerekir.
You marry your cousin, I only do the rehearsal dinner.
Kuzenin ile evlenirsen, sadece düğün öncesi yemeği karşılarım.
♪ And I won't have to marry now that I have got the key ♪
# Evlenmek zorunda değilim artık, anahtar bende #
And right then and there, they tell her that she has to marry the guy, without even asking.
Ve işte o anda Juliet'e fikrini bile sormadan onunla evlenmesi gerektiğini söylüyorlar.
They want her to marry that guy.
O adamla evlenmesini istiyorlar.
Marry me.
Evlen benimle.
What if I marry her.
Onunla evlenirsem ne olur.
She was willing to marry an animal to get a good library. [sighs]
O iyi bir kitaplığa sahip olabilmek için bir hayvan ile evlenmeye istekliydi.
Stella, will you marry me?
Stella, benimle evlenir misin?
Is she really gonna marry that guy?
Gerçekten o adamla evlenecek mi?
I know you think I'm too conservative and old-fashioned, but I did marry a black woman.
Benim muhafazakar ve eski moda olduğumu düşündüğünü biliyorum, ama siyah kadınla evlendim.
I am Beowulf, Reeve of Herot, here at Gorrik's request to escort his daughter back to marry the son of our Thane.
Ben Heorot'un Meclis Başkanı Beowulf. Buraya Gorrik'in talebi üzerine, kızına Thane'imizin oğluyla evlenmesi için refakât etmeye geldik.
I said the same thing to my father when I was told to marry Hrothgar.
Hrothgar'la evlenirken ben de babama aynısını söylemiştim.
So she can be forced to marry a man who doesn't want her?
Onu istemeyen bir adamla evlenmeye zorlansın diye mi?
But I do know that I must marry Slean.
Ama Slean'le evlenmem gerektiğini biliyorum.
I see no season why Slean shouldn't marry Keela, do you?
Slean'in Kela'yla evlenmek istememesinin sebebini anlayabilmiş değilim.
Do you really want to marry me? Yes.
- Benimle evlenmek istiyor musun cidden?
- I love Alexandre and want to marry him.
- Alexandre'ı seviyorum ve evlenmek istiyorum.
Why would I want to marry someone who didn't love me?
Ben sevmeyen biriyle niye evlenmek isteyeyim ki?
- But they did all right. - Marry me, Elvis!
Evlen benimle Elvis!
This is why Warhol told her not to marry you.
İşte bu yüzden Warhol ona seninle evlenmemesini söyledi.
You think she wants to marry you?
Sence seninle evlenmek mi istiyor?
Marry me.
Benimle evlen.
Had a whole speech prepared, and none of my plans involved asking you to marry me with my hands in the couch because I lost the ring.
Konuşmamı hazırlamıştım, ve plânlarımın hiçbiri ellerim kanepedeyken ve yüzüğü kaybetmişken evlenme teklifi etmemi içermiyordu.
Chief finally asked his girl to marry him.
Amir sonunda sevgilisine evlenme teklifi etti.
But I am afraid of dying before I get a chance to marry you.
Ama seninle evlenmeden önce ölmekten korkuyorum.
And I can't bear the thought of never getting a chance to marry- -
Ve eğer evlenme fırsatını bulamazsak buna tahammül edemem...
Which is exactly why I shouldn't marry him right now.
İşte bu yüzden şu an onunla evlenmek istemiyorum.
Then marry him.
O zaman evlen onunla.
I mean, you said you'd marry two men and they're both men.
İki adamın evlenebileceğini söyledin ve onların ikisi de erkek.
Well, because there's a sick WASP upstairs that needs to marry the Jewish one.
Çünkü yukardaki hasta WASP üyesinin yahudi bir adamla evlenmesi gerekiyor.
And it's- - it's not like I asked you to marry Jesus!
Ve... İsa ile evlen diye sormadım.
- Will you marry me?
- Benimle evlenir misin?
Marry me, mieke.
Evlen benimle, Mieke.
But will you marry me?
Ama benimle evlenir misin?
Your son was to marry my daughter.
Oğlun kızımla evlenecekti.
But, when we meet again, it will be when I marry in Nidaros Cathedral and become queen once again.
Ancak, yeniden buluştuğumuzda, Nidaros Katedrali'nde ben yeniden evlenip ve tekrardan kraliçe olmuş olacağım.
I will marry King Sverre's daughter, Kristin.
Kral Sverre'in kızı Kristin'le evleneceğim.
I'm not just some girl that you can fuck for a while to prove to yourself that you can be dangerous and edgy, and you're not some huge dork, and then you go off and marry whatever boring lady.
Kendine tehlikeli ve heyecanlı olduğunu, ahmak olmadığını kanıtlamak için sikeceğin sonra da gidip sıkıcı bir kadınla evlenmek için bırakabileceğin bir kız değilim ben.
So marry me then!
- O zaman evlen benimle.
If you're not in love then why do you want to marry'?
- Madem aşık değilsen neden benimle evlenmek istiyorsun?
CIazy guy Wants to marry me!
Bu çılgın adam benimle evlenmek istiyor.
IfKia was your son... and brought home a gill who Wants to marry and he a housewife... Would you ask that gill the same question?
Şayet Kia oğlunuz olsaydı ve evlenmek için eve birini getirseydi yine aynı soruyu mu sorardınız?
Marry an alcoholic... they will at least come home!
İşine düşkün biriyle evlenmeyin en azından eve gelirler.
Miss Mary complaining about her honey tea not being brought up yet.
Marry Hanım ballı çayının nerede kaldığını soruyor.
Any more thoughts about who you might marry?
Kiminle evlenirdin hiç düşündün mü?
So you go and strap on the fish-ass and marry Arne Seslum.
Yiyorsa balık kostümü giyip Arne Seslum'la sen evlen.
Bugging my predecessor's office, having one of your officers marry his secretary, which is the lowest thing I have seen in my entire life.
Benden önceki müdürün odasına böcek yerleştirmek memurlarınızdan birini sekreteriyle evlendirmek ki bu hayatımda gördüğüm en adice şeydi.
Gonna marry that woman in there.
O kadınla evleneceğim.
So I thought maybe you could marry me.
Benimle evlenirsin diye düşündüm.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]