English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / inglés → turco / [ R ] / Remember that

Remember that traducir turco

25,866 traducción paralela
when you went out for hockey? - Yeah, yeah, I remember that.
- Evet, evet, hatırlıyorum.
But we have to remember that we knew that this day might come.
Şunu unutmayalım, bu günün geleceğini biliyorduk.
Yeah, you remember that place?
- Doğru, orayı hatırlıyor musun?
You do remember that, don't you?
Onu hatırlıyorsun değil mi?
I mean, do you remember that apartment that you had in West LA?
Batı Los Angeles'teki o apartmanı hatırlıyor musun?
I hope you remember that next time.
Umarım bunu birdaha ki sefere hatırlarsın.
Do you remember that woman you stabbed?
Bıçakladığın o kadını hatırlıyor musun?
Janet's wedding? How do you even remember that?
Janet'ın düğünü mü?
I don't remember that.
Hatırlamıyorum.
It's like that episode of... remember that episode?
Bir bölüm vardı ya hani hatırladın mı o bölümü?
You don't... remember that?
Onu hatırlamıyor musun?
[Laughs] Remember that time you woke up'cause you thought there was a leak, and it was actually Mark Peperall's pee soaking through the sheets'cause he got scared after watching "Poltergeist"
Uyanınca kamyonu devirdiğini sandığını ama aslında Mark Peperall'ın Kötü Ruh'u izledikten sonra korkarak altına yapması olduğunu hatırlıyor musun?
[Laughs] Remember that, Powell?
- Hatırlıyor musun Powell?
You took the money, just remember that.
Parayı aldın, bunu unutma.
I remember that, when we take a galaxy spectra, I used to pray during the waiting for the spectra and to say, "god, I thank you for this marvelous universe" that you gave us. "
Hatırlıyorum da galaksilerin ölçüsümü yaparken ekleme sırasında dua eder ve... şöyle derdim "Tanrım, bize verdiğin bu muhteşem evren için teşekkürler."
I do not remember that I was down there.
Orada olduğumu hatırlamıyorum bile.
You do not remember that you were down in basement?
Bodrumda olduğunu hatırlamıyor musun? Görüntülerdeki kim peki?
Uh, do you remember that furniture we looked at about a month or so ago, that French Art Deco stuff?
Hani birkaç ay önce Fransız Art Deco tarzı bir mobilyaya bakmıştık. Hatırladın mı?
Do you remember that last patient you sent me... Jaclyn Blackstone?
Bana gönderdiğin son hasta Jaclyn Blackstone'u hatırlıyor musun?
And whenever you're scared just remember that your friend is always with you.
Ve korktuğun zaman unutma ki senin arkadaşım her zaman yanında.
- I don't remember that.
- Bunu hatırlamıyorum.
Remember that stewardess, the one with the legs?
Şu güzel bacaklı hostesi hatırladı mı?
Remember that bar we went to in Independence on our way to Onion Valley?
Onion Vadisine giderken yolumuzun üstünde Independence'deki barı hatırlıyor musun?
Remember that. If anybody asks, you're not my client.
Soran olursa, müşterim değilsin.
I'll remember that the next time I get laid.
Sonraki sevişmemde bunu hatırlayayım.
And I remember that's what you saw when you did the reading last week.
Geçen hafta falımı okurken ne dediğini hatırladım.
You remember that ass kicking we gave you when you first came out here?
Buraya ilk geldiğinde seni dövdüğümüz zamanı hatırlıyor musun?
From my lost memory, I only remember that person.
Kayıp hafızamda sadece o kişiyi hatırlıyorum.
We all remember that moment...
Hepimiz o anı hatırlıyoruz...
Can't even remember what that's like.
Nasıl bir his olduğunu unutmuşum.
Remember he bought you that metal detector for your birthday, and you thought you found an alien time capsule.
Doğum günün için metal detektör almıştı da uzaydan gelen bir zaman kapsülü buldun sanmıştın.
I-I remember that.
Evet, onu hatırlıyorum.
Do you remember what that was?
Ne dediğini hatırlıyor musunuz?
I also say don't contradict me in front of my friends, but that you don't remember.
Arkadaşlarımın önünde benimle ters düşmemeni de söylüyorum. Gel gör ki aklından çıkıyor.
Oh, that's a Venn Diagram, and I remember because
Venn şeması.
Remember we're looking for items that arrived prior
Unutma, öncelikli olarak 1800'de gelen şeylere bakıyoruz.
Apologize? Don't remember doing that.
Özür dilediğimi hatırlamıyorum.
They have something on me that I can actually remember.
Ellerinde gerçekten hatırlıyor olabileceğim bir şey var.
Have the courage of your convictions and admit that you remember it all.
Suçlamalara karşı cesaretin olsun ve her şeyi hatırladığını itiraf et.
Is there a happy memory from any part of your life that you can remember? '
Hayatında hatırlayabildiğin mutlu bir anın var mı?
I remember the first time that I put her to sleep.
Onu ilk uyuttuğum zamanı hatırlıyorum.
Has anyone ever told you you sometimes have bad dreams that you can't remember?
Bazen hatırlayamadığın kötü rüyalar gördüğünü söyleyen oldu mu sana hiç?
I remember there was one point that I went upstairs.
Yukarı çıktığımı hatırlıyorum.
With everything that you have experienced today uploaded into what's left of their brains, all they remember is waking up in the lab with their wife screwing their legs on.
Bugün yaşadığın şeylerin hepsi onların da beyinlerine yüklendi. Hatırladıkları tek şey laboratuvarda eşleri, bacaklarını vidalarken uyandıkları.
Remember, it's not just the animals that are after us.
Unutma, peşimizdekiler sadece hayvanlar değil.
- Remember when I said that I couldn't determine which one of your parents you inherited the ghost gene from?
- Hayalet genin, hangi ebeveyninden miras kaldığını anlayamadım dediğimi hatırlıyor musun?
That's all I remember.
Tek hatırladığım bu.
That's why we don't remember the video.
Video kaydını o yüzden hatırlamıyoruz.
I remember one time I was drinking that stuff at a frat party, and I puked through the screen door.
Bir keresinde bir partide o şeyden içip sineklikten dışarı kusmuştum.
News is saying, that you can't remember about the past.
- Görünen o ki geçmişi hatırlamıyorsun.
If that happen... just remember me.
O zaman beni hatırla yeter.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]