De olduğu gibi traducir ruso
611 traducción paralela
Her yerde olduğu gibi, Paris'te de çoğu insan evlenir.
Как и везде, большинство парижан - семейные люди.
Başlangıç döneminden beri ve bugün de olduğu gibi.
Как было от начала времен, так есть и сейчас
Maisie serisi, Trudie serisi ve de Annabel serisinde olduğu gibi.
Как и серии Мейзи, Труди и, особенно, Анабелла.
Ölümden bir saat önce, vücut titrer epilepsi de olduğu gibi.
В течение последнего часа тело бьётся в припадке, как при эпилепсии.
Doğanın heryerinde olduğu gibi hem dünyada hem de göklerdeki cisimlerde onun çalışmalarında bahsettiği bu ahengi hâlâ görebiliyoruz.
Но из его работ мы знаем, что природа пронизана научными законами, что одни и те же правила применимы на Земле и в небесах что существует резонанс, гармония между нашим представлением о мире и тем, как мир действительно устроен.
Ancak beyinde de olduğu gibi yenilenirken herşey çalışmaya da devam etmeli.
Но, как и в мозге, все должно работать даже во время обновления.
Bir ağacın tepesinde, bugün de olduğu gibi, ellerini büyük bir coşkuyla kirazlara uzatıyor.
Упорно тянулся к черешне на самой вершине дерева...... точно так же, как делает это и сегодня.
Bir tek şey bilmek istiyorum : Sizin orada her şey bu kadar mükemmelse neden sizde de tıpkı bizde olduğu gibi eroin ve kokain sorunu var? Çinliler bir yol buldular.
Тогда скажи мне, если у вас там и впрямь такой рай земной, зачем вы тогда все сидите на кокаине и героине, как мы тут?
- Noel'de olduğu gibi mi? - Evet.
- Как на Рождество?
Manuel beni baştan çıkardı. Ben de olduğu gibi bıraktım.
Мануэль соблазнил меня, и я позволила ему это сделать.
Anlaşmamızda olduğu gibi hemen bir Çinli pasaportu, 1 milyon dolar ve İsviçre'de kalan bir yer ayarlayın yoksa tüm dünyaya bunların arkasında M Kulübünün olduğunu ilan ederim.
Сдержите слово и пришлите кого-нибудь. 1 миллион долларов и резиденцию в Швейцарии. что это дело рук клуба М.
Her şey, her zaman olduğu gibi ama sen de her zaman olduğun gibisin...
Всё точно так же, как было раньше, и ты такой же, как раньше.
Ülkemiz, her zaman olduğu gibi bugün de, bireysel özgürlükler kalesi ve sınırsız fırsatlar ülkesi olmaya devam etmeli.
Наша страна сегодня должна стоять на том, на чём она стояла всегда. Оставаться крепостью личной инициативы. Землёй бесконечных возможностей для всех.
Belki de yabancı olduğu içindir. Bizim gibi düşünmüyorlar.
Иностранцы говорят не так, как мы...
Senin bana ihtiyacın var. Aynı benim de sana olduğu gibi.
Ты, нужна мне также, как и я нужен тебе.
Hanımefendi, tıpkı siz majestelerinin sorumluluğu olduğu gibi, benim de yerine getirmem gereken bir görevim olduğunu takdir edersiniz.
Но, мэм, Вы должны понять, что у меня есть долг, такой же, как и у Вашего Высочества.
Tıpkı aşkta olduğu gibi bir sanı beliriyor insanın içinde,... hiç unutamayacağı sanısı,... ben de hiç unutamayacağım sanmıştım Hiroşima'yı bu yüzden.
Так же, как в любви существуют иллюзии, иллюзии, которые невозможно забыть, так и я находилась под впечатлением иллюзии, что никогда не забуду Хиросиму.
Tabii, her işte olduğu gibi, bizde de bazı ufak yanlış anlamalar oldu.
Конечно, как в любом бизнесе, у нас бывают недоразумения.
Kadın kocasına, Tanrı'ya itaat ettiği gibi itaat edecektir, çünkü İsa'nın Kilisenin efendisi olduğu gibi, erkek de kadının efendisidir.
Жена должна подчиняться мужу, как Господу. Потому что мужчина - хозяин женщины, а Господь - хозяин церкви.
Geçen yıl ellerimin üzerinde de, aynı ayaklarımla olduğu gibi yürüyebiliyordum.
В прошлом году я на руках ходил почти так же легко, как на ногах.
Yaşarken olduğu gibi ölürken de pervasızdı!
Дурак. Как жил, так и умер.
Daha önce olduğu gibi şimdi de olacak
Теперь всё будет как раньше!
Sizlerin de onlar gibi... tüm zencilerin yalan söylediği... tüm zencilerin esas olarak ahlaksız yaratıklar olduğu... kadınlarımız söz konusu olduğunda hiçbir zenci erkeğe güvenilemeyeceği... varsayımını... bu iğrenç varsayımı benimseyeceğinizden emindiler.
В уверенности, что вы, джентльмены, согласны с ними... в предположении- - ужасном предположении- - что все негры лгут, все негры в основе безнравственны, всем неграм нельзя доверить быть рядом с нашими женщинами.
O zamana uyan genç bir adam. Hepsi bu. Özel hayatında olduğu gibi siyasette de zamana uyuyor.
И он самый милый молодой человек из знакомых мне, и ты это знаешь.
Zamanın akışkan olduğu inancı belki de mantıklı. Irmak gibi, akımları, girdapları ve dalgası var.
Логично считать, что время - это поток, как река с потоками, водоворотами и обратным течением.
- Şimdi de önce olduğu gibi anlamı yok.
Он уже это говорил.
Cunegonde de Montignac bir tapınak şövalyesiyle birlikte olduğu sırada babası ikisini de tavuk gibi boğazlamış.
В этой кровати Кунигунда де Монтиньяк отдалась храмовнику. Отец застал их и прирезал как поросят.
Egemenliğin gelsin, gökte olduğu gibi yeryüzünde de senin isteğin olsun.
Да приидет Царствие Твое да будет воля Твоя и на земле, как на небе.
Şüphe yok ki, liman şefinin de size şimdiye kadar söylemiş olduğu gibi, genç bir kızın ortadan kaybolmasını araştırmak için burada bulunuyorum.
Я расследую исчезновение маленькой девочки. не сомневаюсь, что хозяин гавани вам уже это рассказал.
Ancak hem yaygin hem de yogunlastirilmis gösteride, kati mükemmelliklerini küstahça ileri sürenvarliklar sonunda degisir ve yalnizca sistem oldugu gibi kalir :
Как в концентрированном, так и в распылённом спектакле, то, что ещё совсем недавно бесстыдно утверждало своё совершенство, закономерно выходит из обихода - лишь система остаётся неизменной.
Artık Collins Hedgeworth'ün nişanlısı için 25 bin dolar ödül olduğu gibi Collins Hedgeworth için de 25 bin dolar ödül var.
За фиансэ Коллинса Кэджворта дают 25 000 долларов, и за самого Коллинса Хэджворта дают 25 000 долларов.
Şey ona de ki, geri döndüğümde geçen yaz olduğu gibi, onu tekrar Yosemite'ye götüreceğim.
И скажи ему, что, когда я вернусь, мы с ним снова съездим в Иосемитский заповедник. Как прошлым летом.
Bir meyve bahçesindeymişçesine... meyve toplama zamanının kıymetini bildiğimiz gibi... ağaçların çıplak olduğu günlerin de kıymetini bilelim.
Словно в саду земном давайте научимся принимать и ценить периоды, когда деревья остаются без листьев, а также периоды, когда мы собираем урожай.
Aynen insanlarlarda olduğu gibi yengeçlerde de özellikler aktarılır.
Но среди крабов, как и среди людей, есть различные наследственные линии.
- Hepimizin olduğu gibi, senin de görevin var.
- У тебя и у нас есть долг. Долг верности
Atalarım onu olduğu gibi muhafaza etmişler ve ben de bu geleneği sürdürüyorum.
Мои предшественники сохранили его в первозданном виде, и я чту эту традицию
Komite büyük sebeplerin küçük kötülükleri... unutturacağı konusunda ve özgürlüğün de... bir çocuk gibi olgunlaşmak için acı ve göz yaşına ihtiyacı olduğu hususunda Machiavel'yle hem fikirdir.
Комитет общественного спасения хорошо это понял и решил, что для восстановления Республики ему нужна на какое-то время юриспруденция деспотов. Подобно Макиавелли он решил, что в моменты политического осознания самое большое добро сотрет самое маленькое зло.
"Sevginin çeşitleri olduğu gibi..." "... öpücüklerin de çeşidi çoktur. "
"Есть разные виды поцелуев, как и разные виды любви".
Ve senin de bildiğin gibi pazar için hazır olduğu zaman artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak.
и я уверен, вы знаете после его выпуска в продажу произойдут большие перемены.
İlki Zelig'in Eugene O'Neill ile çektirmiş olduğu bir fotoğraf... öbürü de Pagliacci gibi olduğu başka bir fotoğraf.
Фотография Зелига с Юджином О'Ниллом... и еще одна с ним в образе Пальяччи.
Ölüyken de hayattayken olduğu gibi hatalısın eski ortağım.
Ну, ты и мёртвым ошибся... как ошибался живым, старина.
Kazanacakların belli olduğu gibi kaybedecekler de bellidir.
Ты всегда мог назвать победителя. Ты всегда мог назвать проигравшего.
İnsanların hakları olduğu gibi, köpeklerin de hakları vardır.
Как люди имеют права, так и псы тоже
Göklerde oldugu gibi, yeryüzünde de senin istedigin olsun. Gündelik ekmegimizi bugün de bize ver.
Отче наш, сущий на небесах, да святится имя твое, да придет царствие твое,
Seni ve bu tarlayı seçmelerinin bir nedeni olduğu gibi... beni de seçmelerinin bir nedeni var.
Рэй, есть причина, по которой они выбрали меня та же, по которой они выбрали тебя и это поле.
Yani, insan bunun kutunun içinde canlı olmak gibi olduğunu düşünüyor ama ölü olduğu gerçeğini hesaba katmayı hep unutuyor ki asıl fark eden de bu... değil mi?
Beдь вce paвнo вooбpaжaя гpoб, дyмaeшь o ceбe, кaк o живoм, xoтя нa caмoм дeлe мepтв. B тoм тo и paзницa...
"Stoklarım zengin olduğu halde, elimde olanları idareli kullanmaya karar verdim... "... bir birliğin parçası değil de bir karakolun tek nöbetçisiymişim gibi.
Хотя у меня было много запасов, я решил питаться порционно как будто я был одним из постовых, а не частью пустоты.
Öyle diyorsun ama... annenin bahis oynamanın yanlış olduğu gibi... çılgınca bir düşüncesi var... ve İncil`de de böyle yazıldığını söylüyor.
Логичная мысль, правда? Но, видишь ли, Лиза, у твоей мамы есть безумная идея что азартные игры - это плохо хоть в Библии и говорится, что это хорошо.
Fark ettim ki Kolomp gibi ben de ucuz kolonyanın olduğu dünyada yaşamalıydım.
И впервьiе в жизни я понял, что я, как Колумб, буду вьiнужден жить в мире дешевого одеколона.
Çok şanslı bir adamım. Özellikle de sizin gibi arkadaşlarım olduğu için.
Я очень счастливый человек, мне повезло - у меня такие друзья, как вы.
Eskiden olduğu gibi kafaları patlatamayız... ama bizim de yöntemlerimiz var.
Мы уже не можем пробивать головы людям, как когда-то, но кое-что мы еще умеем.
gibi 298
gibi mi 48
gibi görünüyor 21
gibi şeyler 18
gibi bir şey 16
de öldü 40
de oldu 19
de olacak 17
de olacağım 50
de olacağız 24
gibi mi 48
gibi görünüyor 21
gibi şeyler 18
gibi bir şey 16
de öldü 40
de oldu 19
de olacak 17
de olacağım 50
de olacağız 24