English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / Anglais → Turc / [ D ] / Driller

Driller traduction Turc

49 traduction parallèle
I was a very good driller.
İyi bir eğitmendim, efendim.
The idea that it's your gift, while I'm doing it... will make me the happiest driller in the world.
Senin hediyen olduğu için bu beni dünyanın en mutlu insanı yapıyor.
Not drill-man, we say driller.
Kuyucu değil, sondajcı deriz biz.
As for me, I'm a super-driller.
Bana gelirsek, ben bir sondaj-ustasıyım.
And you won't be Foreman, not even driller assistant, oh no!
Ve artık Formen değilsin, sondaj yardımcısı bile değilsin, oh hayır!
I'm a driller, sixth class.
Ben bir sondajcıyım, altıncı sınıf.
Alexei Ustyuzhanin, first-class driller, experienced, schooled, highest qualifications, worked like a beginner for a whole month.
Deneyimli, eğitimli, en yüksek kıdemli, birinci sınıf sondajcı, Alexei Ustyuzhanin, bir ay boyunca çaylak bir işçi gibi çalıştı.
DRILLER ALEXEl USTYUZHANIN WAS BURNED TO DEATH. "
SONDAJCI ALEXEI USTYUZHANIN YANARAK HAYATINI KAYBETTİ. "
An expert driller.
Uzman bir sondajcı.
Mr. Gaines owns this bar, the Driller's, the bookstore peep shows out on the highway west o'town.
Bay Gaines de bu barın sahibidir. Ayrıca Driller's barının ve kasabanın batısındaki otoyoldaki kitapçılardaki dikiz gösterilerinin de.
I'm so sick of the Driller's Club I could puke.
Driller's Kulüpten öyle sıkıldım ki kusabilirim.
- Where did you make the purchase?
- Nerede aldınız peki? - Driller's Kulüpte.
I saw Will Gaines step out the back door of the Driller's Club, where he engaged Sergeant Raynor in a short conversation.
Will Gaines'in Driller's Kulübün arka kapısından çıktığını gördüm. Orada Çavuş Raynor'la aralarında kısa bir konuşma oldu.
Farmers, ranchers, homesteaders, this well driller is an example of modern American industry at its finest.
Çiftçiler, yerleşimciler... bu kuyu kazma makinesi, modern Amerikan endüstrisinin nadide bir örneği.
Brone, my driller... and Namon, my ally... who was nullified because of me.
Brone, çalıştırıcım... ve Namon, dostum... benden dolayı öldürüldüler.
We bring in the world's best deepcore driller.
Dünyanın en iyi delme ekibini oluşturacağız.
I'm a third generation driller, doin'it all my life.
Ailem, üç nesil bu işi yaptı. Hayatım boyunca bunu yaptım.
Don't let me go real-a, gorilla, bad nigger driller ;
Beni gerçek bir gorile, kötü bir zenciye çevirme,
Why I do what I do - defending the defenseless, protecting the disenfranchised corporations that have been abandoned by their very own consumers - the logger... the sweatshop foreman... the oil driller... the land mine developer... the baby seal poacher...
Neden yapıyorum, neyi yapıyorum... Savunmasızı savunmak,... kendi müşterileri tarafından terkedilmiş,... dışlanmış şirketleri korumak -... kereste için ağaç kesen az paraya çocukları çalıştıran petrol kuyusu açan kara mayını geliştiren bebek fokları kaçak avlayan...
My little gun driller.
Benim küçük çekirgem.
I'm a driller, Agent Booth.
Ben sondajcıyım, Ajan Booth.
Remember to send the driller home to put up the photos in the prayer room.
Eve matkaplı bir adam göndermeyi unutma dua odasındaki resimler asılacak.
Is the driller free?
- Matkap ustası boşta mı? - Ne oldu?
The driller must be...
- Matkapçı şey olacaktı... Hari.
I am the driller, ma'am.
Matkapçıyım bayan.
- It's the driller.
- Matkapçı.
Mom, I sent the driller.
Anne, matkaplı adam göndermiştim.
The driller was saying that there's industrial power here.
İşçi, sanayi cereyanı olduğunu söylüyordu.
That driller is a fool.
O işçi salağın teki.
Well about six days ago, just under 47,000 feet, the driller broke to the top of the cavity.
6 gün önce yaklaşık 47.000 fit derinlikte yer kabuğu altında devasa bir boşluk keşfettik.
and when the wind blew the driller sends a noise, that was like the howling of demons...
Rüzgârlı havalarda sondaj işçileri cinlerin ve şeytanların ağlamalarını duydukların söylerlerdi.
If I'd known about Driller Killer there, I wouldn't have opened a second bottle of whisky.
Matkaplı katilin geldiğini haber almış olsam, ikinci şişe viskiyi açamazdım.
And until you're in that driller slam, and you hear that one... two, three,
Ve bu başarıyı elde edene kadar, bunu duyacaksın... iki, üç...
Driller-bot is thirsty.
Delici-bot çok acıkmış!
and let nothing stand in your path, Driller.
Ve hiç bir şeyin yoluna çıkmasına izin verme, Matkap.
Destroy them, Driller!
Öldür onları, Matkap!
The driller weaken the mine!
Matkap madeni zayıflatmış.
And it's making fun of the so called Driller Killer, video nasty.
Matkaplı katilli video filmleriyle dalga geçmektedir.
So I'll need $ 75,000 for the driller.
Matkap için 75,000 dolar gerekiyor.
You need to tell the driller to get back onto the original path.
Sondajcıya planlanan yola dönmesini söylemelisin.
Maybe they don't want the Committee to think Harold's a wildcat driller.
Komitenin, Harold'ın sondaj kuyuları olduğunu bilmesini istemiyorlardır.
That's why I just promoted him to assistant driller.
Onun için onu sondör yardımcılığına terfi ettirdim.
Especially if he leapfrogs all the way up from roughneck to assistant driller in one day.
Hele ki özellikle meydancılıktan... sondör yardımcılığına bir günde zıpladıysa...
Next thing I know, he gets made all the way up from roughneck to assistant driller.
Sonrasında bildiğim tek şey... meydancılıktan sondör yardımcılığına hızlıca geçiverdiği.
Oil driller has to save the world from an asteroid.
Dünyayı bir göktaşından kurtarmak zorunda kalan bir sondajcı.
He's a surface driller for Chesapeake Energy.
Chesapeka Enerjide çalışan delici-kırıcı operatörü.
He's a driller, has a small operation over near Farwell.
Sondaj işiyle uğraşıyor, Farwell'e yakın bir yerde küçük bir fabrikası var.
- The Driller's Club.
- Oraya ne zaman vardınız?
13, 00 : 47 : 09 : 13, It appears in Body Double 13, 00 : 47 : 12 : 13, as the bachelor pad of a lunatic driller killer.
Sahte Vücutlar ( Body Double, 1984 ) filminde... akıl hastası bir katilin bekar evi olarak gözükür.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]