English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / Anglais → Turc / [ G ] / Girl trouble

Girl trouble traduction Turc

380 traduction parallèle
Girl trouble?
Kız meselesi mi?
What is it, girl trouble?
Sorun ne, kız meselesi mi?
Now, you just sit right down there like a good girl, and in just a minute you'll forget that you had any trouble.
Şimdi iyi bir kız gibi orada usluca otur... ve bir dakika içinde tüm sıkıntılarını unutacaksın.
My girl, women are nothing but trouble.
Kadınlar beladan başka bir şey getirmez kızım.
I went to a great deal of trouble — Believe me, it wasn't easy — but I managed to find out who the girl was.
Çok büyük zahmetlere girdim - İnan bana, hiç kolay olmadı ama kızın kim olduğunu öğrenmeyi başardım.
Listen, my girl you're still in trouble.
Bak, kızım başın hala dertte.
I got into trouble, but I really am a nice girl.
Başım belaya girdi ama ben iyi bir kızım.
Being a detective, you can understand how a girl... even if she is nice, can get into a lot of trouble.
Dedektif olarak, bir kızın başının, iyi bir kız da olsa nasıl bir sürü derde girebileceğini anlarsın.
I wouldn't go stirring'up no trouble with that girl if I was you, young fella.
Eğer yerinde olsam genç dostum, bu kızla hiç sorun çıkartmak istemezdim.
I never had so much trouble swallowing food in my life... looking at that girl's face and that empty chair.
Hayatımda hiç böyle yediklerim boğazıma dizilmemişti. Kızın yüzüne ve o boş sandalyeye bakarken...
Nancy Ordway's trouble was that she was a purpose girl who forgot her purpose.
Nancy Ordway ideallerinden şaşmış bir kız olarak tam bir baş beleası idi.
When they're in trouble, it's always their Girl Friday who gets them out of it.
Başları derde girdiğinde, onları daima asistan kız kurtarır.
I wouldn't want to see that girl get into trouble.'
O kızın başının belaya girdiğini görmek istemiyorum.
Do you know what trouble you can get yourself into with a girl like that?
Böyle bir kızla başın nasıl belâya girer, biliyor musun?
Yesterday afternoon, my girl and me, we had this big trouble and she run out on me, and...
Dün öğleden sonra sevgilimle bir sorun oldu ve beni bırakıp gitti.
So all go to geisha house and tell trouble to geisha girl.
Hepsi geisha evine gider ve derdini geisha kızına anlatır.
Do you have trouble with your girl?
Kadınınızla sorununuz mu var?
Sorry to trouble you, but I brought these for my little girl.
Rahatsız ettiğim için özür dilerim şunları kızıma getirdim.
Where there are two men and one girl on top of a mountain, it's trouble.
Bir dağın zirvesinde iki adam ve bir kadın varsa, bu sorun yaratır.
- No, not at me at this poor girl here, she's in a bit of trouble.
Hayır anne bana değil. Bu kızcağıza bağırıyorlardı başına gelenleri bilsen.
He's got a girl in trouble and doesn't know what to do.
Kız arkadaşının başı dertte ve ne yapacağını bilemiyor.
An attractive girl like you should have no trouble.
Senin gibi çekici bir kız hiç zorluk çekmemeli.
Yes, that French farm girl we had all the trouble about,
Başımıza bela kesilen Fransız köylü kız.
You get a girl in trouble and you gotta take the consequences.
Kızın başını derde sokarsan sonuçlarına da katlanırsın, oğlum.
Ian, I must talk to someone about this, but I don't want to get the girl into trouble.
Ian, bundan birine bahsetmeliyim, ama Susan'ı belaya sokmak istemiyorum.
Trouble is, I've got to like a girl a lot before I can work up to anything.
Sorun şu, bir kızla aramda bir şey olması için onu çok beğenmem lazım.
Well, little girl, you are in trouble now.
Bu çok ama çok ciddi.
I get into a little bit of trouble... and I faint like a silly little girl.
Bu sabah başımı biraz belaya soktum. Aptal, küçük bir kız gibi.
Usually I have trouble with a new girl.
Genelde yeni kızlarla sorun yaşarım.
I intended to bring the girl here tonight, but I ran into some unexpected trouble.
Kızı bu gece buraya getirmeyi düşünmüştüm, ama beklenmedik bir sorun çıktı.
Listen, is the girl in any kind of trouble?
Bakın, kadının başı dertte falan mı?
- The girl's not in any trouble.
- Başı dertte falan değil.
I'm a girl who never had trouble with a zipper in her life... until tonight.
Ben hayatında bir fermuarla hiç sorun yaşamamış bir kızım,... bu geceye kadar.
He wouldn't be the first fellow who got a girl into trouble... And then killed her'cause he didn't want to marry her.
Onunla sorun yaşayan ilk erkek o değildi onu öldürdü çünkü onunla evlenmek istemedi.
Or this spineless stud... Who pulled up his pants and ran like hell when he got a little Mexican girl in trouble?
Yoksa küçük bir Meksikalı kız ile başı derde girdiğinde....... pantolonunu topladığı gibi sıvışan yüreksiz bir adama mı?
You got some girl in trouble?
Bir kızın başını derde mi soktun?
That's just the trouble, though : he's only a little lad... and you're only a little girl.
Sen de henüz küçük bir kızsın.
The trouble with Nancy is she's a one-man girl.
Nancy'nin belası tek erkeklik olması.
The American leaves and the girl has no more trouble.
Amerikalı bıraksın ve kız sorun olmasın.
For one thing, we don't know the girl's in trouble.
Birincisi, kızın başı dertte mi bilmiyoruz.
Rosie, our girl is in trouble.
Kızımızın başı dertte.
Any girl who calls up a boy is just asking for trouble.
Bir oğlanı arayan bir kız bela arıyor demektir.
I hope you haven't got a girl into trouble.
İnşallah birini hamile bırakmadın.
I'LL TELL YOU SOMETHING. THAT GIRL IS TROUBLE.
Sana bir şey söyleyeyim mi, bu kız sana bela getirecek.
I knew that girl would be trouble.
Bu kızın sorun çıkaracağını biliyordum.
You are a pack of trouble, girl.
Sen bir bela kaynağısın, kızım.
Your little ass is gonna be in big trouble over that tape, girl.
O kaset yüzünden başın belaya girecek kızım.
I see someone in front of me who got his partner in trouble... and sent her off to some butcher... while he moved on to an innocent, young girl like my daughter.
Ben sadece önümde duran zavallı bir insan görüyorum, sevgilisi sıkıntı içinde...... ve onu bir kasaba yolluyor! .. kendiside o sırada masum küçük kızları, benim kızım gibilerini baştan çıkarıyor.
- I'd like to report a girl's in trouble.
- Bir kızın başı belada.
- Listen, a girl's in trouble.
- Bir kızın başı belada dedim.
I'd like to report a girl's in trouble.
Bir kızın başı belada.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]