English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / Anglais → Turc / [ I ] / It's true

It's true traduction Turc

18,441 traduction parallèle
It's so true.
Bu çok doğru.
- That's not true. - No, it is true.
- Bal gibi doğru.
No, it's not true!
Hayır, bu doğru değil!
It's not true.
Bu doğru değil.
It's true, Alec.
Gerçek bu Alec.
It's true, son, I told you that, but, it was in other times, I did not have the experience...
Doğru ya, ben söyledim ama o farklı bir dönemdi. Tecrübesizdim...
Well, it's true, so give Skinner a shot.
Bu yüzden Skinner'a şans tanı.
- It's not true!
- Bu doğru değil.
It's true.
Gerçek.
And it pains me that anyone, even someone who is mentally ill, would think my husband is capable of what Mr. Goodwin believed to be true.
Ve akıl hastası dahi olsa, birinin kocamın Bay Goodwin'in doğru olduğuna inandığı şeyleri yapmış olduğunu düşünebilmesi fikri beni derinden yaralıyor.
I know what the defense was gonna ask me about, and it's true.
Savunmanın bana ne soracağını biliyorum ve cevap doğru.
You know it's true.
Doğru olduğunu biliyorsun.
Apparently it's true. There's a lid for every pot.
- Her malın bir alıcısı varmış harbiden.
It's not true.
Doğru değil bunlar.
So, is it, is it true Mr. Arietta's dead?
Bay Arietta'nın öldüğü doğru mu?
Look, what if it's true?
- Ya doğruysa peki?
It's hard to shake your true nature. Well, not really.
- Pek sayılmaz.
It's true.
Doğru. Onu seviyordum.
Ms. Grant, I'm sorry you think what you think, but it's not true.
Bayan Grant, düşündüğünüz şey için üzgünüm ama doğru değil.
Mike. Is it true that Mark Hickman was having an affair with D.D.A. Gray?
Mark Hickman'ın, Bölge Savcı Yardımcısı Gray'le ilişki yaşadığı doğru mu?
It's not a true sports car if it's an automatic, all right?
Eğer otomatikse gerçek spor araba değildir, tamam mı?
- You mean it's true? - Mmm-hmm.
Doğru mu yani?
But it's also true he can't win without our help.
Ama yardımımız olmadan da başaramaz.
So they're sending these SEALS in to see if it's true and I'm supposed to help them find him.
Bu doğru mu diye bakmak için komandoları gönderiyorlar ve ben de onlara yardım ediyorum.
Yes, it's true.
Evet, bu doğru.
Well, it's true he has contributed to the defeat of his brother. But that was not for the sake of Paris.
Kardeşinin yenilmesinde emeği geçtiği doğrudur ama bunu Paris için yapmadı.
- It's true.
- Değil.
But the funny thing is... It's true.
Ama işin komik tarafı bu doğru.
If it's true... If it's true that our father lied to his people, and abandoned them, then I hope he never comes back.
Bu doğruysa babamızın halkına yalan söyleyip onları bir başına bıraktığı doğruysa umarım geri dönmez.
But if I say it out loud it means I'm either crazy or it's true.
Ama dışımdan söylersem ya deli gibi gözükürüm ya da bunun doğru olduğu anlamına gelir.
I can see it's true by the way you look at your kid.
Kızına bakarken bunu doğru olduğunu görebiliyorum.
No, it's true, you're right.
Hayır, doğru, haklısın.
It's true, I have done many unscrupulous things in the pursuit of what I want, but let me be clear...
İstediğimi almak için bir sürü acımasız şey yaptığım doğrudur. Ama açık konuşayım...
I'm joking, but in a way, it's true. He's brain-dead.
Ş ž aka yapıyorum ama bir bakıma da doğru, çünkü o beyni ölmüş biriydi.
It's all true, Tom.
Hepsi doğru Tom.
Don't know if it's for true, but maybe ain't no difference.
Doğru mu bilmiyorum ama fark eden ne olacak?
But it's true.
Ama doğru.
It's true.
Ciddiyim Artur Aleksandreviç.
- It's not true!
- Doğru değil bu.
No, no, that can't be true. Yes, it appears that somebody's been teaching her to read and write!
Ayrıca görünüşe göre birileri de ona okuma yazma öğretmiş!
It's true, what they say, isn't it?
Söyledikleri doğru, değil mi?
That's not true, and you know it.
Bu doğru değil, sen de biliyorsun bunu.
It's true, I have greatly changed since last we met.
Bu doğru, son görüşmemizden bu yana çok değiştim.
But it's true though.
Ama yine de doğru.
- That's true. It is.
- Evet, öyle.
It's a long shot, sure, but isn't true love always a long shot?
Ufak bir ihtimal biliyorum ama gerçek aşk zaten ufak bir ihtimalden ibaret değil mi?
- It's true. - And then this?
Şimdi de bu.
That's from Wikipedia, so you know it's true.
Wikipedia'da yazıyor. Doğruluğu kesin yani.
If it's true, then I'll give him hell for it.
Doğruysa da onun canına okuyacağım.
- I'm afraid it's true, ma'am.
- Maalesef doğru hanımefendi.
It's true.
Doğrudur.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]