English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / Anglais → Turc / [ T ] / Talking to you

Talking to you traduction Turc

20,255 traduction parallèle
That's who I was talking to you about.
Sana bahsettiğim kişi.
Gavin, I'm really not supposed to be talking to you, but there's something I think you should know about.
Gavin, seninle konuşmamam gerekiyor ama bilmen gerektiğini düşündüğüm bir şey var.
That's not why I'm here talking to you.
Bunu konuşmak için gelmedim. Mesele şu ;
I'm standing here wasting my time talking to you, but I'm thinking of something, you know?
Burada durup vaktimi seninle konuşarak harcıyorum ama ne düşündüğümü biliyor musun?
If you're wondering what you're hearing, it's me, Dr. Tobias M. Curtis, and I am talking to you because activity will help keep both of us warm- - me by working my jaw, and you by working your brain.
Ne duyduğunu merak ediyorsan benim, Dr. Tobias M. Curtis ve seninle konuşuyorum çünkü hareket halinde olmak ikimizi de sıcak tutacak ben çenemle iş yaparım sen beyninle.
Yeah, but how did they seem when they were talking to you?
Peki ama sizinle konuşurken nasıl görünüyorlardı?
Oh, this is why I should've been talking to you in high school, instead of talking to jerks and dumb jocks.
Bu yüzden lisede o ahmak ve sporcularla takılmak yerine seninle takılmalıydım.
Not talking to you, Vern.
Seninle konuşmuyorum Vern.
- Yeah, I'm talking to you.
- Ben konuşamam...
- We're talking to you because you ordered some of your boys to kill us.
Seninle konuşuyoruz çünkü adamlarına bizi öldürmelerini emrettin.
It's just... weird talking to you about another girl.
Cameron, biz arkadaşız. Sorun yok.
But we're talking to you right now.
Ama şu anda konuşuyoruz.
- I'm just talking to your mom about how you used to fish with your dad. - Stop it. - Stop it.
- Annenle senin, babanla birlikte nasıl balık tuttuğunuzu konuşuyorduk.
I would like to, but I honestly have no idea what you're talking about.
Çok isterdim ama neden bahsettiğini zerre anlamadım.
You know, the school really wants us to keep talking to our kids about trolling on the Internet and how serious it is.
Bilirsin, okulunuz çocuklarımızla internet trolleri ve bu konunun ciddiyeti hakkında sizlerle konuşmamızı istiyor.
And you will need to sit down with our head of PR beforehand to go over talking points.
İlk önce konuşacağın şeylerle ilgili halkla ilişkiler müdürümüzle görüşmen gerek.
You're fucking nuts! Look who's talking to who!
- Sen kafayı sıyırmışsın!
Which is so annoying because I totally want to keep talking about that thing you're talking about.
Aslında hiç istemiyorum çünkü bahsettiğin şeylerden konuşmayı tercih ederim.
Are you talking to me? No.
Bana mı dedin?
- [female] Are you talking to me?
- Bana mı dedin?
Thank you so much for talking to me.
Bana konuşma fırsatı verdiğiniz için çok teşekkürler.
I don't know who else you're talking to about the platform, but I'm willing to go up to seven million on 70.
Platformdan başka kime bahsettin bilmiyorum ama teklifi 7'ye 70 milyona çıkarmaya hazırım.
So when you were referring to the person who bought Pied Piper as a contemptible asshole, you were talking about Erlich?
Pied Piper'ı alan adamdan bahsederken rezil götü, Erlich için mi kullandın?
Hey, you been talking to that weird Bogart kid?
Hey, şu tuhaf Bogart çocuğundan mı bahsediyorsun?
- Hannah, you're talking to homer.
- Hannah, Homer ile konuşuyorsun.
You couldn't get me to talk - - [muffled talking]
Beni konuşturamayacaksın.
'Cause I have spent a lot of time talking to both of you about whether you should date each other.
Çünkü size birbirinizle çıkmanızı söylerek çok fazla zaman harcamıştım.
Are you talking to me or are you talking to the fries?
Bana mı diyorsun yoksa patateslere mi?
Do you know now who you've been talking to?
Şimdi kiminle konuştuğunu biliyor musun?
It was you... talking to me... guiding me.
Sendin benimle konuşup bana yol gösteriyordun.
Maybe because you're like a big kid yourself. That's why you're so good at talking to them.
Belki de kendin kocaman bir çocuk olduğun için onlarla iletişim kurmakta çok iyisindir.
You know, we were just talking about trying to watch this fight, but it's, uh, pay-per-view, so it's a little expensive.
Biz de şu maçı izlemeyi düşünüyorduk ama ücretli yayın olduğu için biraz pahalı.
I can't believe you're talking to me like this.
Benimle böyle konuştuğuna inanamıyorum.
I'm talking about we have to get you out of here!
Buradan gitmemiz gerektiğini anlatıyorum!
Who is that you're talking to?
bu konuşan da kim?
Sorry. I thought you were talking to some other alien agent at the DEO.
DEO'daki başka bir uzaylıdan bahsediyordun galiba.
Because that's who you'll be talking to if you ever pull something like that again.
Çünkü bir daha böyle bir şey yapacak olursan konuşacağın kişi polis olur.
Kanan, you need to stop talking now.
Kanan, artık konuşmayı bırakman lazım.
Why do you think General Zwane wants you to waste your time - talking to me?
Sizce General Zwane niye benimle konuşup vakit harcamanızı istiyor?
Are you talking crap about me to civilians?
Sivillere benim hakkımda neler söyledin sen?
Folk heard you talking to that woman who came.
Ahali gelen kadınla konuştuğunu duymuş.
Well, that's how I want you to remember us : Blurry and talking like Zuul.
Bizi aynen öyle hatırlamanı istiyorum bulanık ve Zuul gibi konuşurken.
Our Se Yoon wouldn't stop talking about wanting to see you.
Bizim Se Yoon durmadan sizi görmek istediğini söyledi.
Who do you think you're talking to?
Sen kiminle konuştuğunu zannediyorsun?
Are you talking to me? Yeah!
- Bana mı diyorsun sen?
Why are you talking to Dr. Barrett?
Neden Doktor Barrett ile konuşuyorsunuz?
Wait, like, you mean when you were talking to Nina?
Dur, sen Nina ile konuşurken mi diyorsun?
Get you to stop talking.
Çeneni kapaman gerek.
Enough to know that this idea that you're talking about is impossible.
Bahsettiğiniz şeyin imkansız olduğunu bilecek kadar mürekkep yaladım.
You see any photos of Mei Ling talking to anybody?
Mei Ling'in biriyle konuştuğu fotoğraf gördün mü hiç?
You have come a great distance, but now's not the time to be talking about trade.
Uzun yoldan geldin. Ama şimdi ticaret konuşmanın zamanı değil.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]