English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / Anglais → Turc / [ T ] / Told you what

Told you what traduction Turc

11,932 traduction parallèle
- He just told you what to...
- Az önce söyledi ama.
I just told you what it is.
Ne olduğunu söyledim ya sana.
I told you what to do.
Sana yapman gerekeni söyledim.
We should have told you what was at risk.
Neyin tehlikede olduğunu size söylemeliydik.
If I had told you what Selina and I had planned, you would have stopped me.
Selina'yla plânladıklarımı sana söyleseydim beni durdururdun.
What? I told you to stay in the car.
- Arabada kal demiştim.
Remember what I told you about women.
Sana kadınlar hakkında söylediklerimi unutma.
That's what he told me he wants you to call him.
Bana, ona bu ismi vermeni istediğini söyledi.
- What have I told you!
- Ben sana ne dedim?
Is that what he told you?
Sana söylediği bu muydu?
That's what you told me. - So?
Bana bunu söylemiştin.
I told you it wouldn't be easy to get what you wanted.
İstediğin şeyin kolay olmayacağını söylemiştim sana.
I mean, what would you have done if she told you the truth?
Yani, eğer sana gerçeği söylese ne yapardın?
Isn't that what you told us? So?
- Bize söylediğiniz buydu, değil mi?
And you can't tell anyone what I told you.
Ve sana söylediklerini kimseye söyleyemezsin.
I was just hoping that she told you something about what was happening to her.
Sadece sana onun hakkında bir şey söylediğini umuyordum. Ona oluyordu.
I told her exactly what I told you, which is that it's a harmless medical condition.
Ona tam olarak ne dedim sana söyledim, bu da onun Zararsız bir tıbbi durum.
For what it's worth, everything else I told you was true.
Bir değeri olur mu bilmem ama diğer söylediklerim doğruydu.
You did what your heart told you.
Sen kalbinden geleni yaptın.
If you're referring to what Donnie told me about the purple ooze, it's called "compartmentalization of information."
Donnie'nin mor sıvı hakkında bana söylediğinden söz ediyorsan ona "bilginin ayrıştırılması" denir.
I remember what you told me the first day we met.
Tanıştığımız ilk gün bana söylediğin şeyi hatırlıyorum.
I am, after what you told me at the mortuary.
Morgda söylediğiniz şeylerden sonra ben korkuyorum.
Like this, there is a redaction in the middle of what the defendant has told you about the night of Andrea's murder.
Aynı bunun gibi ; sanığın Andrea'nın öldürüldüğü gece... hakkındaki ifadesinin tam ortasında bir karartma var.
Brianna. You told me you just wanted the truth, no matter what.
Ne olursa olsun gerçeği bilmek istediğini söylemiştin.
I'm sure you've told so many lies about it you don't even remember what happened.
Bu konuda o kadar yalan söylemişsindir ki eminim olanları bile hatırlamıyorsundur.
Louis, do what you're told.
Louis, annen ne diyorsa onu yap.
I'd like to hear what you know about Louis'fall, the version Natalie told you.
Louis'in düşüşüyle alakalı Natalie'nin size ne anlattığını öğrenmek istiyorum.
Remember what I told you I saw that night in the subway?
Bir gece gelip metroda gördüklerimi anlatmıştım hani.
I'm just telling you what they told me.
I'm Sadece onlar bana söylediğini söylüyorum.
I told him about what happened to you. And he said he wanted to help, so.
Başına gelenleri anlattım ve o da yardım etmek istediğini söyledi.
I told you, I don't know what you're talking about.
Söyledim sana. Neden bahsettiğini bilmiyorum.
What you're not so good at is doing what you're told.
Söyleneni yapmak konusunda ise o kadar iyi değilsiniz.
I wish you would've told me that, what, 800 miles and 28 hours ago?
Bunu 1300 kilometre tepmeden 28 saat önce söylesen olmaz mıydı?
I did exactly what you told me to.
Aynen bana dediğini yaptım.
You're doing it, what it is told.
Söyleneni yapacaksın.
What if I told you that you were wrong? That there are no chance encounters?
Ya yanıldığını, karşılaşılacak hiç fırsat olmadığını söylersem?
What if I told you that you can't hurt the newcomers? And that they can do anything they want to you?
Peki ya yeni gelenlere zarar veremeyeceğinizi ve size istedikleri her şeyi yapabileceklerini söylersem?
Well, Kevin told me what those ladies said to you, and I... I have to say, I sure wish that I could give everybody a spiritual IQ test before they walk in the door.
Kevin o kadınların sana ne dediklerini bana anlattı ve şunu söylemeliyim ki, keşke herkese kapımıza gelmeden önce ruhani bir IQ testi uygulayabilsem.
Is that what you told my wife?
Karıma ne dedi mi?
What if I told you there was a way all of your owner-operators can save literally hundreds of dollars a year in electrical costs?
Sana, tüm bayi sahiplerinin elektrik faturalarından her yıl yüzlerce dolar kar edebileceklerini söyleseydim ne derdin?
We need to be told what you saw.
Ne gördüğünüzü siz söylemelisiniz.
You once told me you knew what your father was.
Bana babanızın nasıl bir adam olduğunu bildiğinizi söylemiştiniz.
Is that what he told you?
Sana böyle mi anlattı?
What... What? I told you not to give details.
- Sana detay verme demiştim.
Fuck you, what you told me!
- Siktir git söylemişmiş!
You can't do what you're told, huh? How many? !
Sana söyleneni yapamıyor musun?
Mr Romanov, let me remind you, we were told to come here and choose what we like... and now we have chosen.
Bay Romanov size hatırlatayım buradan istediğimizi seçebileceğimizi söylemiştiniz ve şimdi seçiyoruz.
You told the truth. What choice do they have?
Gerçekleri anlattın, başka bir seçenekleri yoktu ki.
Oh, and, uh, remember what I told you.
Söylediklerimi de unutma.
Whatever the truth is, it's not what you told me.
Nasıl oldu bilmiyorum ama bana söylediklerin doğru değil.
So here's the situation. Professor Strange has tasked me with finding out how much you two know about what he's been up to and, more importantly, who you told.
Durum şu Profesör Strange beni, sizin yaptıklarını ne kadar bildiğinizi öğrenmem için atadı.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]