Dedimki traduction Anglais
108 traduction parallèle
Dedimki, sizinle iş konuşmaya hazırım.
I said I'm prepared to talk business with you.
- Dedimki, bırak yayılsın.
- I said, Let it spread.
Dedimki o, ucuz, aşağılık, teneke rütbeli, kitaba uyan asker.
I said he was a cheap, contemptible, tin-plated, book soldier.
Dedimki, bana yardımcı olabilir misiniz?
I said, I wonder if you could help me.
Ben dedimki bir adam Araphaoları aşıp dışarıda neler olduğunu öğrenebilir. Yeterince hızlı bir atı ve silahı varsa.
I said that one man might get past those Arapahos out there... if he's fast enough with a horse and a gun.
Çünkü Kral'a dedimki Hazır olduğunda onu sana teslim edeceğim.
Because I told the King that you were ready to submit.
Dedimki...
I said...
O yorgundu ve dedimki...
- I was passing, and..
- Ne dedimki. farzettim sadece.
- What am I supposed to do anyhow?
Dedimki, bu sabah kalktigimda rahatsiz edici bir ses duydum.!
I said, when I woke up this morning... I heard a disturbing sound!
Dedimki lütfen konuşabilirmiyiz... sizinle..
I said, may I please speak... with you
Şey, Dedimki'Hayır, alışılmadık birşey yok.'
Well, I said'No, nothing unusual.'
Bende ona dedimki " "Garsona bir sor bakalım senin isteklerini neden yapmadı.. ... fakat sen garson için ne yaptın?" "
So I say, "Ask not what your waiter can do for you... but what you can do for your waiter."
Dedimki, bir oda buldum.
I said, I found a room.
O yalan söyleyen gözlerine bir kez baktım ve, dedimki...
I take one look into her lying eyes, and say...
- Ne? - dedimki, Siktir git, Jack.
- Say, fuck you, Jack.
Tarlada nasıl çalıştığını gördüm, ve dedimki,
NAH. I JUST SEEN HOW HARD YOU WAS WORKIN'IN THE FIELD, AND I SAID,
Dedimki eğer görünmez olabilirsem dikizleyebilirim
I said if I were invisible I could peep
Sana dedimki, saat yönünde masaj yapıcaksın.
I said, massage clockwise.
- Sonra kendi kendime dedimki
- So I thought to myself...
"Bir an boşluğuma geldi, ve ona dedimki..."
"I was appalled and said..."
Dükkan yolumun üzerindeydi. Dedimki.
I was on my way to the store, I said :
Dedimki... bir... problem... mi... var, huh?
I said do... we... have... a... problem, huh?
Anneme dedimki Ona benimle evlenir misin diye soracağım.
I told my Mom I should ask her to marry me.
Ne! Dedimki tüm olanlar çok hızlı oldu.
I mean, it all happened so fast... without any fanfare.
Dedimki babana, Asımcığım ne yapalım edelim bundan Erol'a alalım. Ama sürpriz olsun.
I told your father that we should make a surprise for you.
Inanamiyorum Annecigime dedimki... vickiden hoslaniyorum.
I-I-I can't believe that I-I-I told Mama... that I got feelings for you.
DEdimki eğer s * kici bir adamsan beni şimdi burda s * kersin!
I said if you were a fuckin'man, you'd fuck me here, right here, now!
Sözlerini zaten hiç tutmadığını birkez daha anladım, Yukarı çıktım ve O'na dedimki :
Once I realised he never kept his promises anyway, I went up to him and said :
- Dedimki, "Duvar insanları"
- What the fuck did you say? - I said, "Wall people."
Dedimki ; "bana arka farları göster."
I said, "Show me the tail lights."
Dedimki, bizim için raja'lar ve majesteleri için... tüm kapılar şimdi kapandı.
I was just saying that for us rajas and maharajas... all doors are now closed.
Ve şey, Onun rozetine baktım ve dedimki, "Microsoft için çalışıyorsunuz"
And uh, I looked at his badge and said, "Oh, I see you work for Microsoft."
Ve sonra ona hayvan gibi uzun dikkatli bir bakış atarak dedimki,
And so I gave him the thousand yard stare and said,
Ben anlattıkça, o kafasını daha çok böyle sallamaya başladı ve en son dedimki, "Ne'si yanlış?"
The more I told him, the more he started to shake his head like this, and I finally said, you know, "What's wrong?"
Linus a döndüm ve dedimki ; "Ulaann! hiç düşünmüşmüydün bir gün buraya geleceksin ve CNBC de konuşulan konu Linux olacak?"
I turned to Linus and I said "Gee, did you ever think, you know, you'd walk in here some day and Linux would be THE theme on CNBC?".
Dedimki bir uyuşturucu yaptıysa.
I said he was a drug runner.
Bir kiz dediki, "Ben neyapacagim?" Ve dedimki, "Bebekler benim alanima girmiyor."
A girl said, "What am I gonna do?" and I said, "Babies aren't my thing."
Ne mi dedim? Dedimki, " Gus, şu anda senin hakkında her ne düşünüyorsam...
I said, " Well, Gus,
Beni ayılttı ve ayılınca ona dedimki ne seni ne de o aptalkardeşini görmek istemiyorum.Ve sonra suratına tükürdüm.
So he grabbed my arm and said, "Why are you running away?" And I said, " Because I didn't want to see you or your stupid bearded brother either.
Ben de dedimki, "'Çünkü korkuyorlar! "
I said, "'Cause they scared! "
Neyse Molly'ye dedimki...
I said to Molly...
Oh, dedimki bu beni bugün aktör yapar.
Oh, I'd say it's made me the actor that I am today :
Dedimki, biraz daha müzik çal, Otis.
What I said was, play some more music, Otis.
Ona dedimki, "tek yapman gereken burayı imzalamak."
I said, "all you have to do is sign here."
# I said to Hank Williams ( Hank Williams'a dedimki ) #
# # I said to Hank Williams # #
Dedimki "zenci" ırksal bir aşağılamadır.
I just said that "nigger" is a racial slur.
Gittim patronumun ofisine ve dedimki, "Baba, istifa ediyorum."
So I walked into my boss's office and I said, "Dad, I quit."
Polis, bana sordu Eğer o, yaşam ve ölümün bir sorusu idiyse Ve bende dedimki "hadi, orayı kapatmam gerek."
The police asked me if it was a question of life and death, and I said, "Come on, I have to get close there."
Dedimki, Bu nedir?
I mean, what is that?
Dedimki :
I said if Abdel died,