A daughter tradutor Turco
13,392 parallel translation
What I mean is Prince Vassily finds to you to his taste as a daughter-in-law. So he's proposing to you on behalf of his son.
Diyorum ki Prens Vassily seni gelini olarak almayı uygun bulmuş ve oğlu adına sana evlenme teklif ediyor.
A daughter.
- Bir kızım var.
And you guys have a daughter, I'm sure you'd want her to have equal rights as guys.
Siz de kız sahibisiniz. Eminim siz de onun erkeklerle aynı haklara sahip olmasını istersiniz.
We have a daughter, baby.
- Bizim de kızım var hayatım.
How can you use such a word about a girl who's always loved you like a daughter? !
Seni öz kızınmışçasına seven biri hakkında nasıl öyle dersin anne?
A daughter.
Kızım.
I have a daughter, okay?
Bir kızım var tamam mı?
Which means you have a daughter Because that badge in your pocket, That makes us family,
Cebinde bir rozet taşıyorsun ve bu kız seninde kızın oluyor bu bizi aile yapıyor ve sen de o kızı seviyorsun.
I figured at least a couple of your pals Might actually consider doing the time, But you--you have a daughter, don't you?
En azından bazı meslektaşlarının hapse gireceğini düşünerek ama senin bir kızın var, değil mi?
A daughter who needs you.
Sana ihtiyacı olan bir kız çocuğu.
You have a daughter, don't you?
Biz kızın var değil mi?
And some day, have a daughter.
Ve bir gün kızın olacak.
A daughter.
Bir kızım var.
We had a daughter.
Bir kızımız vardı.
You have a 30-year-old daughter?
30 yaşında bir kızın mı var?
If this hand, or any other hand, for that matter, touches my daughter in a way I don't like... I'd hate to see something happen to your life line.
Bu el ya da diğer herhangi bir el hoşuma gitmeyecek bir şekilde kızıma dokunursa hayat çizgine görmekten nefret edeceğim bir şey olur.
Did you bring me up here to tell me my 9-year-old daughter is a fraud?
Beni buraya 9 yaşındaki kızımın bir sahtekâr olduğunu söylemek için mi çıkardın?
I don't think your daughter is a fraud.
Kızının sahtekâr olduğunu düşünmüyorum.
My daughter got me a juicer for Christmas.
Bu sıkacağı Noel için kızım aldı.
A man suffocated his baby daughter and put her in a bag outside Houston station.
Bir adam kendi bebeğini boğup... bir çantaya koymuş ve Houston istasyonunun hemen dışına bırakmış.
Well, what's changed is I have this shaggy gremlin, and even when he's stalking me, he's a constant reminder, the last thing Tom did was for his daughter, and I love him.
Değişen şey ; artık bu tüylü iblis var ve beni gizlice takip ettiği zamanlarda bile Tom'un kızı için yaptığı son şeyin sabit bir hatırlatıcısı. - Onu seviyorum.
A year ago... you came to Baghdad... with your wife Amrita and daughter Simran... for a Fundraiser.
Bir yıl önce, sen, karın Amrita ve kızın Simran bağış toplamak için Bağdat'a gelmiştiniz.
Your daughter is being hunted by a parasite.
Kızın bir parazit tarafından kuşatıImış.
We raised a whore for our daughter!
Bir evlat değil bir fahişe yetiştirmişiz!
Or find a new place to keep your daughter's horse.
Yoksa kızınızın atına bakacak başka bir yer bulursunuz.
Just that I was supposed to get my daughter a souvenir.
Kızıma bir hediye almam gerekiyordu.
I'm a good father to one daughter.
Şu anki çocuğuma iyi babalık ediyorum.
Are you not blessed with a beautiful daughter? Eight years old?
8 yaşında mutlu güzel bir, kızınız yok mu?
May I request the pleasure of a dance with your daughter, Natalia?
Kızınız Natalia'yla dans etme şerefini rica edebilir miyim?
May I request the pleasure of a dance with your daughter Natalia?
Kızınız Natalia'yla dans etme şerefini rica edebilir miyim?
Countess Rostova, may I request your permission for a private conversation with your daughter?
Kontes Rostova, kızınızla özel olarak görüşmek için izninizi isteyebilir miyim?
You think it's a good idea to bring him around our daughter?
Sence onu kızımızla aynı ortama sokmak akıllıca mı?
Every relationship I remember... My daughter, Clementine... it's all a story created by you to keep me here.
Hatırladığım her ilişki kızım, Clementine, hepsi beni burada tutmak için uydurduğunuz hikâyeler.
Family man, married to a beautiful woman, father to a beautiful daughter.
Aile babasıyım. Güzel bir karım ve güzel bir kızım var.
I found a woman, an ordinary homesteader and her daughter.
Bir kadın buldum sıradan bir çiftçiydi, ve kızı vardı.
I say the word, my nephews go to a certain motel. Pay a visit to your daughter-in-law and your little granddaughter.
Ağzımı açarsam, yeğenlerim belirli bir motele gider ve gelinin ile torununu ziyaret eder.
You have a daughter, right?
Bir kızın var değil mi?
There was a still a chance for our daughter to grow up somewhere else, to have some shot at a normal life.
Kızımızı hâlâ başka bir yerde büyütme şansımız vardı. Normal bir hayat sürme fırsatı vardı.
So you sent your daughter away, but lived with your son and wife in the Cortez, back in L.A., where you were still being hunted.
Sen de kızını uzaklara gönderip oğlun ve karınla Otel Cortez'de yaşadın. Hâlâ arandığın Los Angeles'a geri döndün.
And let me just add... Claire's mother is blessed to have such a loving daughter.
Ve şunu eklememe izin verin Claire'in annesi on böylesine seven bir kızı olduğu için çok şanslı.
Allow a man his indulgence when he gives his daughter's hand.
Kızı yuvadan uçan bir adama anlayış göstermelisin.
Soon my daughter marries a son of Judah.
Yakında kızım Judah oğullarından biriyle evlenecek.
Prophet, I come to ask Elohim for His blessings for the union of our tribes and the marriage of my daughter to a son of Judah.
Elçi, Elohim'den kabilelerin birleşmesi ve kızımın Judah oğluyla evliliğini kutsamasını istemeye geldim.
How many years have I raised Michal, the daughter that you fathered with that Kushite concubine? And never have I protested, not once.
Kushita'lı cariyenden yaptığın kızın Michal'a kaç yıldır annelik yapıyorum?
Think of it as a last charge for my daughter's hand.
Bunu kızımın başlığı için son bir istek gibi düşün.
You have a 13-year-old daughter.
On üç yaşında bir kızın var.
They told her they don't want a gay daughter.
Ona gey bir kız istemediklerini söylerler.
Your son, Slean, must take Gorrik's daughter as a bride and bind our people in blood or you will not have his vote.
Oğlun Slean kızımla evlenip kanlarımızı birleştirmeli yoksa oyumu alamazsınız.
A marriage between my son and his daughter will make our alliance stronger.
Oğlumla kızı arasındaki evlilik ittifakımızı güçlendirir.
A Thane's daughter.
- O bir Thane'nin kızı.
A Varni, married to a big-boned farmer's daughter?
İri kemikli bir çiftçinin kızıyla evli bir Varni'li.