English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / Inglês → Turco / [ A ] / All of it

All of it tradutor Turco

37,284 parallel translation
All of it, son.
Hepsini, evlat.
All of it?
Hepsi
All of it.
Hepsini.
What, all of it?
Ne, hepsini yedin mi?
There's just one guy in town Who's got all of it down
Bu köyde birisi var Her şeyi yapan
Well, it's a brain, so we tend to think of all of it as quite important.
- Yani, sonuçta bu bir beyin. Tamamının önemli olduğunu düşünüyoruz.
- We're going to start a big show, all of it.
Büyük gösteriye hazır olun beyler!
China, Europe, all of it's gone.
Çin, Avrupa, hepsi gitti.
But just, you know, not all of it.
Ama sadece, bilirsiniz hepsini değil.
I got all of it, right here, but it's mine.
Hepsi bende. Yanımda ama benim bu.
- All of it sounds great.
- Hepsi kulağa harika geliyor.
Because all of it sounds like me.
Çünkü bunların hepsi bana benziyor.
I'll take care of all of it.
Hepsini hallederim.
It was all part of the plan.
Hepsi planın bir parçasıydı.
It's good for all kinds of situations.
Her derde deva.
She complains that it's a mess, all that sort of thing.
Evin dağınıklılığından filan yakınıyor.
- It's about all of us, like.
- Hepimiz hakkında yazdım.
It was her cruelest trick of all.
En acımasız numarasıydı.
Or if any of it happened at all.
Yada sadece bir kısımının...
It is structured so that Ron owns all of the capital of the company.
Şirketin yapısına gelince, şu anda Ron şirketin tamamına sahip.
If we get busted, which we won't, we all know it's just a matter of pesos to get us out.
Eğer tutuklanırsak, bunu yapmazsak, Hepimiz bunun sadece bir pezos meselesi olduğunu biliyoruz Bizi kurtarmak için.
It's an all new season of "Boone the bounty hunter."
Bu tamamen yeni bir sezondur of "Boone lütuf avcısı".
Makes you wonder the whole point of it all.
İnsan nereye varacak diye merak ediyor.
Of all the things you wanna do for your birthday, that's it?
Doğum gününde yapılacak onca şey arasında istediğin bu mu?
It's all started from 1414. As king of Arthur and his witch, Merlin. Go forward and master the Sax Muhamatoin, Mabey.
Her şey M.S 484'de Kral Arthur ve büyücü Merlin'in bagon dağında Saon ordusuna yenilmesiyle başladı.
This is all you have done in your life, Your pain and your suffering for the loss of your wife, apart from your daughter and custody. It's all just for trip as it is today.
Bay Cade, hayatınız boyunca başınızdan geçenler eşinizin kaybından dolayı yaşadığınız acı kızınızdan ayrılmanız, mali sıkıntılarınız bunların hepsi şu anki yolculuğa çıkmanız içindi.
See, he's gonna be aiming for a target in the center of your skull, which is gonna compound the energy as it connects, which is gonna automatically scramble all the gray and white matter in your brain
Bakın, kafatasının merkezinde bir hedef bulmaya çalışıyor olacak, Hangi enerjiyi bağlarken onu birleştirecek, Hangi otomatik olarak karıştırmak olacak
The Ministry of the Environment announces that next week it will create more artificial storms in all the northern districts of the city.
Çevre Bakanlığı, önümüzdeki hafta için bir duyuru yaptı. Şehrin kuzey bölgelerinde birçok yapay fırtına oluşturulacakmış.
And now he's looking for the memory stick he managed to hide, with all of AGRA's old aliases on it, but why?
Ve şu anda sakladığı, AGRA'nın eski kod adlarını içeren... -... taşınabilir belleği arıyor, ama neden?
Tired of the mess of it all.
Bu dağınıklıktan yorulmuştum.
It can't have been easy all those years, sitting in the back, keeping your mouth shut when you knew you were cleverer than most of the people in the room.
Odadaki çoğu kişiden daha zeki olduğunu bilerek onca yıl boyunca geri planda, ağzın kapalı bir şekilde oturmak eminim kolay olmamıştır.
I've thought long and hard about it done a lot of soul-searching and considered all of the options and I finally decided
Uzun uzun ve etraflıca düşündüm İç dünyamı iyice araştırdım Seçenekleri gözden geçirdim
I mean everybody was taught by somebody right take my cousin Dora he taught me how to sing and whistled at the same time he was very musical that way smoky mater you're brilliant uh well it's all about shape of your teeth
Herkes birilerinden ders almıştır sonuçta Kuzenim Dora Bana şarkı söylerken aynı anda ıslık çalmayı öğretti
I owe it all to the doc racing wasn't the best part of HUD's life
Doc'ın hayatında ki en güzel anları Yarışlar değildi
All I have do is swing by there tomorrow, pick it up, piece of cake.
Tek yapmam gereken yarın oraya gitmek, onları almak... pastayı kapmak.
Here. It's a list of all the people that were invited to the barn party.
İşte, eğlenceye davetli herkes bu listede.
No, Jason, it was all of us.
- Hayır, Jason. Bu hepimizin suçuydu.
All you must know is to take the ball to the other side of the field, and throw it into the net.
Tek yapman gereken topu sahanın diğer tarafına götürüp fileye atmak.
'I thought it was supposed to be the beginning of all human misery.
Bunun tüm insanlığın ıstırabının başlangıcı olduğunu sanıyordum.
It took her just five minutes to do all of this to us.
Bize bütün bunları yapması için beş dakika yetti.
You know, it's a shame... that it took the tragedy of losing Yondu to bring us all together again.
Tekrar bir araya gelmemiz için Yondu'yu kaybetme felaketini yaşamak zorunda kalmamız çok kötü.
I have to forgo all that and grow balls of steel to do this job, and it's... it's a bitch, let me tell you, sometimes...
Bu işi yapabilmek için tüm bunları bir kenara bırakıp çelik gibi taşaklı olmam lazım. Bu iş de bazen adamın canına okuyor bak.
It's going to save all four of us.
Dört kişiden de kurtaracak.
It's... it's all kind of crazy.
Anlatacaklarım çok çılgınca.
So it's just a coincidence that all the victims live within a one-mile radius of your facility?
Kurbanların tesisinize 1500 metre mesafede yaşıyor olması tesadüf mü?
Because that's what all of this is about, isn't it?
Tüm bunların tek amacı bu, değil mi?
It's all kind of overwhelming.
Her şey üst üste geldi.
- Umm, I was just thinking, we've been together for all of high school now, and I just feel like it's time to...
- Umm, sadece düşünüyordum da, Şimdi lisedeki tüm öğrenciler için birlikte olduk, Ve şimdi zamanı geldiğini hissediyorum.
- I take it you all of age?
- Seni her yaşa mı götürüyorum?
- I take it you're of all age.
- Onu alıyorum her yaştasın.
- If it was up to me, we'd all be coming together by the end of the night.
- Bana kalırsa Gece sonuna kadar birlikte olacağız.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]