English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / Inglês → Turco / [ D ] / Dressed like that

Dressed like that tradutor Turco

739 parallel translation
She looks like a different person being dressed like that.
Öyle giyinince başkası gibi olmuş.
I heard that it's going to rain tonight. - Are you going on your GT dressed like that?
Bu gece yağmur yağması bekleniyor, yine H.E'ye mi gideceksin?
Why are you dressed like that?
Nereden çıktı şimdi bu kıyafet?
You can't go to Tokyo dressed like that
Tokyo'ya bu kılıkla gidemezsin.
You can't go out dressed like that.
Bu kılıkla dışarı çıkamazsın.
Juke, what in the world are you dressed like that for?
dünyada ne gibi giyinmişsin?
Why are you still dressed like that?
Neden hala böyle giyiniyorsun?
Why are you dressed like that?
Neden böyle giyindin?
Where have you been, dressed like that?
Böyle giyinip nereye gittin?
Mind you, i  s none of my business... but do you think you'll get into the Reform Club dressed like that?
Beni ilgilendirmez fakat bu kıyafetle Reform Kulübü'ne girebileceğinizi mi sanıyorsunuz?
We can't have him dressed like that, dear.
Bu giysilerle olmaz, tatlım.
And anyhow, what are you doing here in the middle of the day and dressed like that?
Ve her neyse, günün ortasında bu şekilde giyinmiş olarak burada ne arıyorsun?
How come she's dressed like that?
O neden böyle farklı giyinmiş?
"Don't go to dinner dressed like that," he said.
"Böyle giyinmişken asla yemeğe çıkma." demişti.
Careful, you'll get a cold dressed like that
Dikkat et, bu kıyafetlerle üşütebilirsin.
Why was he dressed like that?
Neden öyle giyinmişti?
- Why are you dressed like that?
- Neden böyle giyindin?
What do you mean coming dressed like that?
Nasıl böyle gelirsin?
Your poor grandfather would have had a stroke if he had seen you dressed like that.
Eğer senin gibi elbiselilerden olsaydım zavallı büyükannen başarılı olurdu.
Why are you dressed like that?
Neden böyle giyindin? Neler oluyor?
What would people think, you wandering over here, dressed like that?
İnsanlar seni bu kıyafetler içinde buralarda dolanırken görse ne düşünür.
You ought to know better than to go around dressed like that.
Böyle giyinerek dolaşmaman gerektiğini bilmen gerekir.
Dressed like that?
Hem de bu halde?
Actually, I don't meet many people who are dressed like that either.
Aslında, ben de bu şekilde giyinen pek kimseyle tanışmadım.
- Why are you dressed like that?
- Niye böyle giyindin?
You've been dressed like that for three weeks!
Üç haftadır aynı elbiselerlesin!
Come to think of it, we shall have to shoot you dressed like that.
Hadi şunu düşün, seni böyle giyinirken vurmalıyız.
Why are you dressed like that?
Bu giysilerle nereye gidiyorsun?
- Still dressed like that?
- Hala böyle mi giyiniyorlar?
He might have been dressed like that and he's 20 years older.
Böyle giyinmiş olabilir ve 20 yaş daha büyük.
Are you going to school dressed like that?
Okula bu elbiseyle mi gidiyorsun?
No. You look too different dressed like that.
Böyle giyinince çok farklı görünüyorsun.
Rather than getting pitied while dressed in hospital gowns... being seen dressed like this while kicking that ball seems to suit me better.
Böyle giyinip onu tekmelemek hasta elbisesi giyip acınmaktan daha iyi.
And that certainly would be awful to have your mother sitting there, all dressed up in rags and eating rotten bread and things like that.
Tabii annenin sokakta oturup... paçavralar içinde bayat ekmek filan yemesi... çok feci olacak.
He gave me an awful fright dressed up like that.
Beni çok fena korkutup bu şekilde giydirdi.
Why are you dressed up like that?
Neden böyle giyindin?
Did you like that? Get dressed, Nelly.
Bu hoşuna gitti mi?
Where do you think you're going, all dressed up like that?
Giyinmiş bir şekilde nereye gittiğini sanıyorsun?
That one dressed like a peddler?
Yoksa şu pazarcı gibi giyinen mi?
Yeah, I know. But what are they dressed up like that for?
Biliyorum ama neden böyle garip giyinmişler?
How'd you like to see me bring one in that dressed out over a thousand pounds?
Şöyle bin pounddan fazla edecek bir balıkla döndüğümü görmek hoşuna gider miydi?
Better not walk alone at night dressed up like that
Böyle bir kıyafetle geceleri tek başına dolaşmasan iyi olur.
Who are you, dressed up like that?
Kimsin, niye böyle giyindin?
That was just the sheriff and some of the men dressed up like Indians.
Onlar şerif ve yerli kılığındaki adamlarıydı.
- Why are you dressed like that?
Neden böyle giyindiniz?
"One of the 27 best-dressed business women in the world." Something like that.
"Dünyanın en iyi giyinen 27 iş kadınından biri" gibi bir şeydi konusu.
This cop kept looking over, wondering what somebody that looks like me... dressed in state issue, was doing driving a shiny new buggy.
Polis gözlerini alamıyordu, benim gibi üniformalı birinin nasıl olup da gıcır gıcır bir araba kullandığını merak etmişti.
You're dressed like Carol You're traveling with me That means you are my wife
Carol gibi giyindin ve benimlesin. Bu senin benim karım olduğun anlamına gelir.
Where are you walking this afternoon dressed up like that?
Bu saatte böyle süslenip püslenmiş nereye gidiyorsun bakalım?
If I hadn't called George, if he hadn't been looking at TV, if it was some other movie, if you hadn't been dressed like a man,'cause that's when it occurred to me.
George'u çağırmasaydım, George TV'ye bakıyor olmasaydı, başka bir film olsaydı, bir erkek gibi giyinmemiş olsaydın, çünkü işte tam o noktada içime doğdu.
And I told you I was up home when all the time, where we were we were right downtown St. Louis and we would've went out and seen you but we weren't dressed and, uh, we didn't want to see the missus like that.
Ve ben sana evde olduğumu söyleşmiştim. Bütün bu zaman sarfında biz St. Louis'deydik. Ve dışarı çıktığımızda seni gördük.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]