English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / Inglês → Turco / [ E ] / Experimenting

Experimenting tradutor Turco

651 parallel translation
What in the world was Laughton experimenting on, I wonder?
Laughton'ın ne üzerinde deney yaptığını çok merak ediyorum.
Just experimenting.
Sadece deneme yapıyordum.
I've been experimenting with animals.
Hayvanlarda tecrübe etmiştim.
He's living and experimenting in Sebastian's house.
Kendisi Sebastian'ın evinde yaşıyor ve araştırma yapıyor.
You were experimenting with three elements as I remember.
Hatırladığım kadarıyla üç element kullanıyordun.
And that you're experimenting with rockets.
- Ve roketlerle bunu denemektesiniz.
- Oh. I guess that's why it has so little effect on the chimpanzees we're experimenting with.
Galiba deney yaptığımız şempanzeler üzerindeki etkisinin bu kadar az olması bu yüzden.
I've done a lot of experimenting with this kind of thing.
Bunlarla birçok deney yaptım.
Always experimenting, aren't you?
Sizler sürekli deney yapıyorsunuz, değil mi?
There are all sorts of things to take into account... before we can even think of experimenting on humans.
İnsanlar üstünde testler yapmadan önce her şeyi göz önüne almamız gerekli.
However, during the past year we have had some success with a new drug... but we are still experimenting with it.
Buna rağmen son bir yıldır kullandığımız bir ilaç olumlu sonuçlar veriyor ama hala bu ilacı deniyoruz.
He's been experimenting on himself, taking gas.
Kendi üstünde deney yapıyor, gaz kokluyor.
Mr. Norton did a good deal of experimenting with wines. But his wife didn't think it was any good.
Bay Norton şaraplarla çok ilgilenirdi ama eşinin buna uyduğu söylenemez.
- For experimenting, Colonel?
- Denemeler için mi, Albay?
I've been experimenting with this force for years.
Bu güç ile uzun yıllardır tecrübe sahibiyim.
He'll keep experimenting on me like one of his dogs.
Köpeklerinden biriymişim gibi üzerimde deney yapıp duracak.
You have an economy so well-developed that you can spend all your time studying and experimenting?
Ekonominiz öyle gelişmiş ki, bütün zamanınızı araştırma ve deneylere harcıyorsunuz.
Experimenting with transplants on that... and on me.
O şeye nakil yapmaya çalışıyordu. Ve bana da...
Now, what I'm experimenting with is... a sort of coating, a metallic paste... which will, in fact, cut off the force of gravity.
Şu anda deneyini yaptığım şey,... yer çekimini yok eden, bir tür giysi, metalik bir boya.
I've been experimenting with it up at my place...
Evimde gayri resmi olarak deney yapıyorum.
Only it will take several years of research and experimenting to accomplish it.
Denemesi ve başarması için sadece birkaç yılı kaldı.
Then you know that we've been experimenting... in the whole field of sexual freedom.
Cinsel özgürlük konusunda enlemesine deneyler yaptığımızı biliyorsundur öyleyse?
At this very moment, the Germans, under Count von Zeppelin, are experimenting with a dirigible.
Tam şu anda, Almanlar balon denemeleri yapıyorlar.
But while there's still some clean air left, it would be groovy to experiment with it like those guys who have been experimenting for at least six thousand years and getting very high behind it.
Ama temiz hava az kalsa da, o adamların en az 6 bin yıldır yaptığı bu işi onlar gibi güzel becerebilirsiniz.
Experimenting in river currents with rubber water wings!
Plastik yüzme kolluklarıyla nehir akıntılarını deniyormuş!
Rumor called it a secret Jewish organization... that was masturbating patients in orgone accumulators... experimenting on children kept in cages... and plotting to introduce work democracy.
Söylentilere göre bu, orgon akümülatörlerinde hastalara mastürbasyon yaptıran kafeslerde çocuklar üzerinde deneyler yapan ve demokrasinin yerine gelmesi için entrikalar çeviren gizli bir Yahudi örgütüydü.
Working with fabrics and experimenting with interior design? Yes.
Kumaşlarla çalışıp iç dekorasyonda deneyler yapmak mı?
While we're experimenting with new fuels, a Tralfamadorian test pilot panics, presses the wrong button, and the whole universe disappears.
Yeni bir yakıt üzerinde çalışırken Tralfamadorian bir deneme pilotu paniğe kapılıp, yanlış düğmeye basacak ve tüm evren gözden yok olacak.
Everything began after we started experimenting with radiation.
Herşey radyasyonla denemelerimizle başladı.
I'm experimenting.
Deney yapıyorum.
He's not over the effects of a new ray we've been experimenting with.
Denediğimiz yeni ışının etkisinden kurtulamadı.
We are experimenting a drug to create delusions of grandeur.
Sahte güzellik veren bir ilaç üzerinde çalışıyoruz.
Theodore is experimenting with all kinds of fuel and hand-made thinly rolled body panels.
Theodore, çeşitli yakıtlar ve el yapımı inceltilmiş karoserler üzerinde çalışıyor.
Last time I remember feeling so exhilarated... was 10 years back when I'd been experimenting with heat photography.
Kendimi bu kadar neşeli hissettiğim en son an,... 10 yıl önce, fotoğrafçılık denemesine girdiğimdeydi.
I have been experimenting with a similar power.
Ben de benzer bir güçle deneyler yapıyorum.
I'm experimenting.
Ben deniyorum.
Knee to the chest and experimenting with the weight and going at this slowly.
Dizler gögse ve agirligi tartin... ve bunu yavasça yapin.
Fraunhofer was experimenting with prisms to find the best types of glass for precision lenses.
Fraunhofer, hassas mercekler için gereken en iyi cam çeşidini bulmak için prizmalarla deneyler yapıyordu.
Humphry Davy and the chemist William Wollaston were experimenting with a mysterious phenomenon, one with potentially far-reaching implications.
Humphry Davy ve kimyager William Wollaston geniş kapsamlı sonuçlara sahip olabilecek gizemli bir olgu üzerinde deney yapıyordu.
They have been experimenting on you.
Sizin üzerinizde deney yapıyorlardı.
They were experimenting with a freshwater fish from the piranha family, I think.
O bir tatlı su balığıydı. Sanırım piranha familyasından. Serrasalmus veya...
And I, I have been locked away for many years... in the laboratory... experimenting with this mind-boggling project.
Ve ben yıllardır bu... akıllara durgunluk veren proje... için laboratuarımda kilitliydim.
As I said, I am experimenting with a new type of android... which requires the seed of a specially like yourself to produce... a new race! Superior to these slower intelligence models.
Dediğim gibi yeni bir android tipi için deney yapıyorum... bunun içinde kendiniz gibi bir tohum üretmenize bağlı,... bunların yavaş zeka modellerinden üstün.
In Japan, they're experimenting with bio-chips.
Japonya'da biyo-çip'ler üzerine araştırmalar yapılıyor.
It's just that they're just experimenting with, er, with new packaging materials.
Onlar sadece sadece şeyi, eee, yeni kolileri deniyorlar.
Experimenting?
Deniyorlar mı?
I mean, I listen to him when he's experimenting-don't I?
Yani, Birşeyler denerken onu dinlerim-öyle değil mi?
- Experimenting.
- Deneme, yanılma.
They were experimenting with energy transmissions through a grid surrounding the Earth.
Dünyanın manyetik alanıyla ilgili deneyler yapıyorlardı.
- Karel likes experimenting, eh?
Karel deneyime önem verir.
And if you feel like experimenting, only take half a tab. Okay? Thank you.
Ama sadece biraz tecrübe olsun diye yarım tablet aldıysan tamam, teşekkür.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]