English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / Inglês → Turco / [ G ] / Getting married

Getting married tradutor Turco

6,986 parallel translation
You became a widower after getting married.
- Siz evlendikten sonra dul kaldınız.
But you made me a widower without getting married. Widower.
Ama beni evlenmeden dul yaptınız.
I mean... You guys are getting married?
Nişanlandınız mı?
John and Mary getting married.
John ve Mary evleniyor.
But why would he be scared that we're getting married?
Ama neden bizim evliliğimizden korksun ki?
Changing the subject completely... you know it won't alter anything, right, me and Mary getting married?
Konuyu tamamen değiştirmem gerekirse Mary ile evliliğimin bir şeyi değiştirmeyeceğini biliyorsun, değil mi?
And you can also see him getting married to reality star Erica Long on Bravo.
Aynı zamanda realite programı sunucusu Erica Long ile evliliklerini göreceğiz. Bravo kanalında.
I mean, we're just getting married, we're not winning the Super Bowl.
Biz sadece evleniyoruz, süper kupayı kazanmadık.
Married. You're getting married, huh? You couldn't tell me?
Evlenmek demek evleniyorsun?
- We're getting married.
Evleniyoruz.
You're getting married?
- Bizim niye haberimiz yok?
We're just asking you to think twice before getting married.
Yalnızca bir kez daha düşünmeni istiyoruz.
Not if we come under attack by Vikings, but it's just me and you getting married.
Vikingler tarafından saldırıya uğrayacak değiliz ya altı üstü evleniyoruz.
Just cos we're getting married, he doesn't need to know everything about me.
Sırf evleniyoruz diye benle ilgili ne var ne yoksa bilmesi gerekmez.
I'm getting married in July!
Temmuz'da evleneceğim.
I'm getting married.
Evleniyorum be.
And it's okay if it just slipped out, but I just need to know whether we are or we aren't... getting married.
Buradan hemen gidebiliriz ama, gerçekten bilmem lazım evlenip evlenmeyeceğimizi.
Oh, my God, I'm getting married!
Tanrım, evleniyorum!
I lost interest in getting married.
Evliliğe olan ilgimi kaybettim.
You're satisfied that I'm getting married?
Evleniyorum diye memnun musun?
- Gary, I'm the one getting married.
- Gary, evlenen benim.
I'm getting married to your Aunt Lysa.
Teyzen Lysa ile evleneceğim.
Any event, in his last letter home, he announced, quite out of the blue, that he was getting married.
Her neyse, son mektubunda durup dururken evlendiğini açıklamış.
Aren't you getting married today?
Bugün evlenmiyor musun sen?
- Yeah? That we are getting married.
Evlendiğimizi.
Mm, well, but we're not getting married.
Mm, ama biz evlenmiyoruz.
Well, Hannah and I are getting married.
Şey, Hannah ve ben evleniyoruz.
Hannah's getting married.
Hannah evleniyor.
He's getting married tomorrow. To another doctor, she's a proctologist.
Başka bir doktorla, o da proktolog.
Congratulations on getting married.
Evliliğinde mutluluklar dilerim.
I'm not getting married.
Ben evlenmeyeceğim.
You're getting married?
- Evleniyor musunuz?
She's pregnant, she is getting married.
Hamile olduğunu. Onları tekrar görmek asla.
- Do you regret getting married?
- Evlendiğin için pişman mısın?
- You're getting married, right?
- Evleniyorsun, değil mi? - Hayır.
You're getting married.
Evleniyorsunuz.
You think you can substitute marriage.. ... by getting married in the court?
Düğün yapmak yerine mahkemede evlenebileceğini mi düşündün?
My daughter's getting married
Kızım evleniyor.
The girl I love is getting married
Sevdiğim kız evleniyor.
But wherever she's getting married.. ... if she is troubled... then I won't spare you.
Ama evlendiğinde eğer üzülürse canını bağışlamam.
I wasn't actually gonna show up, which kinda makes me wanna show up to show him that I'm totally fine with the fact that he's getting married, even though it kinda makes me feel a little weird.
Ki bu da her ne kadar bana garip gelse de aslında evlenmesiyle bir sorunumun olmadığını göstermek için oraya gitmek istememe sebep oluyor.
But now he met Gabe and four months later they're getting married?
Evet ama ardından Gabe'le tanıştılar ve dört ay geçtikten sonra evleniyorlar mı yani?
She moved here to be with her boyfriend, and now she's getting married.
Erkek arkadaşıyla buraya taşındı. Şimdi de evleniyorlar.
And even if I were getting married to a guy, it would still make me just like everybody else.
Her ne kadar bir erkekle evleniyor olsam da yine de evleniyor olmak beni de herkes gibi yapar.
Million years ago only dinosaurs were getting married...
Milyon yıl önce sadece dinazorlar evleniyordu.
You're getting married in 2 days Nikhil
2 gün sonra evleniyorsun Nikhil.
So that your photos are published in the newspaper and people come to know that you are the officer who forbade an adult girl from getting married against her will.
Yetişkin bir genç kızın isteğine karşı çıkıp evlenmesine mani olan gazetelere resmi basılmış polis memurunun sen olup olmadığını öğrenmek için geldiler.
You're getting married, Chhotu!
Evleniyorsun, Chhotu!
Oh, by the way... Your ex is getting married.
Bu arada eski sevgilin evleniyor.
I was still pregnant and technically married to Christopher, and John Ross was still getting over Elena, not to mention the fact that our fathers were mortal enemies.
Hamileydim ve teknik olarak Christopher'la evliydim ve John Ross hâlâ Elena'yı unutmaya çalışıyordu. Babalarımızın ölümüne düşman olmalarından bahsetmiyorum bile.
Still he's getting her married to that Rajjo
Yinede onu şu Rajjo ile evlendirecek.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]