English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / Inglês → Turco / [ G ] / Go away

Go away tradutor Turco

20,572 parallel translation
Look, I'll go away.
Giderim.
I'll go away, please!
Uzaklaşırım, lütfen!
Go away!
Git ya!
Daddy, what do you do when you go away for work?
Baba, uzaklara çalışmaya gittiğinde neler yapıyorsun?
Contribute and we'll go away.
Bağış yapın, gidelim.
- Go away.
Git buradan.
That it doesn't go away.
Çaba sarf etmeden iyileşemezsin.
Go away from me!
Çekil!
Go away. - Leave me alone. Please.
Git buradan, yalnız bırak beni.
Go away.
Git.
I would love to go away with you.
Seninle gitmeyi çok isterim.
Go away!
Git buradan!
Make it go away.
Bir yolunu bul.
Listen, let's just go away to Hawaii and have a beautiful weekend, okay?
Dinle hemen Havai'ye gidelim ve güzel bir hafta sonu geçirelim, tamam mı?
Well, don't worry, love. They usually go away in five or six years.
- Merak etme koçum, 5-6 yıla geçer.
Go away.
- Sonra, git.
- Can't you just tell him to go away?
- Ona gitmesini söyleyemez misin?
Go away, smelly girl.
Git buradan, kokuşmuş kız.
Now, go away.
- Şimdi git başımdan.
Go away.
Git burdan.
Go away!
Git artık!
Go away, Frank.
- Git başımdan Frank.
Go away, Fiona.
Git başımdan Fiona.
Just go away, Fiona.
- Git başımdan Fiona.
Go away.
Dışarı çık.
So, what I need you to do is to go away and look at your smartphone, your diary, your pocketbook, look at your work roster.
Şimdi senden şunları yapmanı istiyorum. Buradan çıkınca telefonuna günlüğüne, cep kitabına ve nöbet listesine bir bak.
Walking away won't make it go away.
Böyle çekip gidince bir şey değişmeyecek.
Go away! Get out!
Çık dışarı!
The two of you will go away, have a nice time.
İkiniz gidip eğleneceksiniz.
I ask them as quietly as I can to go away.
Onlara sessizce gitmelerini söylerim.
I can make it go away. I can make it go away.
Onu uzaklaştırabilirim.
I am scared that you will go away again.
Yine çekip gidersin diye korkuyorum.
Go away!
Defol!
- Go away.
Git başımdan.
- Go away!
- Git buradan!
- Just go away, all right?
Git buradan, tamam mı?
Whisk me away. So after the dress rehearsal, we all go to Joe Allen's.
- Kıyafet provası sonrası hep beraber Joe Allen'a gittik.
Well, they may not be very far away or for very long, but they will go.
Çok uzağa ya da uzun süreli gitmeyebilirler fakat gidecekler.
Do what I say... and when you get away with this... you can go back to being the sexy... domineering bitch... that we all hate to love.
Dediklerimi yapıp bu işten paçayı sıyır sonra tekrar o nefret ede ede sevdiğimiz seksi, dominant kaltak olabilirsin.
Why didn't we just go back in the first place and just say : "Sorry, we threw away the tickets and passports"?
Neden en başında gidip "Üzgünüz, bilet ve pasaportları kaybettik." demedik ki?
Time to go home, Rene. - Just walk away.
Eve gitme vakti Rene.
You go in there half-cocked, you're throwing it all away.
Oraya böyle düşünmeden gidersen her şeyi berbat edersin.
Go away!
Basın gidin.
Go far away.
Uzaklara git.
You go far away.
Uzaklara git.
We can go far away.
Buradan gidebiliriz.
You probably have to go for a meeting and they'd sell you a timeshare or they'll get you to sign your house away.
Herhâlde bir toplantıya geleceksiniz derler. Sonra devre mülk satmaya kalkarlar. Ya da elinden kendi evinin tapusunu alırlar.
Away you go.
Gidebilirsin.
In the same way I can choose to let you go with my blessing and tell you to bring that little girl home safe, or I can tell you right now, I can stick you on an airplane and fly you somewhere very far away.
Tıpkı benim şu an sizi dualar eşliğinde kızı kurtarmaya göndermek yerine sizi uçağın birine tıkıp buralardan çok uzaklara gönderme şansım olduğu gibi.
I'm so glad I ran away from my green card marriage to go on dates with you.
Seninle buluşabilmek için yeşil kart evliliğimden kaçtığım için mutluyum.
I can make it go away. It's my responsibility.
Benim sorumluluğum.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]