English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / Inglês → Turco / [ I ] / I'll wait for you

I'll wait for you tradutor Turco

1,250 parallel translation
I'll wait for you here!
Sizi burada bekleyeceğim!
If you don't mind, Ms. Fletcher, I'll wait for the coroner to tell me all that.
Bir sakıncası yoksa, Bayan Fletcher, sorgu yargıcının bana her şeyi anlatması için bekleyeceğim.
I'll go and wait for you where you found me.
Gidip, beni bulduğun yerde seni bekleyeceğim.
I'll wait for you.
Seni bekleyeceğim.
I'll go ahead and wait for you.
Seni orada bekleyeceğim.
For important guys like you, I'll wait.
Sizin gibi önemli insanları beklerim.
I`ll wait right here for you.
tam burada seni bekliyor olacağım.
I'll wait for you at the Sunset Slope,
Güne batan bayırına gel!
I'll wait for you downstairs.
Seni Aşağıda Bekliyor Olacağım..
Tell you what I'll drive you to the restaurant wait outside for you in the car and take you home.
Bak ne diyeceğim seni restorana bırakayım dışarıda arabada bekleyeyim ve sonra seni eve bırakayım.
Get your stuff, I'll wait here for you.
Eşyalarını topla, seni burada bekleyeceğim.
I'll wait for you.
Seni bekliyeceğim.
I'll wait here for you, to take you home.
Seni eve götürmek için burada bekleyeceğim.
I'll wait for you.
Seni bekliycem
I'll wait for you just like this.
Seni aynen böyle bekleyeceğim.
I'll wait for you up here.
Seni burada bekleyeceğim.
You wait for me, and I'll come and see you when classes let out.
Beni evde bekle. Okuldan sonra geleceğim.
I'll wait for you
Sizi bekleyeceğim.
Go, I'll wait for you
Git hadi, seni bekleyeceğim.
I'll wait for you at home.
Ben seni evde bekleyeceğim.
I'll wait for you!
Seni bekleyeceğim!
I'll wait for you
Seni bekleyeceğim
Why don't you go pay for the car and I'll wait out here and see that you get out OK?
Neden sen gidip parayı ödemiyorsun? Ben de burada siz sağ salim gidene kadar bekleyeyim.
I'll wait for you at my house, ok?
- Seni evimde bekliyor olacağım, tamam mı?
I'll wait for you.
Bekliyor olacağım.
I'll wait for you down here.
Ben sizi burda beklerim.
I'll wait for you outside.
Seni dışarıda bekleyeceğim.
If there's anything, I'll wait for you in Mody Road.
Eğer bir şey olursa, Mody Karayolu'nda bekliyor olacağım.
- I'll wait up for you.
- Seni bekleyeceğim.
I'll wait for you.
Seni beklerim.
Wait for a moment, I'll go with you.
Bekle biraz, seninle geleceğim.
I'll wait for you... I want it!
Sizi bekliyorum.
So, what I'll do is, I'll wait for you to get in touch.
O zaman yapacağım şey, sen arayana kadar beklemek.
- I'll wait for you downstairs.
- Seni aşağıda beklerim.
I'll wait for you here, sir.
- Sizi burada bekleyeceğim.
You wait'll I'm cooped up on that thing for a while and you're not gonna be smilin'.
O şeyin içine tıkılınca halimi görürsün. O zaman sırıtmayacaksın.
I'll wait for you.
Endişelenme.
Then you wait here. I'll look for a taxi.
Burada benim bekleyin, taksi bulup geleyim.
Okay, I'll wait for you over there.
Tamam, seni orada bekleyeceğim.
I'll wait for you there.
Sizi şurada bekleyeceğim.
Wait for me here, i'll come back for you, love Mark.
/ Beni burada bekle. Senin için döneceğim. / Sevgiler, Marc.
I have a lawyer friend there, Steiner... who'll wait for you with a sign that reads "Ridolfi".
adı Steiner. Ridolfi " yazan bir levhayla seni bekler.
So while we wait for a cab, I'll give you your lesson for today.
Neyse, taksiyi beklerken sana bugünün dersini vereyim. Tamam mı?
I " ll wait for you.
Seni bekleyeceğim.
I'll even wait for you.
Çıkmanı bekleyebilirim.
Okay, I'll wait for you.
Tamam, seni bekleyeceğim. - Tamam, hoşça kal. - Hoşça kal.
I'll wait for you downstairs
Seni aşağıda bekleyeceğim.
I'll wait for you where we arranged.
İşleri yoluna koyduğumuzda seni beklerim.
I'll wait for you in the car.
Seni arabada bekliyorum.
I'll wait for you at home.
Evde görüşürüz.
I'll wait for you... open your eyes and look at me!
Seni bekleyeceğim, aç gözlerini, bana bak!

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]