English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / Inglês → Turco / [ I ] / I'm warning you

I'm warning you tradutor Turco

1,788 parallel translation
- Look, I'm warning you!
- Seni uyarıyorum!
That's why i'm warning you.
Sizi bu yüzden uyarıyorum.
I'm warning you, if you're planning on arresting me, I'm not gonna make it easy on you, people could be hurt.
Sizi uyarıyorum, beni tutuklayacaksanız işinizi kolaylaştırmam.
I'll see if there's any evidence of these nefarious Brits, but I'm warning you, if I can't, we're pleading guilty, and you're either going back to jail or if the judge shows absolutely no mercy at all, you'll be staying here with my mother.
O kötü İngilizlerin elinde delil var mı bakacağım ama seni uyarıyorum, bulamazsam, suçu kabul edeceğiz sen de ya hapise gidersin ya da hakim hiç merhamet göstermezse burada annemle birlikte kalırsın.
Stay back, I'm warning you!
Geri çekilin, sizi uyarıyorum!
- I'm warning you, I'm telling...
- Seni uyarıyorum. Sana söylüyorum- -
I'm warning you.
Sizi uyarıyorum.
Look, I know you tend to get a little territorial about your crime scenes, and I don't want there to be any tension between us, so I'm giving you fair warning.
Bak, ekipte kendi başına olmak istediğinin farkındayım ve aramızda herhangi bir gerilim olsun istemiyorum - Bu yüzden seni dostça uyarıyorum.
I'm warning you!
Uyarıyorum!
I'm warning you.
Seni uyarıyorum.
Sarah, you have a spotless record, so I'm gonna let you go with a warning.
Sarah? Temiz bir kaydın var. Bu yüzden bir ihtarla gitmene izin vereceğim.
t I'm warning you, dino
Gidelim.
I'm warning you, DiNozzo.
Seni uyarıyorum, DiNozzo.
Well, you're new here, so this time I'll just take the knife and leave you with a warning.
Pekala, sen burada yenisin, o yüzden bu seferlik sadece bıçağı alacak, seni de uyarmış olacağım.
ah, i tried warning you.
Ahhhh, sizleri uyarmaya çalıştım.
This is the only warning I'm giving you.
Bir daha uyarmayacağım.
I was planning on warning you about Mackey.
Seni Mackey hakkında uyaracaktım.
I'm warning you. Leave her alone!
Seni uyarıyorum onu rahat bırak.
I wish I were here under better circumstances, but the fact is I come before you all to deliver a warning.
Burada daha iyi koşullar altında olmak isterdim. Fakat gerçek şu ki sizi uyarmalıyım.
OK, but I'm warning you I've got a knife!
Tamam, seni uyarıyorum, bir bıçağım var!
I'm warning you.
Burada işler değişse iyi olur yoksa bu ciddi sonuçlar doğuracak. Seni uyarıyorum, Alan.
- I'm warning you, Charlie.
- Seni uyarıyorum, Charlie.
- I'm warning you, Charlie.
- "Seni uyarıyorum, Charlie."
I'm just warning you all.
Sadece hepinizi uyarıyorum.
I'm warning you, sir!
Sizi uyarıyorum, efendim!
- I'm fucking warning you.
- Hayır! - Seni uyarıyorum!
I'm fucking warning you.
Seni uyarıyorum.
- I'm warning you.
- Sizi uyarıyorum.
As the champion i'm warning you, that I..
Kudretli bir savaşçı olarak, sizi uyarıyorum...
Intermittently, and without warning, I will attack you whenever and wherever it is least expected.
Arada bir, uyarmadan, sana saldıracağım en beklenmedik yer ve zamanda.
But I'm warning you, if anything happens to me you'll be heartbroken.
Ama seni uyarıyorum bana bir şey olursa çok üzülürsün sonra.
I'm warning you.
Seni uyarıyorum!
And I received a letter from your mother warning you not to ride as this is one of the leading causes of miscarriages.
Ayrıca annenizden bir mektup aldım. Herkes biliyor, bunda bir kötülük yok.
After your performance the other night, I can't believe I'm even giving you a warning.
Geçen geceki gösterinden sonra, hala seni uyardığıma inanamıyorum.
And I'm warning you, it's gonna cost you.
Seni uyarıyorum, Sana pahalıya patlayacak.
I'm warning you, Effie, you stop bringing us down!
Seni uyarıyorum Effie, bizi aşağıya çekmeyi bırak!
I'm warning you, you tell me another and I'll arrest you myself.
Sizi uyarıyorum, başka bir yalan daha söylerseniz sizi tutuklarım.
I'm just, I'm warning you guys that right now in this country... any destruction of private property along these lines... can be considered in violation of the Patriot Act... can be considered an act of terrorism.
Ama sizi uyarıyorum çocuklar şu an bu ülkede... özel mülkün bu boyutta herhangi bir ihlali... Vatansever Kanunu'nun... çiğnenmesiyle terör eylemi kabul edilebilir.
I'm warning you for the last fucking time.
Seni son kez uyarıyorum.
I'm just warning you not to cause trouble at a time like this.
Sizi sadece böyle bir zamanda sorun çıkarmamanız için uyarıyorum.
I'm warning you, stay away from my daughter.
Seni uyarıyorum, kızımdan uzak dur.
I won't be warning you again.
Sizi bir daha uyarmayacağım.
I'm warning you, stop bullying your classmate
Seni uyarıyorum, sınıf arkadaşlarınla kavga etme.
But I'm warning you, Mr. Bluth, this better make for a good promo.
Ama sizi uyarıyorum Bay Bluth, umarım bana iyi bir reklam olur.
I'm warning you, pinhead, don't you make me come down there after you.
Beni oraya getirme. Haydi.
But I'm warning you, that's it for the rest of the day. Don't be complaining later.
Ama seni uyarıyorum, Bu tatil günü için.Sonra şikayet etme.
I'm warning you both, we're standing at the precipice.
İkinizi de uyarıyorum, tam uçurumun kıyısındayız.
I'm asking you about a woman and you're talking about an unclassified marine vertebrate, which is in itself a warning sign.
Ben sana bir kızı soruyorum, sense sınıfı belirsiz uyarı levhasının yanındaki bir deniz omurgalısından bahsediyorsun.
- I'm warning you. - I know a killer wouldn't spend time over a dummy practicing to save a life.
- Bir katil hayat kurtarmak için cansız manken üstünde pratik yapmakla uğraşmaz.
I wouldn't hurt her. Did you leave that warning for Declan?
Latnok'taydım ve...
I'm warning you, but
Önce, uzun bir süre birbirlerini tartarlar.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]