English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / Inglês → Turco / [ M ] / Made in japan

Made in japan tradutor Turco

55 parallel translation
- It's made in Japan and sells for 68 cents.
- Japon malı ve 68 sente satılıyor
- Made in Japan?
- Japon malı mı?
Made in Japan.
Japon malı.
Made in Japan.
Japonya'da üretilmiş.
You won't find "Made in Japan" written on them.
Üzerlerinde "Japon malıdır" yazmadığını göreceksin.
It's made of pewter, made in Japan and thrown across the lawn by one of my children.
Maddesi kalay, Japon malı ve çocuklarımdan biri çimlere atmış.
Broke down in three weeks and All the parts were made in Japan Any way.
Onarmak için gelenler söyledi,... parçaları Japonya'da yapılmış.
Even though it says "Made in Japan", it's actually made in Hong Kong.
"Made in Japan" da yazsa, Hong Kong yapımı.
Made in Japan.
Japonya'da yapılmış.
it's made in japan.
Üzerinde "Japon malı" yazıyor.
Made in Japan?
Japon malı mı?
It says, "Made in Japan."
"Japon malı" yazıyor.
All the best stuff is made in Japan.
Her şeyin en iyisini Japonlar yapar.
These are not made in Japan.
Japonya'da yapılmamış.
Why do all psycho-thrillers made in Japan turn out that way?
Neden Japonya'da yapılan bütün psikopat hikayeleri bu şekle dönüyor?
Orion engins are made in Japan.
Arabanın motoru Japonya'da yapılıyor.
There was a time there when nobody would buy anything made in Japan.
Bir zamanlar burada kimse Japon malı almak istemezdi.
If it said "made in Japan" she'd put it back on the shelf, wouldn't buy it.
Eğer "made in Japan" yazıyorsa rafa geri koyardı, almazdı.
The replica will be made in Japan so LEE should...
Sahtesi Japonya'da yapılacak, yani Lee...
Wow, an American-made car better than a car made in Japan?
Vay bir japondan daha iyisini bir amerikan yapmış hah?
- Made in Japan.
- Japon malı.
This is not made in Japan.
Japonya'da yapılmamış.
Made in Japan
Hem de Japon malı.
When I left Japan at the beginning of years 40, it had rationing, the prices were raised, the students in the schools or university they made trainings military practically every day.
Japonya'yı terkettiğim 1940 yılı başlarında, ihtiyaçlar karneye bağlanmıştı. Fiyatlar yüksekti. Liselerde ve üniversitelerde her gün askeri talim yapılıyordu.
They had six hundred years of civil war in this country, until about thirty-five years ago when Goroda conquered half of Japan and made himself ichi-ban lord of the country.
Bu ülkede, altı yüzyıI boyunca iç savaş varmış, otuzbeş yıI kadar önce, Goroda Japonya'nın yarısını ele geçirene ve kendini ichi-ban, ülkenin efendisi ilan edene kadar.
Hey, yo, made-In-Japan.
Hey, yo, made-ln-japan.
You nuclear fanatics have made a new Godzilla and in the 21st century, it will destroy Japan!
Nükleer fanatikliğiniz ile yarattığınız yeni Godzilla 21. yy'da Japonya'yı yerle bir edecek.
Well, you're, uh... discovery in Japan has made you famous.
Şey siz... Japonya'daki keşfiniz sizi ünlü yaptı.
Japan made headlines by opting to forego candidate representation in exchange for the systems integration subcontract.
Japonya, aday vermek yerine sistem entegrasyonu müteahhitliği istedi.
A fella in Japan wrote those instructions when he made this thing.
Bu talimatlar, bu kahrolası şeyi yaptığı sırada Japonya'da bir herif tarafından yazıldı.
Suspecting that the murderer might be Japanese, I sent the frame of the glasses found at the crime site to Japan and it was found to have been made in Miyazaki, Japan.
Katilin japon olabileceği şüphesiyle... suç mahallinde bulunan gözlüklerin çerçevesini Japonya'ya gönderdim... ve onun Japonya / Miyazaki'de imal edildiği bulgusuna ulaştık.
It was made in Japan during the World War ll.
- Evet. 2.
Over a million probably would've been lost in trying to invade Japan. The atomic bomb surely made the war end quicker.
Atom bombası savaşın sonunu daha çabuk getirdi.
This F1... is the first supersonic fighter made entirely in Japan.
Bu tamamıyla Japon yapımı, ilk sesten hızlı savaş uçağı F1.
I want the teams investigating the victims, news and internet to examine closely once more how the victims'identities were made public in Japan.
Bu isteğim... Kurbanlardan, medyadan ve internetten sorumlu ekiplerden. Sizden...
He made public loans to Nationalist China and supplied military aid to the British, both enemies to Japan in the war...
Nasyonalist Çin'e halk yardımı ve İngiltere'ye de askeri yardım yaptı ki her iki devlet de Japonya'nın düşmanıydı..
For this model, we have a few car chargers... made in USA, Japan or China.
Bu model için, birkaç araç adaptörümüz var. Amerikan, Japon veya Çin malı.
Japan already made overtures to the West during the Meiji Period in
Meiji Dönemi sırasında Japonlar Batı'ya anlaşma teklifinde bulundurlar.
In fact, I made the same mistake when you went to Japan.
Aslında sen Japonya'ya gittiğinde ben de aynı hataya düşmüştüm.
Then you bounced around the minors, you bounced around the world. And, as we can see here, you made a very popular commercial for an energy drink in Japan.
İkinci lige yükseldin dünya çapında birçok takıma gittin ve gördüğün gibi, Japonya'da bir enerji içeceği için çok popüler bir reklam çektin.
I've made contact with the Yashida clan in Japan, run by a man named gorgon.
Gorgon adında bir adam tarafından yönetilen Japonya'daki Yashida klanı ile temasa geçtim.
Man, I made some serious drinks while I was over in Japan.
Dostum, Japonya'dayken sağlam içkiler hazırlardım.
I wouldn't be surprised if there's a "Made in Japan" sticker in there.
Üzerinde "Japon Malı" yazsaydı, şaşırmazdım.
During our stay in Japan the Japanese knew all of us chiefs from different clans hated one another but they made us sit together at the dining table deliberately.
Japonya'da kaldığımız zamanlar Japonlar biz farklı kabilelerden olan şeflerin birbirimizden nefret ettiğimizi bilirlerdi. Ama bizi kasten yemek masasında yan yana oturturlardı.
And as far away as Japan in 1921, Minoru Murata made this film, Souls on the Road. Two storylines intertwine.
1921 Japonya yapımı Minoru Murata'nın "Yoldaki Ruh" adlı filminde iki öykü iç içe geçer.
In this film essay, Sans soleil, Chris Marker filmed real places in Japan and elsewhere. Then wrote a fictional commentary in which an imaginary women quotes from made-up letters from the filmmaker.
"Güneşsiz" adlı deneme türü filmde Chris Marker, Japonya'da çekim yapar uydurduğu mektupları bir kadına okutarak filme kurgusal bir metin katar.
Directed by Robert Wiene, which was made before Chaplin's first feature, or the accession of emperor Hirohito in Japan.
Yönetmeni Robert Wiene'dir. Charlie Chaplin'in ilk filminden ve İmparator Hirohito'nun tahta çıkmasından önce çekilmiştir.
Just as the radical filmmakers of Japan, Brazil, Cuba, Senegal, Iran, and the UK in the'60s challenged the fact that movies were made by rich people or colonizers, even in America, radical voices were being heard.
Sinemanın ; elitler, zenginler ve kolonicilere özgü olduğuna karşı çıkan... Japonya, Brezilya, Küba, Senegal İran ve İngiltere'deki 60'lar sinemacıları gibi Amerika'da da radikal sesler duyulur.
Then the nuclear crisis in Fukushima in Japan has made China and Germany...
Ardından Japonya'da Fukushima, Çin ve Almanya nükleer krizi çıktı...
I lived in Japan for a year, where walls are made of paper, so as long as it's not too loud, I'm fine with it.
Bir yıl Japonyada yaşadım, orada duvarlar neredeyse kağıttan yapılıyordu yani bi sorunum yok.
Have Ambassador Hynes get in touch with the Prime Minister. Ask if Japan will hold off until I've made contact with Beijing.
Elçi Hines'a söyleyin Başbakan ile temasa geçip, Japonya'ya ben Pekin ile bağlantı kurana dek bekleyebilir mi diye sorsun.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]