English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / Inglês → Turco / [ T ] / Then it

Then it tradutor Turco

79,351 parallel translation
- Then it went dark.
- Sonra karanlığa gömüldü.
And it's the same thing that took out my wife... then it took me out... and now I think it's trying to take out my best friend.
Karımı alan şeyin aynısı sonra beni de aldı. Ve sanırım şimdi de en iyi arkadaşımı almaya çalışıyor.
Then it would appear that I've broken that deal.
Bu da gösteriyor ki anlaşmamızı bozuyorum.
Help Sofya, then it's a win.
Sonra da Sofya'yı kurtarır. O zaman bir başarı olur yaptığım.
Then it is my directive that you first attempt to secure permission from your parent. If after no response is received, the court can again take up your request.
O halde işlem, öncelikle ailenden izin almak için harekete geçmen, herhangi bir yanıt alınmaması durumunda mahkeme isteğini tekrar değerlendirebilir.
- Then it's not a done deal.
- Hayır. - O zaman kesin değildir.
And then it's anybody's guess. "
Sonrasını tahmin etsinler. "
If you don't have your name on your food, then it's up for grabs.
Eğer yemeğinizde isim yazmazsa serbesttir.
It's like Brylcreem, then.
Saç jölesi gibi yanı.
Well, it will be over soon and then we can go see Mom.
Aslında, hemen bitecek sonra anneni görebiliriz.
Yeah, that's right, and then we record it all.
- Evet, doğru, sonra kaydediyoruz.
You wouldn't record it and then erase it.
Sen onu kayıt ettiysen silmezdin.
Uh, it's a couple doors down, then 2,000 feet into the belly of a Chilean copper mine.
- Birkaç metre ileride sonra Şili bakır madeninin merkezine doğru 2000 adım içeride.
You ever notice how Josh, um... he gets ready in the bathroom, and it takes him, like, an hour, and then when he comes out, he's un-showered in, like, a T-shirt and jeans, and you're like,
Josh lavaboya girip bir saat boyunca hazırlanıyor ama çıktığında üstünde sıradan bir tişört ve kot pantolon oluyor.
Then I talked to her and hung out with her a little, and one fact shone so bright, it could not be denied.
Sonra onunla konuşup, biraz takılınca, tartışmasız bir gerçeğin farkına vardım.
- What is it then?
- Kim o zaman?
If a man is not smart enough to be able to use whatever is in front of him and still make it work... well, then...
İnsan gözünün önündekini kullanıp işini halledecek kadar akıllı değilse...
And then something evil got inside of her, and it twisted her up.
Ve sonra içine şeytani bir şey girdi, ve bu onu tepetaklak etti.
The last I remember was... you saying you figured it out, and then we started drinking tequila like water.
Son hatirladigim sen çözdügünü söylüyordun, ve daha sonra basladik su gibi tequila içmeye.
If the Hollow can look into me, then I can look back at it, find out what it is, what it wants.
Eger Hollow beni görebiliyorsa, bende onu görebilirim. ne oldugunu ; ne istedigini bulurum.
He didn't do it then.
O zaman yapmadi.
And when they die, it will absorb their power, and then... we'll never be able to stop it.
Ve onlar öldügünde onlarin gücünü alip, daha sonra... onu asla durduramayacagiz.
If you won't give me what I want, then I'll have to take it.
Bana istediğimi vermiyorsan kendim almam gerekecek.
What is it that you need, then?
Ne istiyorsun o halde?
When she stabs her, it's only then the Hollow can be obliterated completely.
Ancak hançeri ona sapladığında Hollow nihai olarak yok edilebilir.
Then we make it work.
Tamam o zaman bunu yapacağız.
Yeah, but then... maybe there's some truth to it, too.
Evet ama belki az da olsa bir doğruluk payı vardır.
Elijah, if it were easy enough for me to just pull her out, then I would not be standing here talking to you right now.
Elijah dediğin benim için kolay bir şey olsaydı....... şu an burada seninle konuşuyor olmazdım.
If she doesn't get it, then she's gonna come here and she's gonna take it.
Elinde olmazsa buraya gelecek ve kendisi alacak.
Now, we have no idea what it is that we're up against, because nothing like this has been around in a thousand years and if we don't get stronger, then we're done for.
Neyle karşı karşıya olduğumuzu hiç bilmiyoruz. Çünkü bin yıldır etrafta buna benzer şey yok. Ve güçlenmezsek, bittik demektir.
And when they die, it will absorb their power, and then we'll never be able to stop it.
Ve öldüklerinde güçlerini sömürecek sonra onu asla durduramayız.
Then use it.
O zaman kullan.
But if this can help us fight the thing that came after my daughter... then let's get it over and done with.
Ama bu kızımın peşinden gelen şeyle savaşmamıza yardım edecekse hadi yapalım da kurtulalım.
So what is it you like about him, then?
Onda hoşlandığın neydi o zaman?
Then they will try to raise this monstrosity, and it will come for us all.
Canavarı diriltmeye çalışırlar ve o hepimiz için gelir.
Then I'll do it myself.
- O zaman kendim yaparım.
It was this or mascara, and I don't like shit around my eyes'cause I got allergies and I rub and then I look like one of them girls who cry.
Ya bu olacaktı ya rimel. Gözüme bir şey sürmeyi sevmiyorum. Alerjim azıyor, sonra ovalıyorum ve ağlamış bir kıza benziyorum.
Well, then do it. - Uh-huh.
Et o zaman.
That's where they're gonna find me and then I want you to e-mail Del and I want you to do it immediately, okay?
Cesedimi orada bulacaklar, hemen ardından Del'e e-posta at, olur mu?
And then July rolls around, a little more money, but it's advertising for the Fourth.
Temmuz ayına gireriz, yine para isterim ama bu seferki ayın dördü içindir.
And then a few more units are rented... and it's better than nothing, but it's still not enough to service the debt on the loan I already owe the bank.
Sonra birkaç oda daha tutulur ve hiç yoktan iyi olsa da hâlihazırda çekmiş olduğum banka kredimi kapatmaya yetmez.
And then, before you know it, it's Labor Day and I'm in hock to you and the bank and you force a sale, recoup your investment with interest.
Sonra bir bakarsın, İşçi Bayramı gelmiş ve hem sana hem de bankaya borcum var. Satmam için baskı yapıp yatırımını da faiziyle tazmin edersin.
So what is it then?
Peki, o zaman ne?
then go for it, but you're gonna have to rewrite history with some other shithead.
... ama tarihi yazmak için başka bir salak bulmalısın.
If you found out about it this morning, then why is the receipt from two days ago, you son of a bitch?
Eğer bu sabah öğrendiysen o zaman reçete neden iki gün önceye ait seni orospu çocuğu?
Well, then I guess it's a good thing we have to "split."
O zaman iyi ki parça parça oynuyoruz.
When you can hit a deer with your bow and track it across hard rock, then you'll be ready to fight a man.
Yayınla geyik vurabildiğinde ve onun izini kayalıklarda sürebildiğinde savaşa hazır olacaksın.
Then whose was it?
- O hâlde kimin hatasıydı?
It's where they put electrodes in your brain, and if it works, then...
Elektrotları beyine koyuyorlar. İşe yararsa...
It's cool, I'll just, um... get everything out of the tardis and then you can go.
Sorun değil yani, eşyaları TARDIS'ten çıkardıktan sonra gidebilirsin.
That was it, no plan. Info dump, then busk.
- Plan buydu, bilgiyi kusup ikna edecektik.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]