Английские фразы | Русские фразы | Турецкие фразы
Translate.vc / английский → турецкий / [ A ] / And how are you doing

And how are you doing перевод на турецкий

208 параллельный перевод
And how are you doing, Vicki?
Nasıl gidiyor Vicki?
And how are you doing... in this world, Master Frik?
Ya sen bu dünyada neler yapıyorsun, Efendi Frik?
And how are you doing?
Sen nasılsın?
Oh. And how are you doing, Chuck?
Nasılsın, Chuck?
And how are you doing over here, Mr Garbis?
Sizin nasıl gidiyor bakalım, Bay Garbis?
Now comes the part of the show I like to call, "And how are you doing?"
Şimdi sırada "Daha daha nasılsınız?" adlı bölümümüz var.
And how are you doing, Wayne?
Nasılsın Wayne?
And how are you doing? . Not bad.
- Sende keyifler nasıl?
And how are you doing?
Ve nasıl yapıyorsun?
All right. And how are you doing over here?
Peki siz ne yapıyorsunuz burada?
Hello? And how are you doing today?
Bugün nasılsınız bakalım?
You can tell me what you and your menagerie are doing in my quarters why my effects have been thrown out from what asylum you escaped and how you're here in that comic opera uniform instead of at a fancy-dress ball.
- Evet. Senin ve hayvanlarının odamda ne işiniz var eşyalarım neden dışarıda hangi tımarhaneden kaçtın ve kıyafet balosuna gitmek yerine neden buraya geldin?
You usually know who's doing the dealing and how the cards are coming up.
Sen genellikle kartları kimin dağıttığını ve kartların nasıl geleceğini bilirsin.
- Comptroller Daniel Reichmann, and Vic Patterson. Hey, Vic, how are you doing?
Müfettiş Daniel Reichmann, ve Vic Patterson.
Will you tell him how well I'm doing, that my work is flourishing again, and that my mood swings are less erratic?
Ona iyiye gittiğimden söz et. Yeniden işime döndüğümü..... ve ruh halimin eskisi kadar değişmediğini anlat.
Be sure and write to us once in a while at Bud and Dora's... and let us know how you and him are doing.
Bud ve Dora'nın adresine ara sıra mektup yazıp... bize nasıl olduğunuzu da bildireceksin.
It's "Hey, Ernie, how are you doing?" and then he'd wipe it that way.
Önce "Selam, Ernie, n'apıyorsun?" der ve burnunu bu tarafa doğru silerdi.
SOMETIMES MY LIP IS A LITTLE TINGLY AND PEOPLE SAY, "HOW ARE YOU DOING?"
Çünkü bazen dudaklarım biraz karıncalanıyor ve insanlar nasılsın dediklerinde ben de onlara şöyle diyorum :
Hey brother, how many times have you been up and down this hill? What are you doing here?
Bu tepeye kaç kere inip çıktın?
" Dear Mother and Father, How are you doing?
Sevgili anneciğim ve babacığım. Nasılsınız?
Loud and clear, Father Goose. How are you doing?
Duyuyorum, Baba Kaz.
And, Mom, how are you doing?
Anneleri, sen nasılsın?
How are you and Ma doing?
Annemle sen nasılsınız?
So I can meet my man and say, "Greg, how are you doing?"
Çünkü adamımla buluşup, "Greg, nasıl gidiyor?" demeliyim.
So how are you and Paul doing? I don't know.
Peki sen ve Paul nasılsınız?
How are you and Glenn doing with the wedding plans?
Sen ve Glenn'in evlilik planlarınız nasıI gidiyor?
- And how are you Kyle? - Are you doing ok?
— Sen nasılsın Kyle?
First you're judged as a person, and then you become a parent... and not only are you judged as a person, but you're also judged by how well your children are doing.
İlk önce bir kişi olarak yargılanıyorsun, ve sonra bir aile oluyorsun o zaman da bir kişi olarak yargılanman yetmezmiş gibi bir de çocuklarının yaptığı işlerden yargılanıyorsun.
Do you realise how insidious it is to invade the most private thoughts and secret lives of unsuspecting people, people who have come to you with the faith that you know what you're doing and are who you say you are?
Sana inanıp güvenen, hastan olarak gelen bütün o masum insanların özel hayatlarını, en mahrem düşüncelerini böyle sinsice ele geçirmenin ne kadar yanlış olduğunun... farkında mısın?
Write soon, tell me how you are, what you're thinking and doing.
Yakında yaz, nasıl olduğunu söyle bana, ne düşündüğünü ne yaptığını.
How are you doing? Aside from the fact that my ex is engaged to a teenager and I've got horseshit on my goddamn $ 300 shoes I'm doing okay. I think you're amazing.
- Eski sevgilimin genç bir kızla evlenmesi ve 300 dolarlık ayakkabılarıma at pisliği bulaşmasının haricinde mi?
Don't let it keep you up nights because we're doing our work... and I know how deeply concerned you are.
Bunun seni geceleri ayakta tutmasına izin verme çünkü işimizi yapıyoruz. Ayrıca acının ne kadar derin olduğunu biliyorum.
- How are we doing on that spell? - You keep throwing this "we" word around, and I don't see you doing anything.
- Sürekli "biz" diyip duruyorsun ama senin bir şey yaptığını görmüyorum.
So how did you get in and what are you doing up here?
İçeri nasıl girdin ve burada ne arıyorsun?
Now comes the part of the show that I like to call, "And how are you all doing?"
Sırada "Daha daha nasılsınız?" adlı bölümümüz var.
Nina, you can look the other way once and it's no big deal, except it makes it easier to compromise next time and soon all you're doing is compromising because that's how you think things are done.
Nina, bir kez olsun öteki taraftan bakınca büyütülecek bir şey olmadığını görüyorsun. Sadece bir sonraki sefer ödün vermen kolaylaşıyor ve bir süre sonra tek yaptığın şey ödün vermek oluyor. Çünkü işlerin böyle yürüdüğünü düşünüyorsun.
So how are you and your wife doing?
Karınızla aranız nasıl?
Could you find out how my wife and daughter are doing at the clinic?
Karımla kızım klinikte ne yapıyor öğrenebilir misin?
So, Mr. And Mrs. Mackey, how are you both doing today?
Bay ve Bayan Mackey, bugün nasılsınız?
So how are you and Grace doing?
İlişkiniz nasıl gidiyor?
So how long you and Nessa been doing the big nasty? What are you talking about? The perfume?
Bir şey yapmıyorsun ama.
Thanks, skip. So, how are you and Lucy doing?
Seni eşek sudan gelinceye kadar dövmeden çeneni kapat küçük pislik!
So, Gaeta, how are you and the Doc here doing on your Cylon detector?
Eh, Gaeta, sen ve Doktor, Cylon detektöründe neler yaptınız?
How are you and Sally doing with the stuff?
Sen ve Sally belgeleri ne yaptınız?
actually, more importantly, how are you and danielle doing?
Aslında daha da önemlisi, sen ve Danielle nasılsınız?
So, how are you and Alvey doing?
Sen ve Alvey ne yapıyorsunuz?
So I went down to that bar down the street, and there were women there, and I sat for, like, two hours, and I finally force myself to go up to somebody and say, "Hey, how are you doing?"
Bu yüzden, aşağı sokaktaki bara gittim. İçerde kadınlar vardı. 2 saat kadar oturdum ve sonunda kendimi zorlayıp birinin yanına gidip, "Hey, nasıl gidiyor?" dedim.
I don't know just how much mutual squiring you and I are going to be doing.
Seninle beraber ne kadar birlikte dolanacağız bilmiyorum.
How are you and Haley doing?
Sizin Haley'le aranız nasıl?
So, Hyde, how are you doing now that you and Jackie are broken up?
Ee, Hyde, Jakie'le ayrıldığınızdan beri nasılsın?
So, how are you and Lorrin doing?
Peki, Lorrin ile nasıl gidiyor?

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]