Disappeared without a trace перевод на турецкий
93 параллельный перевод
- Disappeared without a trace,
- İz bırakmadan kayboldu.
The sphere disappeared without a trace.
Küre, iz bırakmadan kayboldu.
Funny I said Shinsuke... because Gonji and his wife have disappeared without a trace.
Komik Shinsuke dedi... Gonji ve eşi çünkü bir iz bırakmadan kayboldu.
The second disappeared without a trace.
İkincisi ise ardında iz bırakmadan kayboldu.
- One day he disappeared without a trace.
- Bir gün hiç iz bırakmadan ortadan kayboldu.
Another sailor and our cook have disappeared without a trace.
Bir başka denizci ve aşçımız iz bırakmadan kayboldular.
Last night, while on his watch, a mate disappeared without a trace.
Dün gece, görevinin başındayken bir dümenci iz bırakmadan kayboldu.
The supervisor disappeared without a trace shortly after I gave the order.
Denetleyici talimat verildikten kısa bir süre sonra ortadan kayboldu, iz yok.
Maybe the biggest mystery is how 253 settlers... Just disappeared without a trace.
Belki de en büyük gizem 253 kişinin iz bırakmadan ortadan kaybolmasıdır.
The biggest mystery is how 253 settlers just disappeared without a trace.
En büyük gizem 253 kişinin iz bırakmadan ortadan kaybolmasıdır.
Well, they've all disappeared without a trace.
Şey, onlar hiç iz bırakmadan kayboldular.
Both disappeared without a trace.
İkisi de arkasında iz bırakmadan, bir anda kayboldular.
It's been four days now since Travis Walton disappeared without a trace.
Travis Walton iz bırakmadan kaybolalı dört gün oldu.
Then it disappeared without a trace.
Sonra iz bırakmadan kayboldu.
I asked Jimmy to track down Dr. Hubert, but he's disappeared without a trace.
Jimmy'den Dr. Hubert'ın izini sürmesini istedim ama iz bırakmadan kaybolmuş.
I've got 22 people who have disappeared without a trace.
İz bırakmadan kaybolan 22 insanım var.
Historians say they disappeared without a trace.
Tarihçiler, hiç iz bırakmadan ortadan kaybolduklarını söylerler.
They simply disappeared without a trace?
İz bırakmadan kayboldular.
Furthermore, Gregory Pincus has apparently disappeared without a trace, Along with half a dozen other key witnesses...
Ayrıca Gregory Pincus, bu soruşturma için gerekli olan aralarında Ajan Mulder'ın hastanedeki hemşiresinin de bulunduğu yarım düzine tanık ve birkaç Vinylright çalışanı ile birlikte ortadan kayboldu.
Its residents suddenly disappeared without a trace.
Halk aniden ve hiçbir iz bırakmadan ortadan kayboldu.
Agents Scully and Mulder in the former home of David and Nancy Kline who disappeared without a trace last July.
Ajan Scully ve Mulder geçtiğimiz Temmuz'da hiçbir iz bırakmadan kaybolan David ve Nancy Kline'ın eski evindeler.
Okay, and you're standing with Negro League legend Josh Exley, who disappeared without a trace during a season in which he reportedly hit 60 home runs.
Yanınızda Zenci Ligi'nin efsanevi oyuncusu Josh Exley var. 60 sayı turu yaptığı sezonda, esrarlı bir şekilde ortadan kaybolmuş. - 61.
He killed nearly 200 people... and simply disappeared without a trace.
Neredeyse 200 insan öldürdü ve hiçbir iz bırakmadan tamamen kayboldu.
He disappeared without a trace.
İz bırakmadan yok oldu.
He wrote his resigning letter to Castro, and disappeared without a trace.
İstifa mektubunu Castro'ya yolladı, ve iz bırakmadan ortadan kayboldu.
And then, of course, he disappeared without a trace.
Sonra da iz bırakmadan ortadan kayboldu.
In fact, the poachers disappeared without a trace.
Kaçak avcılar iz bırakmadan ortadan kayboldu.
Disappeared without a trace.
Hiçbir iz bırakmadan kayboldu
Somehow they stole the whole herd... right out from under our noses... and then they disappeared without a trace.
Bir şekilde burnumuzun dibinden tüm sürüyü çaldılar. Hiçbir iz bırakmadan kayboldular.
Constanze Manziarly disappeared without a trace during her flight from Berlin.
Constanze Manziarly, kaçışı sırasında, hiç iz bırakmadan ortadan kayboldu.
She disappeared without a trace.
İz bırakmadan ortadan kayboldu.
All four served in the Philippines in'92 with Joe Sacco, and all four subsequently disappeared without a trace.
Dördü de, 92'de Filipinler'de Joe Sacco ile görev yaptılar, sonra da iz bırakmadan kayboldular.
But no distress signals were given. There were no adverse conditions. They just disappeared without a trace.
En acı tarafı ise, hiçbir ters durum ortada yokken, bir iz bile bırakmadan kaybolmaları.
Hey. This is a letter from my girlfriend... who disappeared without a trace six months ago.
Altı ay önce arkasında bir bir iz bırakmadan ortadan yok olan kız arkadaşımdan gelen bir mektup bu.
All of them disappeared without a trace.
Hepsi de iz bırakmadan ortadan yok oluvermiş.
Apparently, he disappeared without a trace.
Görünüşe göre, bir iz bırakmadan ortadan kayboldu.
As though he disappeared without a trace.
Sanki yer yarıldı da içine girdi.
Women have disappeared without a trace during that period.
Görüşürüz. Bazı kadınlar iz bırakmadan kaybolmuş. Bağlantısız görünüyorlar ama...
In any case, he has disappeared without a trace and I think his brother's hiding him.
Her hâlükârda, sırra kadem basmış durumda. Üstelik onu kardeşinin sakladığı düşüncesindeyim.
We could easily conclude that a tremendous number of species just disappeared without a trace.
Bundan hareketle, çok sayıda türün iz bırakmadan kaybolduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz.
And one day he disappeared without a trace.
Bir gün hiçbir iz bırakmadan kaybolmuş.
Many people are waiting for us since we disappeared without a trace.
Bir çok insan bizi bekliyor Hiçbir iz bırakmadan kaybolana kadar.
This mystery weapon has struck in a dozen systems, and disappeared without a trace.
Bu gizli silah bir düzine sisteme saldırdı ve hiç iz bırakmadan kayboldu.
When I received her letter, I rushed to her home... but they had disappeared... mother and daughter, bag and baggage, without a trace.
Mektubu alır almaz, hemen evine fırladım ama ortadan kaybolmuşlardı anne-kız, tası tarağı toplayıp sırra kadem basmışlar.
But he's completely disappeared, he's vanished, gone without leaving a trace.
Fakat kaybolup gitti, yok oldu, hiçbir iz bırakmadan gitti.
Not only has Special Agent Chester Desmond disappeared... without a trace, but this is one of Cole's blue rose cases.
Sadece Özel Ajan Chester Desmond'ın sırra kadem basmasından değil. Ayrıca Cole'un şu mavi gül vakası da var.
Cane disappeared two months ago without a trace.
Cane iki ay önce hiçbir iz bırakmadan kayboldu.
Great. How many people do you think are interested in the life of a nutcase who disappeared without trace?
İz bırakmadan ortadan kaybolan bir delinin hayatını kaç kişinin merak edeceğini düşünüyorsun.
Oswald disappeared from this room three mornings ago without a trace.
Oswald üç gün önce bu odadan hiç iz bırakmadan kayboldu.
"Up and coming boxer Joe Miller, " whose last opponent tragically died during their last fight, " has disappeared without a trace
" Trajik bir şekilde son karşılaşmasında rakibi ölen ve gelecek vaat eden boksör Joe Miller Las Vegas'taki unvan müsabakasından bir gece önce, ardında hiçbir iz bırakmadan kayıplara karıştı.
Amelia Wallis and his Asher daughter disappeared from his home in Topanga, without a trace.
Amelia Wallis ve kızı Asher iz bırakmadan ortadan kayboldular.
without a trace 16
disappeared 257
disappointed 135
disappear 201
disappointment 34
disappears 32
disappearing 28
disappointing 50
disappeared 257
disappointed 135
disappear 201
disappointment 34
disappears 32
disappearing 28
disappointing 50