Английские фразы | Русские фразы | Турецкие фразы
Translate.vc / английский → турецкий / [ D ] / Dise

Dise перевод на турецкий

469 параллельный перевод
THE MERCHAN DISE IS BEAUTIFUL
Hava durumu raporu için teşekkürler.
face to face confrontation.
Dişe diş, göze göz bir çarpışmada!
you have lost since you were lured into thinking that it's a direct confrontation.
Cornelia, dişe diş bir dövüş yapacağımı düşündüğün için kaybeden sen olacaksın.
I want to do something worthwhile.
Dişe dokunur bir şeyler yapmak istiyorum.
I see. An eye for an eye, a tooth for a tooth.
Göze göz, dişe diş yani.
I'm gonna get out of this town and back to doing something and take you along.
Daha dişe dokunur şeyler yapmak üzere buradan ayrılacak ve seni de yanımda götüreceğim.
An eye for an eye and a tooth for a toothbrush.
Göze göz ve dişe diş fırçası.
The airport is something, if not exactly what I'd hoped for.
- İşin doğrusu, hiçbir şey ve sonsuza dek mutlu yaşadılar. Tam olarak umduğum şey olmasa da bu havalimanı da dişe dokunur bir plan.
Tooth for a tooth.
Dişe diş.
With the DA using high-pressure tactics, I had to fight fire with fire.
Savcının kullandığı taktiğe göre, göze göz, dişe diş savaşmak zorundaydım.
I think I ought to give Barney a run for his money.
Sanırım Barney'le dişe diş mücadele etmeliyim.
The only thing was a hunk of melted gold, like a tooth.
Sadece erimiş bir altın parçası, dişe benziyor.
We've got nothing against her.
Dişe dokunur birşey bulamadık.
You old enough to have teeth?
Yeterince eski dişe sahip misin?
Not a tooth in his mouth that hasn't cost me a bundle.
Ağzındaki her bir dişe bir tomar para harcamışımdır.
Stood toe-to-toe with the bully, traded blows with it till it hollered, "Help!"
Sonunda "imdat" dedirtene kadar o zorbayla dişe diş mücadele etti!
I feel like something more substantial.
Daha dişe dokunur bir şey istiyorum.
Eye for eye, tooth for tooth.
Göze göz, dişe diş.
So it's now forsooth, eye for eye, tooth for tooth!
Bundan böyle artık göze göz, dişe diş!
DON'T LIKE THE MERCHAN DISE?
O gayet mutlu.
Now we've got all our ducks in a nice neat row.
Şimdi elimizde dişe gelir birşeyler var.
An eye for an eye.
Dişe diş, göze göz.
The hardscrabble tales of a half-starved ronin don't amount to much, but what befalls others today may be your own fate tomorrow.
Yarı aç bir roninin boşa kürek çekiş hikayeleri pek dişe dokunur gelmeyebilir ama bugün birilerinin başlarına gelenler gelecekte kaderinizin bir parçası olabilir.
You must be quick, and you mustn't fail.
Çabuk olmalı ve dişe dokunur bir şeyler elde etmelisin.
You go on like that till you get mad, then first he fills the tooth.
Çıldırana kadar gider gelirsin. İşte o zaman dişe dolgu yapar.
Something good?
Dişe dokunur bir şeyler...
We'll fight fire with fire.
Dişe diş savaşacağız.
An eye for an eye, a tooth for a tooth.
Göze göz, dişe diş.
I had no particular reason to stab him.
O bıçaklamak için dişe dokunur bir sebebim yoktu.
You have heard it said : An eye for an eye, a tooth for a tooth.
"Göze göz, dişe diş" denildiğini duydunuz.
With a cordite-propelled rocket carrying a worthwhile warhead... you'd need no less than 50 tons of it.
Dişe dokunur bir savaş başlığı taşıyan barut yakıtlı bir roket için 50 ton yakıta ihtiyacınız var.
I see, it's the old "eye for an eye" bit.
Anladım, şu eski, "göze göz dişe diş" meselesi.
Would you prefer rotting teeth to false ones?
Çürük dişi takma dişe tercih eder miydin?
Why, their only tangible assets were the jewels.
Çünkü tek dişe dokunur varlıkları o mücevherlerdi.
Tooth for tooth.
Dişe diş.
One for each tooth.
Her dişe bir tane.
An eye for an eye ; every debt its debtor! Since that's the case...
Madem öyle o zaman dişe, diş göze göz.
They take an eye for an eye and the law tooth for tooth seriously.
Göze göz, dişe diş kuralıyla yaşıyorlar. Onları affetmeni diliyorum.
What made you undertake so enormous a tusk?
Nedir sizi bu kadar büyük bir dişe...
An eye for an eye, I say.
Göze göz dişe diş diyorum.
It seems to me that an eye for an eye, a tooth for a tooth is the part that matters to the Apache.
İncilde Apaçilere uyan tek şey, "Göze göz, dişe diş."
Lieutenant Colonel Bain didn't do a good job.
Albay bain Dişe dokunur bir iş yapmadı
Give is give and take is take.
Dişe diş, göze göz.
Ey e for e y e, tooth for tooth.
Göze göz, dişe diş.
An eye for an eye, a tooth for a tooth and a nose for a nose.
Göze göz, dişe diş, burna burun.
We'll make it a life for a life.
Göze göz dişe diş.
A fracture for a fracture, an eye for an eye, a tooth for a tooth.
Kısasa kıssas, göze göz, dişe diş.
He hasn't written anything worthwhile.
Pek dişe dokunur bir şey yazmamış.
Eye for eye, tooth for tooth, hand for hand, foot for foot.
Göze göz, dişe diş,... Ele el, ayağa ayak.
You know what I mean, tit for tat?
Ne demek istediğimi biliyorsun, dişe diş?
I can't stand chattering teeth.
- Gıcırdayan dişe dayanamıyorum.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]