Английские фразы | Русские фразы | Турецкие фразы
Translate.vc / английский → турецкий / [ D ] / Do it properly

Do it properly перевод на турецкий

256 параллельный перевод
If we're going to be generous, let's do it properly.
Eğer cömertlik edeceksek, bunu uygun bir şekilde yapalım.
Yes, if we do it properly.
Evet, oyunu kuralına göre oynarsak, neden olmasın?
- See they do it properly.
- Düzgün yaptıklarından emin ol.
Well if you do it properly I can't hurt you can I?
Düzgün yaparsanız size zarar veremem, öyle değil mi?
If you think they deserve a hanging, appoint a miner's court and do it properly.
Eğer asılmayı hakettiklerini düşünüyorsanız bir madenci mahkemesi kurun ve işi kuralına göre yapın.
All right, Harold, if you want to enjoy your own insignificance, you might just as well do it properly.
Pekala, Harold, eğer kendi değersizliğinle eğlenmek istiyorsan, bunu hiç değilse hakkıyla yapabilirsin.
I want to do it properly.
Düzgün bir şekilde yapmak istiyorum.
Yes, yes, only let's do it properly this time.
Evet ama bu sefer düzgün olsun.
Do it properly, it's for your own good.
Düzgün yap! Kendi iyiliğin için.
If you're gonna break the law you might as well do it properly.
Eğer suç işleyeceksen, onu bile usulüne uygun yapacaksın.
Couldn't I do it properly today?
Bugün birşeyler yapabilir miyiz?
Let's do it properly.
Daha düzgün yapın şunu.
- All right, let's strip and do it properly.
- Tamam, öyleyse tamamen soyunalım.
Mind, now, look, if you can't do it properly, I'll do it by myself.
Yapamayacaksan bırak ben tek başıma yaparım.
I don't know how to do it properly.
Bunu beceremiyorum.
You must have suffered not being able to do it properly.
O aptalca söz yüzünden bütün gece uyuyamadım. Oh Jack.
Do it properly.
Yamuk yapmayın sakın!
Then do it properly
O zaman adam gibi yap.
We do it properly or not at all.
Doğru dürüst yapmayacaksak hiç yapmayalım.
Since you've agreed that it's a sensible proposal. let's do it properly and remove temptation.
Bunun makul bir öneri olduğunu kabul ettiğine göre düzgün bir iş yapalım ve yakınlaşma olasılığını kaldıralım.
- No, come on, do it properly.
- Haydi, şu işi adam gibi yap.
Masterly. When I do something, I do it properly.
Elimden geldiğince.
But to do it properly, you're going to have to take off your clothes.
Ama düzgün yapabilmek için senin de kıyafetlerini çıkarman gerekecek.
Now you'll be well advised, sir, to call them back again and this time do it properly.
Ve şimdi size emrediyorum, bayım, temizlikçileri geri çağırın ve bu kez bu işi düzgünce halledin.
I think if you do something, you should do it properly, don't you?
Bence bir şey yapacaksan, düzgün bir şekilde yap, tamam mı?
Do it properly.
Doğru yap şunu.
I couldn't really do it properly with your arms around my neck.
Ellerin boynuma dolanmış şekildeyken doğru bir şekilde yapamadım.
But we must do it properly.
Ama düzgünce yapmalıyız.
I'm talkin'about not being able to do it properly.
Ben o işi doğru dürüst yapamamaktan bahsediyorum.
We'd want to do it properly, wouldn't we?
Bunu uygun bir şekilde yapmalıyız, değil mi?
When you want to help someone You have to do it properly, with all your heart
Birisine yardım etmek istediğiniz zaman bunu uygun biçimde yapmalısınız, bütün kalbinizle.
Do it properly.
Düzgün konuş.
But if you fuck, you should do it properly.
Eğer düzeceksen, düzgün yapmalısın.
If you do, will do it properly.
Bu işi yapacaksak adam gibi yapacağız.
You're not goin until you do it properly.
Tamam, kızlar. Sen gitmiyorsun İşini düzgün yapana kadar buradasın.
If you're gonna threaten me, do it properly.
Beni tehdit edeceksen, bunu doğru yap.
I mean, he wanted to, and I wanted to, too, and- - and we... really wanted to do it properly, Dad, but- -
Yani o da istedi, ben de istedim. Her şey usulüne uygun olsun istedik aslında ama o kadar...
To use it properly, I have to do it underwater.
Düzgün bir şekilde kullanmak için, su altında yapmalıyım.
Unless you haven't cleaned the jets properly... in which case I'd advise you to do it again.
Eğer hala temizlemediyseniz... Bu durumda size yapmanızı tavsiye ediyorum
And this time we're hoping to do it properly. Well... Let's just...
Evet şimdi yeni film sahnesine bakalım.
I swear by the name of the living God that I will see this nation properly governed if I have to do it myself.
Kudretli Tanrı adına yemin ederim ki bu ulusun layıkıyla yönetildiğini göreceğim bunu kendim yapmak zorunda kalsam bile.
" oh, they don't make it properly here, do they?
" Burada iyi yapmıyorlar.
"Oh, they don't make it properly, do they?" And stopping at endless Majorcan bodegas selling fish and chips and Watney's Red Barrel and calamaries and two veg.
Burada iyi yapmıyorlar, değil mi? FishChips, Watney's Red Barrel birası, kalamar ve iki çeşit sebze satılan barlarda dururlar.
If we are forced to proceed without it... we do not feel that we will be able to properly prosecute this case.
Bu delili kullanmadan devam edersek, suçluları mahkum etmeyi başarabileceğimize inanmıyoruz.
If you want something done properly you've got to do it yourself.
Kurda sormuşlar : "Neden ensen kalın?", "Kendi işimi kendim görürüm." demiş.
They're a pain in the ass, because they know that if they do their jobs properly, if they just this once get it right, they can actually lift the human spirit, take it to a higher place.
Hepsi cehenneme gitsin, çünkü bilir ki, eğer işi doğru yaparlarsa bir kez olsun başarabilirlerse, insanın ruhunu şahlandıracak ve yükseğe çıkaracaktır.
All I do is monitor the system, make sure it's functioning properly, like when I saw the overload in Mr Drake's office.
Tek yaptığım sistemi izlemek, düzgün çalıştığından emin olmaktır. Aynen Bay Drake'in ofisindeki aşırı yüklemeyi gördüğüm gibi.
I guess if you want a job done properly... you just have to do it yourself.
Sanırım işin doğru yapılmasını istiyorsan, kendin yapmalısın.
But they saw it and took it and said that any mail or messages for him would be collected by someone properly authorized to do so.
Ama zarfı gördüler ve aldılar. Ona gelecek posta ve mesajların uygun izne sahip biri tarafından alınacağını söylediler.
Now, Donna, I'm not bragging, but... if you're properly motivated, I can actually do it in that amount of time.
Böbürlenmek gibi olmasın ama Donna... Eğer tam anlamıyla motive olursan, o işi bu dar vakitte de yapabilirim.
Do it properly!
Düzgün yap şu işi!

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]