Английские фразы | Русские фразы | Турецкие фразы
Translate.vc / английский → турецкий / [ D ] / Don't worry about this

Don't worry about this перевод на турецкий

430 параллельный перевод
Don't worry about this house.
Sen evi düşünme.
Don't you worry about this little lady.
Sen bu küçük hanım için endişe etme.
You don't have to worry about the bulls this afternoon.
Bugün boğaları kafana takma.
Now, why don't you go on about your shopping... and not worry about this?
Şimdi neden alışverişe çıkıp bu konuda endişelenmeyi bırakmıyorsunuz?
Hate is something that can feed on itself for only so long. Don't worry about me. This fight with Miles is in the open now, and it's my fight alone.
Benim için endişelenme,... Miles'a karşı bir savaş başlattım,... bu yalnızca benim savaşım.
And since this is your first combat, I suggest you correspond. Don't worry yourself about things that don't concern you.
Bu sizin ilk dövüşünüz olduğuna göre, sizi ilgilendirmeyen şeylerle ilgili endişelenmeyin.
But I don't think you have to worry about this one.
Ama neden şimdi bunun için endişelendin, anlamadım?
- Don't worry about this boy.
- Bu adamı merak etme.
Don't worry about this Marcus Brutus, whoever he is.
kim olursa olsun, Marcus Brutus hakkında endişelenme.
Don't worry about me. I'll manage. Though it's been a long time since my own were this little.
Merak etme sen, kendi çocuklarımı büyüteli uzun zaman olsa da onlara iyi bakarım.
"Don't worry about it." When are you gonna stop all this?
"Takma kafana". Ne zaman duracaksın?
Matt, you know what the doctor said about not overeating in this heat. Don't worry, Mother.
Matt, doktorların bu sıcakta aşırı yeme konusunda dediklerini biliyorsun.
Don't worry about this mess. We can have it cleaned up later.
Bu pisliği sonra temizletiriz.
- Don't worry about the money. - Orville and I are going halfsies on this.
Ve para için endişelenme çünkü bu işte Orville ve ben ortak olacağız.
You don't have to worry about this measly old job.
Bu değersiz sefil iş için endişelenmene gerek yok.
Clouseau, don't worry about the plum pudding now. From what I gather, you behaved disgracefully this evening.
Clouseau bal kabağı pişirme işini bırakır mısın lütfen?
Janet, if you decide to do this, don't worry about money.
Janet, bunu yapmaya karar verirsen, para için endişelenme.
Now then, what about this Jimmy character? Don't worry, it'll all be very civilized.
- Merak etme, hepimiz medeni davranacağız.
And it's this fellow right here! But he don't worry about no shoes. 'Cause he don't need no shoes!
Ve buradaki bu adamın... ayakkabılarla ilgili hiçbir derdi yok... çünkü ayakkabıya ihtiyacı yok.
The other thing was I was referring to little crimes we don't worry about in this country, like padding your income tax, cheating on the expense account, and genocide.
Yani Klan esprisiydi. Bahsettiğim diğer konu da bu ülkede gelir vergisinin şişirilmesi gider hesabında sahtecilik, soykırım gibi pek dert etmediğimiz küçük suçlardı.
You don't have to worry about this
Bunun için endişelenme!
Donna, don't worry about this.
Donna, bunun için endişelenme!
Don't worry about this one.
Takma kafana.
- And don't worry about this.
- Kapıya üzülmeyin.
Don't worry about this, Winthorpe.
Bu konuyu merak etme, Winthorpe.
I'm gonna pass it this time. Don't you worry about it.
Bu sefer geçeceğim çok bilmiş, merak etme.
Why don't you just leave this kid alone and worry about the other one that flies.
Bu çocuğu rahat bırakıp uçan diğerini dert etsene.
Don't worry about a little thing like this.
Böyle küçük bir şey için üzülmeyin.
- Don't worry about this now.
- Bunun için endişelenme.
I don't want you to worry about this.
Bu konuda endişelenmeni istemiyorum.
Don't worry'about this dog
Siz köpeği dert etmeyin.
As far as this thing is concerned, don't worry about it.
Bu alete gelince, onu da merak etme.
This will make it perfect. Don't worry about it.
- Bu tam uydu, hiç merak etme.
I'm all over this. Don't worry about it!
Hepsinin üstesinden geldim!
Don't worry about this.
Merak etme.
All in all, we don't have to worry about this World Cup at all.
Sonuçta, tüm endişemiz bu Dünya Kupası için değil.
- Don't worry about this.
Dert etme...
Don't worry about me. I don't need this any more than you.
Beni dert etme, buna senin olduğu gibi benim de ihtiyacım yok, küçük kardeşim.
Don't worry about this.
Endişelenme.
Don't Worry About This Poor, Old Slob.
Bu fakir yaşlı serseri için meraklanma.
L guess you don't have to worry about her doing any more talking. L'm not feeling too great about all this.
Artık konuşmasından endişe etmene gerek kalmadı.
Ah, sorry, guys, about that little slip-up this afternoon, but, uh, don't worry about me.
Öğleden sonraki ufak aksilik için özür dilerim ama siz beni merak etmeyin, gelecek haftaya hazır olacağım.
Listen, I don't want you to worry your attractive blond head about this.
Bak, şu güzeller güzeli sapsarı saçlarını beyazlatmanı istemiyorum.
This is great and all, but don't we have more important things to worry about?
Bu müthiş bir şey fakat endişelenmemiz gereken daha önemli şeyler yok mu?
Don't you worry about falling out of this thing?
Bundan düşerim diye korkmuyor musun?
With youngsters like this, we don't have to worry about the future of this country.
- Böyle genç yurttaşlarla, bu ülkenin geleceği için endişeye gerek yok, değil mi Bayan Preston?
" I need this. Don't worry about money.
" Buna ihtiyacım var, parayı düşünme.
Don't worry about it. This is his idea.
Bu onun fikriydi.
Then don't worry about this guy.
Bu adama aldırmıyorlar.
All right, and don't worry about it. We all had to go through this at one time.
Merak etme, hepimiz senin gibi bu süreçleri yaşadık.
Now, don't worry about this tablecloth.
Masa örtüsünü dert etme.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]