Английские фразы | Русские фразы | Турецкие фразы
Translate.vc / английский → турецкий / [ D ] / Dotted

Dotted перевод на турецкий

212 параллельный перевод
How those forces have transformed the Earth from a planet covered by a single shallow ocean, dotted with volcanic islands, to the world we know today, that's the story we'll be telling over the next few programmes.
Bu güçlerin, tek bir sığ okyanusla kaplı ve volkanik adalarla bezeli bir gezegeni nasıl bugün bildiğimiz Dünya'ya dönüştürdüğü ise gelecek bir kaç programımız boyunca anlatacağımız hikaye.
I won't tell you till I have her name on the dotted line.
Sözleşmeyi imzalamadan önce söylemem.
And he dumps a whole basket of coupons... worth hundreds of thousands of dollars right in your lap. And he says, "Sign here, please, on the dotted line."
Binlerce dolar değerindeki bir sepet dolusu kuponu sana veriyor ve "Şurayı imzalayın lütfen" diyor.
A man comes up from the bar. Dumps $ 3,500 in your lap... for every nickel invested. Says to you, "Sign here on the dotted line."
Bar'dan bir adam gelip yatırdığı her 5 sent'i, 3500 $'ı kucağına bırakıyor ve "Şurayı imzalayın" diyor.
Take China, for example. 400 million customers waiting to sign on the dotted line as soon as peace is declared.
Barış ilan edildiğinde mesela Çin'de anlaşmayı bekleyen 400 milyon kişi var.
Literally dotted are the shores of many tropical marshes... with the brilliant plumage of the flamingo.
Bu bataklıklarda milyonlarca flamingo yaşar.
- Dotted Swiss is nice for the curtains.
- Dotted Swiss perdeler için ideal.
- Sign on the dotted...
- İşaretli yeri imzala.
You, my love, look like a princess in that red-and-white dotted Swiss.
Hâlbuki sen kırmızı-beyaz puantiyeli elbisenle prensesler gibi olmuşsun.
I'm cutting along the dotted line.
Noktalı yerlerden kesiyorum.
- Hmm. - Oh, he'd say, " Sign on the dotted line, kiddies.
Derdi ki ; " Şurayı imzalayın, çocuklar...
Yes, the Khan has them dotted at regular intervals throughout his domain.
Evet, Han'ın konağının çevresinde düzenli aralıklarla bulunuyor.
There's a theory that the minerals on the moon are not in a molten magma... but dotted about... in nuggets.
Ay'daki minerallerin erimiş magma değil de, etrafta tane tane bulunduklarına dair bir teori var.
I'll stand. But this gentleman'll sit down and sign at the dotted line.
Ama bu beyefendi oturacak ve altı çizili kısmı imzalayacak.
I know I have them both, I just don't have any dotted lines like a cow picture. Where the hell are they?
İkisinden de var bende ama nerede oldukları belli değil.
It's a dotted line if it's on the map at all.
Haritadaki noktalı yerdir o.
I may not be too bright, but when the I's are dotted, I end up getting the point.
Ama bir konuya parmak bastığımda kendimi o meselede hemen bulurum.
Flaxen, waxen knotted, polka-dotted
Sararmış, belki karışmış, puanlı
You were wearing a blue, dotted dress and when you saw me... you screamed and Fela turned... and asked, "Why don't you pass?"... or, "Why don't you come?"
Benekli, mavi bir elbise giymiştin, beni gördüğünde sen çığlık attın ve Fela döndü sordu, "Neden geçmiyorsun? ... ya da," Neden gelmiyorsun?
If you sign here on the dotted line, you're as good as home, young lady.
Şurayı imzaladığınızda, evinizde olacaksınız, genç bayan.
Please, sir, sign on the dotted line.
Lütfen, noktalı yerleri doldurun.
Dotted line means dirt.
Noktalı çizgiler boş demek.
This one just got careless one night and signed his name on the wrong dotted line.
Bir gece dikkatsizlik etmiş ve adını yanlış satıra yazmış.
The Dotted Line! They're all the same.
Hepsi de birbirine benzer.
Not a chance. You're not getting out of town until we've all signed on the dotted line.
Son sayfayı imzalamadan bu şehri terkedemezsin.
- On the dotted line.
- Noktalı çizginin üzerini.
First she has to get dear Pete to sign on the dotted line.
İlk önce sevgili Pete'e evrağı imzalatmalıdır.
And in fact, if we look around the animal kingdom, there are lots of different kinds of eyes dotted around.
Ve gerçekten de hayvanlar alemine bakarsak, çok fazla çeşitte göz olduğunu görürüz.
Because only one thing counts in this life- - get them to sign on the line which is dotted!
Çünkü bu hayatta tek bir şey geçerlidir. Onları imzalatmak için masaya oturtmak!
So, if you will, just sign right here on the dotted line.
Şimdi buradaki noktalı yeri imzalarsan.
When we think of the Netherlands, no doubt we have images of a tranquil land dotted with picturesque windmills.
Hollanda'yı düşündüğümüzde şüphesiz hepimizin gözünün önüne yemyeşil topraklar, üzerine serpiştirilmiş yel değirmenleri gelir.
I just need you to sign on the dotted line.
İşaretli yeri imzalamanız gerek.
She was Dolores on the dotted line.
Gerçekte ise Dolores...
He's crossed every T, he's dotted every I.
Çok başarılı. - Yani?
Lead us to the dotted line.
Bize kontrata giden yolu göster.
- Sure. - The body is dotted with pleasure points...
Tabii.
First I gotta make little polka dotted flowers for the girls'hats.
Ama önce kızların şapkaları için polka noktalı çiçekler hazırlamalıyım.
Signed the dotted line, they sent me to my office.
Noktalı çizgiyi imzaladım, onlar da beni ofisime gönderdiler.
And he said, get Janeway to sign on the dotted line and you're hired?
Ve Janeway'e imazayı atırırsan için seninle çalışacağını mı söyledi?
I kept seeing Lemnitzer and Dulles telling me all I had to do was sign on the dotted line
Lemnitzer ve Dulles ile de göz teması halindeydim tek yapmam gerekenin işaretli yeri imzalamam olduğunu söylediler.
I got all the I's dotted and all the T's crossed.
I got aII the I's dotted and aII the T's crossed.
Sign here on the dotted line, patriots.
Burayı imzalayın, vatanseverler.
I don't need every i dotted or every t crossed to know that we've got our man.
Katili yakaladığımızı anlamak için her şeyin açıklığa kavuşturulması gerekmiyor.
All you have to do is sign on a little dotted line.
Bütün yapman gereken, küçük bir imza atman.
What do you call a guy with blue dotted blood Iice and keys to a Ford Explorer?
Mavi noktalı kanı olan, bitli ve Ford Explorer sahibi bir adama ne denir?
Just tear on the little dotted line.
- Noktalı yerinden yırtacaksın işte.
The dotted line means nothing.
- Noktalı yer hiçbir işe yaramıyor!
This should make your job easier, cut along the dotted line.
Noktalı yerlerden kes.
If Dr Kelso wants me to be a role model for the community because I'm a great doctor, great. I will sign on the dotted line.
Eğer Dr. Kelso benim topluma örnek olmamı, çok iyi bir doktor olduğum için isteseydi mükemmel olurdu.
When I signed my Iife away on that dotted line, I fucking meant it!
O hattan geçtiğimde hayatımın anlaşmasını yaptım.
Upset because you can't turn polka dotted?
Benekler oluşturamadığın için mi öfkelisin?

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]