Her legs перевод на турецкий
1,433 параллельный перевод
That Bonnie, her legs go forever.
Şu sarışın. Bacakları benden daha uzun.
Mom needed to stretch her legs.
annemin bacaklarını açmaya ihtiyacı var.
Alexandra has them in her legs.
Alexandra'nınkiler bacaklarında.
So I do, but all I can do is watch her- - cross and uncross her legs while she's sort of explaining stuff to me.
Karşımda bacak, bacak üstüne attı. Ben de onu izliyordum. Bana dersi anlatıyordu.
Damn, her legs are firm as shit.
Vay anam, bacakları taş gibi.
There she is. Let's get her out of there now. You, four-eyes, get a hold of her legs there.
tamam çocuklar. işte oldu.
She's lost the use of her legs.
Bacakları tutmaz oldu.
Who cares about her legs?
Bacakları kimin umurunda.
- Tie her legs!
- Bacaklarını bağla!
I found out my mother shaved her legs with my father's razor,... giving me a trauma I'm unable to overcome.
Annemi babamin usturasiyla tras ederken buldum, ... sarsinti geçirdim acizce üstesinden geldim.
Yeah, did you check out her legs?
- Evet, bacaklarına baktınız mı?
With Meta sent out on an errand, Liliom orders Guy to wax her legs.
Meta bir yere gönderilir, Liliom Guy'a bacaklarını ağdalamasını emreder.
With her legs open like that, oblivious to what's going on around her, without the slightest resistance.
Bacaklarının böyle açık olması, etrafında ne olduğundan bihaber, en ufak bir direnme olmaksızın.
Maybe he is thinking about her eyes, her legs, her mouth.
Belki de onun gözlerini bacaklarını ağzını düşünüyor.
In his arms, her legs dangling over the floor... they'd dance.
Dans ederken, kollarının arasından, yavaşta kayarak yere yığıldı.
Her legs suspended in midair.
Bacakları havada asılı kalmış durumda.
If you want her so badly, you can break her legs and adopt her!
Onu bu kadar çok istiyorsan, bacaklarını kopar ve ona sahip çık!
Her legs, they are useless.
Bacakları, bir işe yaramıyor.
- Her legs were crushed.
Bacakları kamyonla koltuğun arasında ezilmiş.
- She broke both her legs. - So put on two.
İki bacağını da kırmış.
- I just don't wanna adduct her legs.
Tartışıyor muyuz? - Bacaklarını çekmek istemiyorum.
She'll be up with an intubated Surgical patient and her tail between her legs.
Yeterli. Alo? Tüp yutturulmuş bir hastayla.
Tell Sherry to keep her legs crossed'til I get there.
- Sherry ben gelinceye kadar bacak bacak üstüne atsın.
My wife broke both her legs.
Karım iki ayağını da kırdı.
I mean, she's been married for three months- - she probably still shaves her legs.
Daha üç aylık evli. Herhâlde hâlâ bacaklarını tıraş ediyordur.
It's my wife shooting a "V" for victory with her legs.
Bu benim karım, bacaklarıyla "V" Victory yapmış bir şekilde...
With a light bulb stuck between her legs.
Bacaklarının arasına bir ampul varken.
Grab her legs!
Bacaklarından tut!
Is is true that Mademoiselle Edith tried to escape when she was just a little girl and that the headmistress punished her by breaking her legs?
Matmazel Edith'in küçük bir kızken buradan kaçmaya çalışırken Müdire tarafından yakalandığı ve ceza olarak bacaklarının kırıldığı doğru mu?
Her legs started at her chin.
Bacakları çenesinden başlıyordu.
Good luck, I don't think that prude will open her legs so easily.
İyi şanslar! O sözde iffetlinin bacaklarını açmanın kolay olacağını sanmıyorum.
She's with her legs up.
Bacaklarının üzerinde.
Daria lost the use of her legs.
Daria bir daha yürüyemedi.
The one with her legs open widest at the top
Bacaklarınızı açar gibi yapın.
She will open her legs nicely.
Bacaklarını nazikçe aralayacak.
Now I'm freaking out because all I can see is smoke drifting up from between my legs, and I cannot inhale it. Okey-dokey?
Ben uçuyorum çünkü her şeyi görüyorum bacağımın arasından dumanlar yükseliyor, ve ben onu içime çekemiyorum. tama mı - devam mı?
With our swing set, every time you swung above this high, the front legs would go :
Salıncakla, her zaman şu yüksekliğe kadar sallanırdık ve ön ayağı şöyle olurdu :
This praying mantis has given two of her six legs and modified them to such an extent that they're only killing machines.
Bu peygamberdevesi, altı bacağından ikisini feda etmiş bunları da, yegâne öldürme mekanizması olan uzantılar haline getirmiştir.
When a male and female come together to mate, the male protects himself from her bite by holding her fangs from special hooks on his legs while they copulate.
Dişi ile erkek çiftleşmek için bir araya geldiklerinde, erkek örümcek, çiftleşirken dişi örümceğin dişlerini kendi bacaklarındaki özel kancalarla tutarak, ısırılmaktan korunur.
Knew how to cross her legs with the skirt just so, kicking the heel like this and talking all kinds of shit you know. And she just accepted me.
Sonra bir şeylerin varlığını fark ettim.
But our Republic of Korea... using just your two legs, you can run all over it.
Ama bizim Güney Kore'mizde... sadece iki bacağını kullanarak, her tarafı gezebilirsin.
I imagined the scene, her lying down, legs up... trying to fit into those tight pants.
Manzarayı hayal etmeye çalıştım, yatakta yatıyor, bacaklarını havaya dikmiş... o dar pantolonların içine girmeye çalışırken.
How then could I think of her putting on her pants... legs in the air, no panties, knowing that I owed her $ 38?
Ona 38 real borcum varken, külotsuz bir şekilde yatağa uzanıp pantolonunu giymeye çalışmasını nasıl hayal edecektim.
She climbs out of the frame and then drags her half-a-body across the floor just looking for legs to steal.
Çerçevesinden çıkıyormuş ve sonra yarım vücudunu yerde sürükleyerek çalacak bacak arıyormuş.
Once you get your sea legs, you can be confident enough... to initiate a conversation about what foreskin is... and how it really won't affect her pleasure.
Onu bir kez yatağa attıktan sonra, onunla üst derinin ne olduğunu ve onun zevkini nasıl etkilemeyeceği konusunu konuşacak yeteri kadar güvenin olacaktır.
The South American tamandua is an ant-eater, and like all ant-eaters, it has powerful front legs for ripping open ants'nests, but they're also a great help in climbing.
Güney Amerika tamanduası bir karıncayiyendir. Her karıncayiyen gibi karınca yuvalarını parçalamak için güçlü ön ayakları vardır ve bunlar tırmanışlarda da çok yardımcı olur.
That's Jelena. They broke her arms and legs.
Onun kollarını ve ayaklarını kırdılar.
It's true and the other thing is, my sister had a baby and I took it over because she passed away and then the baby lost its legs and its arms and now it's nothing but a stump but I still take care of it with my wife and it's growing and it's fairly happy, but it's difficult'cause I've been working a second shift at the factory to put food on the table, but all the love I see in that little guy's face makes it worth it in the end.
Kardeşimin bir bebeği oldu ve ona ben bakıyorum çünkü kardeşim öldü... ve sonra bebek bacaklarını ve kollarını kaybetti... artık sadece gövdesi kaldı ama yine de karımla ona bakıyoruz... ve gittikçe büyüyor, oldukça da mutlu... ama işim kolay değil, karnımızı doyurmak için ikinci bir işte çalışıyorum ama o bebeğin yüzünde gördüğüm mutluluk bizim için her şeye değiyor.
Good legs on her.
Çok iyi bacakları var.
If I find someone like me flirting with her, I'll break his legs
Benim gibi birini bulursa bacaklarını kıracağım.
GERONIMO : The only thing that'll make you happy is when they've amputated both of my legs.
Seni mutlu edecek tek şey her iki bacağımı da kestikleri an olacak.