Английские фразы | Русские фразы | Турецкие фразы
Translate.vc / английский → турецкий / [ H ] / Historic

Historic перевод на турецкий

1,126 параллельный перевод
this will be an historic decision.
Kesin olan bir şey var : Bu tarihi bir karar olacak.
We Parliament members have been begging the public to bear with us while we straighten out the former Prime Minister's historic tax reform blunders, so where, exactly, are we supposed to get that kind of money?
Önceki Başbakanın tarihi vergi reformu gafını düzeltmeye çalışırken biz... Parlemento üyeleri, ellerimizi yere koymuşuz ve halka bize katlanmaları için yalvarıyoruz. Ve ne için para!
The historic first view of the Newcomer ship upon its dramatic arrival.
Yeni Gelenler gemisinin dramatik varışından sonraki ilk tarihsel görüntü.
Like so many well known historic personalities, I had a feeling this name could expresses me and my aims better.
İyi bilinen pek çok tarihi şahsiyet gibi bu ismin beni ve amaçlarımı daha iyi ifade edeceğini düşündüm.
An historic building.
Tarihi bir bina.
This is an historic confrontation, correct?
Bu tarihsel bir ihtilaf, doğru değil mi?
- An historic moment.
- Ne tarihi bir an!
[PAO] This is Apollo control Houston... at 104 hours, 31 minutes now into this historic mission.
Burası Apollo kontrol üssü bu tarihi görevde 105. saatin içerisindeyiz.
This is an historic moment.
Bu tarihi bir an.
And fittingly, just before Christmas, the season of peace... they will go to the United Nations for this historic signing.
Ve daha sonra Noel'de, barış dönemine de uygun olarak bu tarihi imza için Birleşmiş Milletler Binası'na gidecekler.
The president and general secretary have arrived here... at the University of Chicago on the second leg... of their historic journey meant to signal the end of the nuclear threat.
Başkan ve Genel Sekreter, nükleer tehlikenin sonlanacağına işaret eden tarihi seyahatlerinin ikinci ayağında Chicago Üniversitesine geldiler.
The reason? The closing of the historic Fisher One Plant.
Sebebi, tarihî Fisher One fabrikasının kapanmasıydı.
President Kimball flies this week to Rome where he will meet with leaders of 27 nations in a historic summit.
Başkan Kimball, 27 ülkenin liderleriyle buluşacağı tarihi toplantıya katılmak üzere Roma'ya uçtu.
The signing of this treaty is an historic occasion.
Bu antlaşmanın imzalanması tarihî bir olay.
This is really an historic occasion, Peter.
Bu gerçekten de tarihi bir olay Peter.
This is an historic moment.
Bu, tarihi bir an. Size bir önerim olacak.
Thank you all for attending this event in honor of Dr. Meinheimer, who tomorrow will make his historic address.
Yarın tarihi bir konuşma yapacak olan Dr Meinheimer onuruna düzenlenen bu etkinliğe katılan sizlere teşekkür etmek istiyorum.
Thank you. I'm pleased and honored to be with you tonight on this historic occasion.
Bu tarihi olayda olduğum için mutlu ve gururluyum.
Jim, there is an historic opportunity here.
- Jim elimize tarihi bir fırsat geçti.
Spock says this could be an historic occasion, and I'd like to believe him, but how on earth can history get past people like me?
Spock, bunun tarihi bir olay olduğunu söylüyor. Ona inanmak istiyorum. Nasıl oluyor da tarih benim gibi insanları ezip geçiyor?
But that smell is historic, having stunk since the time of the witch hunts.
Ama bu koku eskiye dayanıyor, cadı avı zamalarından beri mevcut.
It's a historic landmark.
Bu tarihi bir işaret.
Because there's the small matter... of historic record to deal with.
Çünkü uğraşmamız gereken ufak bir tarihi kayıt meselesi var.
It smells historic.
Tarih kokuyor.
We're all anticipating this historic first look at the region.
Bu tarihi bakışı yapanların ilk biz olacağımızı sanıyoruz.
Six minutes until the Flying Elvises make their historic jump.
Uçan Elvis'lerin tarihi atlayışını yapmasına 6 dakika kaldı.
Faurisson says that the massacre of the Jews in the Holocaust is a historic lie.
Benim asıl bilmek istediğim elitler medyayı tam olarak nasıl kontrol ediyor.
Make that a historic chilidog.
Onu tarihi bir sosisli yap.
- An historic achievement.
- Bu tarihi bir başarı.
Correspondent Jeri lKelter reports on this historic moment.
Muhabir Jeri Kelter bu tarihi anı görüntüledi.
"Looking for somebody to take turns driving and share expenses on a week-long, cross-country tour of historic murder sites"?
"Yol masraflarını paylaşacak birilerini arıyoruz." "Yol boyunca cinayet işlenen mekanlara özel bir tur."
"via Dandolo is a historic street," "Garibaldi fought here."
Garibaldi, Direnişçilerle burada savaşmış.
Historic occasion.
Tarihsel fırsat.
This is an... historic moment.
Bu... tarihi bir an.
- What's this chart? - It shows the historic entry of man onto each continent, and the effect on other species,
- İnsanoğlunun her bir kıtaya tarihsel olarak gelişini ve diğer türler üzerindeki, senin de gördüğün gibi,
I even remember that historic match of 1988 when I scored six consecutive goals for Mohan Bagan!
1988 ´ de oynanan tarihi maçı bile hatırlıyorum Mohan Bagan için ardardına 6 tane gol atmıştım!
The Historic Hall.
Tarihi Salon.
To celebrate this historic moment, I'm jogging.
Bu tarihi anı kutlamak için koşuyorum.
Forests and mountains were leveled and fields and historic houses destroyed.
Ormanlar ve dağlar tahrip edildi, çayırlar ve tarihi binalar yok edildi.
We're coming to you live from the historic Pont Alexandre in Paris, where Olivier de la Fontaine...
Şu anda size Paris'teki tarihi Alexandre Köprüsü'nden canlı yayın yapıyoruz. Olivier de la Fontaine burada...
We are coming to you live from the historic Pont Alexandre in Paris where Olivier de la Fontaine, head of La Chambre Syndicale de la Mode et de la Haute Couture, which is French fashion's governing body,
Size Paris'teki tarihi Alexandre Köprüsü'nden canlı yayın yapıyoruz. Fransız modasına yön veren Haute Couture Modacılar Birliği'nin Başkanı Olivier de la Fontaine burada limuzininin arkasında öldürüldü.
- No, it's an historic day.
- Hayır, bu tarihi bir gün.i
We stand on the verge of an historic moment.
Tarihi bir anın sınırında bulunuyoruz.
The historic coming together of the Klingons and the Cardassians.
Tarihi Klingon ile Kardasya birleşmesi.
- I'm standing here... on an historic eve with a group of scientists who can barely contain their excitement... about this device, which looks like a large titanium bug.
Eric? Titanyumdan yapılmış büyük bir böceği andıran bu cihazı yapan bir grup bilim adamıyla birlikteyim.
And it became... it became, uh... it became a kind of a historic vignette... of the silliness of the Russians... and the stupidity of the Americans.
Film böylece Rusların sersemliğinin ve Amerikalıların ahmaklığının tarihi bir skeci hâline gelmiş oldu.
I think we should all take a moment to recognise... the exemplary... hell, damn near heroic effort... displayed by Neil Armstrong's backup for this historic moon walk... and, of course, his crew.
Neil Armstrong'un tarihi Ay yürüyüşünün yedeği olan bu adamın ve mürettebatının ibret verici ve hemen hemen kahramanca çabalarını hepimiz takdir etmeliyiz.
Mr. Hoggett, the judges would like me to convey to you... their disappointment that a man such as yourself, with a long and honorable association with the work of National Sheepdog Association, should see fit to flout... the historic conventions which have long ruled our sport.
Bay Hoggett, hakemlerin vardığı karara göre ne kadar istemeseler de, daha önceki başarılı yarışmalarınızı hatırlayarak,
Before we hang you in Port Royal, you've time to witness... an historic alliance.
Sizi Port Royal'de asmalarından önce... tarihi bir anlaşmaya şahit olacaksınız.
Today is an historic day.
Bugün tarihi bir gün.
Historic!
Tarihsel!

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]