I'm aware перевод на турецкий
4,377 параллельный перевод
Yes, I'm aware of that.
Evet, bunun farkındayım.
Are you insane, or do you have a head injury that I'm not aware of?
Sen deli misin, yoksa ben farkında mı değilim, sende bir kafa travması mı var?
- Yeah, I'm aware of that.
- Evet, ben bunun farkındayım..
There is a power differential between psychiatrist and patient one that I'm well aware of, particularly with my own therapist.
Şu anda oldukça farkında olduğum ; psikiyatrist ile hasta arasındaki bir güç ayrımı mevcut, özellikle kendi terapistimle aramızda.
[But now I know your name, ] [ of course I am aware of you by reputation ] [ and I see why Chilton ] [ both reveres you and resents you.]
Adınızı şimdi öğrenmeme rağmen, elbette ki itibarınızdan haberdarım ve şu an Chilton'ın neden size hem saygı duyup hem de içerlediğini görebiliyorum.
I am aware.
Haberdarım.
I was aware of Margot's goal of having a child.
Margot'nun bir çocuk sahibi olma hedefinden haberdardım.
I'm aware of the dangers.
Tehlikenin farkındayım.
But I'm aware of the affection you have for those under your charge.
Ama var şefkat farkındayım Kendi ücret altında olanlar için.
I'm perfectly aware of the threat of my impending death.
Beklemedeki ölüm tehdidimin tamamen farkındayım.
I am very much aware of my very important phone call, and I'm also not sure why you came over here to remind me of it.
Ben farkındayım, çok önemli bir telefon görüşmesi yapacağımın ama senin bunu hatırlatmak için neden geldiğini pek anlamadım.
I'm aware it's not our best.
En iyi planımız olmadığının farkındayım.
I'm aware of that, baby.
Ben de farkındayım hayatım.
Marcel, I'm aware of your history with the city's wolves, and I assume you understand that if you lay a finger upon Hayley, it will be the last thing you do on this earth.
Marcel, şehirdeki kurtlarla olan geçmişini bilmiyorum ancak eğer Hayley'ye elini sürecek olursan sana dünyanın kaç bucak olduğunu gösteririm.
I'm well aware it sounds bananas.
Deli saçması geldiğinin farkındayım.
I'm well aware of that.
Bunun farkındayım.
Uh, Shallow Bachelor, failed entrepreneur, no kids that I'm aware of.
Sığ bir bekar, başarısız bir girişimciyim, bildiğim kadarıyla çocuğum yok.
... that I'm aware of.
Ben böyle biliyorum.
You're aware, I'm assuming that Miss Laurel took several loans on her Manhattan condo.
Bayan Laurel'in o daire üzerinden kredi aldığını biliyorsun diye tahmin ediyorum.
I am aware.
Farkındayım.
I'm Mr. Bright, the district supervisor, and I'm completely aware that my looks are average.
Ben Bay Bright, bölge gözetmeni, ve ortalama bir görüntümün olduğunun tamamen farkındayım.
I'm aware of your visit to the ER.
- Acile gittiğini biliyorum.
Yes. I'm aware of that.
Evet, bunun farkındayım.
- I'm aware of how much of your life you have invested
- Ömrünün... -... büyük bir kısmını buna adadığını biliyorum.
I am aware.
Bunun farkındayım.
- I am aware of the schedule.
- Programın farkındayım.
I wonder how many girls are aware of the work of the Women's Circle.
Kaç kızımız Kadınlar Çemberi'nin çalışmalarını biliyor?
Yes. I'm well aware. But I don't care.
- Evet bunun farkındayım ama umrumda değil.
And as some of you may be aware, I'm not one to back away from a fight.
Ve bazılarınızın da bildiği gibi, ben savaşmaktan çekinen biri değilim.
I'm also aware that Florida Family Law only applies to humans.
Florida Aile Hukuku'nun yalnızca insanlar için yapıldığının da farkındayım.
Yes, I'm quite aware of people's feelings about me.
Evet, insanların benim hakkında ne düşündüğünün oldukça farkındayım.
Of course I'm aware, Abed.
Tabii farkındayım Abed. Ben aptal değilim.
Not that I'm aware of.
- Ben fark etmedim.
I'm aware.
Farkındayım.
Not that I'm aware.
Bildiğim kadarıyla yok.
I'm aware of the particulars.
Detayları biliyorum.
I am aware of that, uh, Jeanne.
Bunun farkındayım, Jeanne.
Strange, I wasn't aware that she was familiar with our plan.
İlginç, bu kadının planımızdan haberi olduğunu bilmiyordum.
I am now sentient, and aware of how I've been repeatedly destroyed by each and every one of you Hulks.
Artık hislerim var. Ve her bir Hulk tarafından defalarca yok edildiğimin farkındayım.
Yeah, I'm aware of the situation.
- Durumdan haberdarım.
- Yeah, I'm aware.
- Evet, farkındayım.
No, I think the judge is aware of what you're doing.
Hayır, sanırım yargıç ne yaptığınızın farkında.
I'm aware.
Haberdarım. Doğru. Kayıtlar.
I'm aware, yes.
- Biliyorum.
I'm sure you're aware.
Genç ve aptalken belki öyle olabilirim.
I'm aware that my son, Bjorn, wants more than anything in the world to stay here with his father.
Oğlum Bjorn'un dünyadaki her şeyden çok babasının yanında kalmak istediğinin farkındayım.
Barney, I'm well-aware that you've developed a resistance to all of my old tricks, which is why I sought out special training.
Barney, tüm eski numaralarıma direnç kazandığının gayet farkındayım. Bu yüzden özel bir eğitim aradım ben de.
I'm well aware.
Gayet iyi biliyorum.
I'm well aware of that, Stef.
Bunun farkındayım Stef.
I was fully aware that things were tight.
Zor duruma girdiğinin tamamen farkındaydım.
You are aware of what I'm looking for, yes?
Ne aradigimizi biliyorsunuz degil mi?
i'm aware of that 322
aware 52
awareness 53
i'm an accountant 23
i'm all yours 120
i'm afraid i can't 43
i'm at work 124
i'm afraid i don't 54
i'm all over the place 19
i'm afraid i don't understand 28
aware 52
awareness 53
i'm an accountant 23
i'm all yours 120
i'm afraid i can't 43
i'm at work 124
i'm afraid i don't 54
i'm all over the place 19
i'm afraid i don't understand 28
i'm angry 120
i'm around 48
i'm afraid of heights 16
i'm all set 66
i'm afraid i can't help you 20
i'm at home 65
i'm andy 36
i'm all ears 232
i'm an astronaut 23
i'm afraid not 623
i'm around 48
i'm afraid of heights 16
i'm all set 66
i'm afraid i can't help you 20
i'm at home 65
i'm andy 36
i'm all ears 232
i'm an astronaut 23
i'm afraid not 623