Английские фразы | Русские фразы | Турецкие фразы
Translate.vc / английский → турецкий / [ J ] / Journals

Journals перевод на турецкий

659 параллельный перевод
You can get all you want from the medical journals.
İstediğin her şeyi tıp dergilerinde bulabilirsin.
Who reads the medical journals?
Kim tıp dergilerini okur ki?
The stuff I want is the stuff you do you don't put in the journals.
Benim istediğim tıp dergilerine koymadığınız şeyler.
Why, the case was written up in the medical journals as the phenomenon of the times.
Bu vaka o zamanlar tıp dergilerine bile geçti.
These photographs have been published in the best journals, the exhibition toured the world, and the book was published in many languages.
Bu fotoğraflar en iyi dergilerde, Dünya'yı turlayan sergilerde ve birçok dilde yayınlanan kitaplarda yayınlandı.
Of course, we kept daily journals.
elbette, yolculuk kayıtlarını günlük olarak tuttuk.
I subscribed to all the farm journals for years, you know.
Dört yıl çiftik dergilerine abone oldum.
Now, your office will receive subscriptions... to a number of financial journals.
Ofisinizin bir grup finansal gazetelere üyeliği olacak.
Whenever one of these corporations is referred to in the journals... you will make a note of it, and consolidate these into a report... which must be mailed at the end of every day.
Bu şirketlerin birinden gazetelerde bahsedildiğinde bunu not edip raporlayacak ve o günün sonunda postalayacaksınız.
You'll write about it in the journals.
Gazetelerde bu şey hakkında yazı yazacaksın.
There's not going to be anything in the journals about it.
Bu konu hakkında gazetelere yazacak hiçbir şey yok.
There were journals and books.
Gazete ve kitap okuyordum.
From journals and books?
Gazete ve kitap mı?
Willing this pages on maps and counts on the many journals that I under took as a young man.
Bu sayfalar haritaları ve genç bir adam olarak tuttuğum birçok günlüğü barındırıyor.
That'll give me a chance to catch up on my technical journals.
Böylece teknik dergileri okuyabileceğim.
Lieutenant, about those nine pounds I took along a stack of trade journals and medical magazines
Şu dörtbuçuk kilo. Bir dizi ticaret ve tıp dergileri almıştım.
Uh, tell me Uh, those trade journals and those medical books... did you take them with you when you went fishing?
Söyleyin bana, ee... şu ticaret dergileri ve tıp kitapları, balığa çıktığında onları yanına almış mıydın?
JUST STARTED ON BBC2 THE SEMIFINAL OF EPISODE THREE OF KIERKEGAARD'S JOURNALS
BBC 2'de az önce üçüncü bölümün yarı finali başlayan Kierkegaard'ın Güncesi var.
Read a couple of Ladies'Home Journals and all you can think is "Me, too."
Birkaç tane Kadın dergisi okudun ve tek düşündüğün "Ben de", "Ben de" oldu.
You shouldn't read those medical journals.
Keşke o tıp dergilerini okumasan.
And? Tomorrow I'll get the journals and the day after we can get to work.
Yarın dergileri alıyorum, sonrasında da işe başlayabiliriz.
I suppose that's going to be in all the medical journals... the history books.
Eminim ki bu olay bütün sağlık dergilerinde ve tarih kitaplarında... yerini alacak.
I have Far East journals to read.
Uzak Doğu gazetelerini okumam gerekiyor.
We read adventures and novels and... journals.
Macera kitapları, romanlar gazeteler okuruz.
You're the man helping Abner regain his journals.
Sen Abner yardım adam onun günlüklerini yeniden vardır.
Stolen journals.
Çalıntı dergiler.
I'm interested in journals.
Ben dergilerde ilgileniyorum.
Look, all I know is, some guy calls up to see if I'm interested in journals.
Bakın, bildiğim, bazı adam çağırır Ben dergilerde ilgileniyorum olmadığını görmek için. Hayır dedim.
Cummings wanted to know if I knew anybody interested in some journals belonging to some guy living out in West L.A.
Bazı dergilerde ilgi kimseyi bilseydi Cummings bilmek istedim Biraz adam ait Batı Los Angeles'ta dışında yaşayan
You and Boykins stole some journals from a guy in West L.A., right?
Sen ve Boykins, sağ Batı Los Angeles'ta bir adam bazı dergileri çaldı?
You and Boykins stole those journals.
Sen ve Boykins bu dergilerde çaldı.
Or maybe after you and Boykins stole the journals, somebody else killed him.
Sen ve Boykins dergilerde çaldıktan sonra Ya da belki, bir başkası onu öldürdü.
The journals.
Dergiler.
There are four pages of your compulsion missing from those journals.
Bu dergiler eksik sizin zorlama dört sayfa bulunmaktadır.
I read your journals.
Ben senin dergi okudum.
A few minutes later, you walked out with a United flight bag containing journals stolen from Abner Procane.
Birkaç dakika sonra, bir Birleşmiş uçuş çantası ile dışarı yürüdü Içeren dergiler Abner Procane çalındı.
He got back the journals.
O dergi döndüm.
So far, two men have died and $ 100,000 has exchanged hands for those journals.
Şimdiye kadar iki adam öldü Ve 100,000 $ dergiler için eller alışverişinde etti.
You know, so far, everybody connected with the stolen journals is dead.
Bilirsin, şimdiye kadar, herkes çalıntı dergilerde ile bağlı öldü.
- Who said anything about stolen journals?
- Çalıntı dergilerde bahseden kim?
Get Rogers to send the rest of the journals to my place.
Rogers'a küpürlerin kalanını ve günlüğünü evime göndermesini söyle lütfen.
I have been reading his journals,... he talks about telekinesis.
Bir süredir günlüklerini okuyorum, telekinezi hakkında yazıyor.
Some interested parties want his journals.
Bazı meraklı taraflar günlüğünü istiyor.
The books were bad enough, they want to see what's going on in those journals.
Kitapları yeteri kadar şüphe uyandırıcı, şimdi de günlüklerini bilmek istiyorlar.
That's why you know I want those journals.
İşte bu yüzden benim de o günlükleri istediğimi biliyor olman gerek.
He talks in his journals about telekinesis.
Günlüğüne telekinezi hakkında şeyler yazıyordu.
I shall write a paper... about it for one of our medical journals... if you have no objection.
Bizim tıbbi dergilerden biri için bunun hakkında bir makale yazmalıyım,... tabi eğer bir itirazınız yoksa.
In a peppery mood, Lina Przybilla from Czernowitz, sole legitimate daughter of Stanislaus Przybilla, after the premature births of two half-developed babies, both of whom were to have been called Lina, Miss Przybilla flung down the journals vehemently.
Huysuz haliyle, Czernowitz'li Lina Przybilla yani iki yarı gelişmiş kızını erken doğumla doğurduktan sonra her ikisine de Lina ismini vermek zorunda kalan Stanislaus Przybilla'nın öz kızı büyük bir hevesle dergileri yere çalar.
Whenever I'm in the libray... I look for her name in the psychology journals.
Ne zaman kütüphaneye gitsem psikoloji dergilerinde ismine bakıyorum.
- So, you've read Arturo's journals?
- Demek Arturo'nun makalesini okudun.
Rehashing old classroom lectures in obscure literary journals just doesn't count.
Eski konferansları tanınmayan dergilerde tekrarlamak yayımlamaktan sayılmıyor. - Öyle mi?

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]