Английские фразы | Русские фразы | Турецкие фразы
Translate.vc / английский → турецкий / [ W ] / What's that called

What's that called перевод на турецкий

1,228 параллельный перевод
What's that name you called Zhaan?
Zhaan'a dediğin isim neydi?
'Trial by gallows', that's what he called it.
"Darağacında Muhakeme" diyordu bu oyuna.
Jones? That's what he called himself?
Kendisini böyle mi tanıttı?
That's what he called her.
- Evet, öyle tanıttı.
Well, that's what he called himself.
Kendini bu şekilde çağırıyordu.
So that's what I called him.
Onu bu şekilde çağırdım.
He had just returned from India and he spoke of a way of life that seemed so right to me. ... A way of peace. ... A way to break what he called...
Hindistan'dan yeni dönmüştü... ve o bana çok doğru gözüken hayatın bir yolundan bahsetti... barışın bir yolu... bir yol... söylediği şu şeyi kırmak için...
'And you got what's called gravitational instability'that formed big clumps,'things maybe the size of 100 metres in diameter.'
Yerçekimsel değişkenlik dediğiniz, belki 100 metre çapında olan büyük kümeleri oluşturan bir şey vardı.
- That's what they called you when you were a kid, right? Yeah.
Çocukken seni bu isimle çağırırlardı değil mi?
That's what my mother called her...
Annemin onu çağırma...
That's what Blinovitch's detractors called him when he discovered how to bend space and time in 2278.
Blinovitch'in iftiracılarından birinin ona verdiği isim 2278 yılında uzayın ve zamanın nasıl büküleceğini keşfettiğinde.
What's that called? - A da capo.
- Kompo--
What's that thing called?
Ne diyorlardı ona?
That's what it's called.
Blanqui, 1870
A much larger school of fish is called a baitball and that's just what dolphins are feeding on, somewhere out here.
Baitball denen daha geniş bir balık grubu ve yunuslar aslında bunlarla beslenirler, buralarda bir yerlerde. Ama nerede?
And the way it happens is that the air itself breaks down, ionizes, and becomes what is called plasma and therefore for a moment it's a conductor, and it's actually conducting electricity the way a wire conducts electricity.
Ve bu olay havanın kırılması, iyonlaşması ve plazma dediğimiz hâle geçişiyle gerçekleşiyor. Plazma hâline geçişi sebebiyle hava artık bir an için iletkendir ve tıpkı bir elektrik telinin ilettiği şekilde elektriği iletir.
what's that called? It's a local name, but I'm warning you, Jack, it doesn't sound good
Adı ne?
It was about 6 months ago that I met Harold. That's what he called himself back then, not "bullwhip."
O zamanlar onun adı oydu, "Bullwhip" değildi.
That's what Dracula called it.
Dracula böyle dedi.
That's what Dracula called it.
Dracula öyle dedi.
That's what we called to tell you. Because the trolls know that we have the key now.
Cücelerin anahtarın bizde olduğunu bildiklerini söylemek için seni aradık.
- You called up and that's what it said?
- Aradın ve o mesaj mı çıktı?
- The signal failed, that's what that's called.
- Sinyal zayıfladı, öyle deniyor.
What if Kathy called you up... and said that she wanted me to write a pilot for her... and you said, no, I wasn't available, without consulting me.
Kathy seni aramış olsa... ve onun için bir bölüm yazmamı istese... sen de hayır demiş olsan, bana danışmadan uygun olmadığımı söylemiş olsan.
- That's what you called him about, I know.
- Onu bunun için aradın, biliyorum.
Kismet. lsn't that what it's called?
Kısmet. Böyle deniyor değil mi?
In my language, the word is Nasedo, so that's what I called him.
Benim dilimde ona "Nasedo" denir. Bende ona böyle seslendim.
That's what she said when she called us.
O zaman bizi aradığında bunu söyledi.
That's what I'm called here.
Burada bana bu şekilde sesleniliyor.
It doesn't make sense, but that's... that's what it's called.
Böyle...
- What's that called?
- Bu fobinin adı ne?
"Uniform," that's what it's called, right?
"Forma," deniyor, değil mi?
Your albino must be hanging out in that hip joint... what's it called now?
Şu sıralarda, senin gece kuşun şu lüks yerde takılıyor olmalı Adı neydi?
- Like a Guardian Angel. What's that called?
- Silahla sokağa fırlayanlar gibi.
That's what I called to tell you.
Seni bu sebepten aramıştım.
That's what they called the patients'rooms.
Hastaların odalarına böyle derlerdi.
At least that's what Dad called it.
En azından babam bu şekilde adlandırıyordu.
That's what you're gonna be called from now on.
Bundan böyle öyle diyecekler.
I must give you a book by that woman- - what's it called?
Sana, bir kitap vermeliyim neydi adı?
What's that song called?
Bu şarkının adı neydi?
It seems I overreacted and if called upon to testify, that's what I'll be saying.
Sanırım, aşırı tepki verdim ve tanıklığım istenirse, bunu söyleyeceğim.
Uh, I found a record of what happened after Rommie made that backup, but it's locked away under something called an Argosy Level 7 Encryption?
Uh, ben, Rommie'den sonra, o yedeği ne yaptığının bir kaydını buldum Ama kilitli bir şeyin altında birArgosy düzeneği 7 şifreleme sistemi olabilir?
- Now that's what it's called.
- Artık öyle diyorlar.
What's it called? "Self-hatred and denial." How's that going, Jack?
"Kendinden nefret etme ve inkâr" O nasıl gidiyor, Jack?
- That's what Daniels called it?
Bu konuda Daniels ne diyor?
Yeah. That's what we called us.
Kendimize öyle diyorduk.
That's what I was doing when security came. They called you.
Güvenlik içeri girdiğinde bunu yapyordum, sonra seni aradılar.
Guess that's what they're called these days.
Herhalde bugünlerde öyle diyorlar.
THAT'S WHAT EVERYONE CALLED HER, "CHATTERBOX".
Bu yüzden herkes ona " "Boşboğaz" derdi.
That's what my old man called it.
- Babam bayılma dedi.
That's what it's called when you milk a dog, beating it off.
Köpeği sağmaya öyle denir, asılmak.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]