Английские фразы | Русские фразы | Турецкие фразы
Translate.vc / английский → турецкий / [ W ] / When i was a child

When i was a child перевод на турецкий

740 параллельный перевод
I thank, too, those nobles... who defended the state when I was a child.
Sizlere de şükran borçluyum, Soylular. Çocukluğumda ülkemizi savundunuz.
It has something to do with this room when I was a child and good times in it.
Belki de bu odayla ve çocukluğumda... burada geçirdiğim mutlu günlerle ilgilidir.
When I was a child, I had long golden curls.
Ben çocukken saçlarım altın sarısı uzun bukleliydi.
I used to be afraid of the dark when I was a child. But I'm not afraid anymore.
Küçükken korkardım ama artık korkmuyorum.
When I was a child, I spake as a child.
Ben bir çocukken, çocuk kadar konuşurdum.
" When I was a child, I spoke as a child...
Ben çocukken, çocuk gibi konuşurdum.
I used to run everywhere when I was a child.
Küçükken her yere koşardım.
I thieved for you when I was a child not half his age, and I've thieved for you ever since!
Daha onun yarı yaşında bile değilken senin için hırsızlık yapıyordum. O zamandan beri senin için çalıştım, bunu bilmiyor musun?
It was a lot of things, and it started when... when I was a child.
Birçok şeyin rolü vardı ve bunlar başladığında ben çocuktum.
My mother died when I was a child.
Annem ben küçükken ölmüş.
No... just once when I was a child.
Hayır... Sadece küçük bir anım var.
I used to paint when I was a child.
Çocukken resim yapardım.
When I was a child still
Rose Mill derlerdi ona.
I nearly drowned in a pond once when I was a child.
Çocukken bir keresinde neredeyse bir gölde boğuluyordum.
When I was a child, I broke my legs.
Çocukken bacaklarım kırıldı.
When I was a child, my mother used to tell me it was a teeter-totter.
Küçük bir çocukken, sendelediğimde annem beni uyarırdı.
Mr Dodd, when I was a child, the town idiot insisted that elephant tusks came from piano keys, but he had nothing on you.
Bay Dodd, ben gençken, kasabanın budalası fil dişlerinin piyano tuşlarından çıktığını söylerdi ama o sizinle boy ölçüşemez.
When I was a child, I used to watch the faces of the ladies-in-waiting to see if they were wearing lip rouge-my mother did not allow makeup, so I -
Çocukluğumda, dudaklarına ruj sürüp sürmediklerini... anlamak için nedimelerin yüzlerini seyrederdim. Annem süslenmelerine izin vermezdi, bu yüzden...
My mother and father died when I was a child.
Annem ve babam ben çocukken öldü.
I had known Jean Valjean at the galleys when I was a child.
Çocukluğumda Jean Valjean'ı forsa olarak tanımıştım.
Could she be the serpent I had to abandon when I was a child?
Çocukken terk etmek zorunda olduğum yılan mı? !
When I was a child, I thought I would.
Çocukken seveceğimi sanırdım.
When I was a child, I spoke as a child.
Çocukken, çocuk gibi konuşurdum.
When I was a child, you were the world and I adored you.
Ben çocukken, sen herşeyimdin sana hayrandım.
" When I was a child, I spake as a child.
" Çocukken, çocuk gibi konuşurdum.
When I was a child, I only kind of disliked her.
Küçükken, sadece biraz hoşlanmazdım.
At my father's house we had some pigs too when I was a child.
Ben çocukken, bizim evimizde de birkaç domuz vardı.
When I was a child, Timonides,
Themonitus, ben küçük bir çocukken, gizli bir korkum vardı.
When I was a child, a man did something very bad to me.
Ben çocukken bir adam bana çok kötü bir şey yaptı.
Comrade General, when I was a child, I wanted parents.
General Yoldaş, çocukken annem, babam olsun isterdim.
I wanted to die when I was a child.
Çocukken ölmek istiyordum.
When I was a child, I imagined God was hiding behind a big door, always closed, very dusty, in the nuns'little theater.
Küçükken, Tanrının, rahibelerin tiyatrosunun hep kapalı duran, tozlu kapısının ardında saklandığına inanırdım.
When I was a child, all I knew was the misery that follows war.
Çocukken, tüm öğrendiğim savaşın ardından gelen sefalet oldu.
When I was a child, I'd hide from Merwyn when Mother sent him for me.
Çocukken annem onu, beni bulması için gönderdiğinde Merywn'den saklanırdım.
Mother cursed me when I was a child.
Annem çocukken bana beddua etti.
Mother cursed me when I was a child.
Annem bana çocukken beddua etti.
When I was a child, I would come down and climb a tree... ... and look in your garden.
Çocukken aşağı iner, bir ağaca tırmanır ve sizin bahçenize bakardım.
When I was a child I spake as a child, I understood as a child, I thought as a child but when I became a man, I put away childish things.
Çocukken çocuk gibi konuşur, çocuk gibi anlar, çocuk gibi düşünürdüm ama adam olunca, çocukça şeylerden vazgeçtim.
I woke up crying and trembling in the dark, like when I was a child.
Ağlayarak uyandım, karanlıkta titriyordum.
I discovered my uncle when I was still a child.
- Amcamla görüştüm.
If I'd only met you when I was a little child...
Keşke sizinle çocukken tanışsaydım.
I was such a child when you married me.
Benimle evlendiğinde daha gencecik bir şeydim.
I was a child when you party.
Sen gittiğinde küçüktüm.
When I was very young, a child in fact, I climbed to the top of a high tree... stood like a diver, and announced to my horrified governess :
Çok gençken, hatta çocukken, yüksek bir ağacın tepesine tırmanmıştım dalma durumunda, ödü kopmuş dadıma seslenmişim :
That was when Bill and I hoped we'd have a child.
Bill ve benim çocuk istediğimiz zamanlardı.
He's been working for twenty years in the Girasi's company, I still remember when he was a child.
Girasiler'in şirketinde 20 yıldır çalışıyor çocukluğunu biliyorum.
- For me? When I was... a child I always climbed mountains.
Çocukken Papi ile çok dağa tırmandık!
When I was just a child in school
# Henüz okulda bir çocukken
I got her when she was little, and you probably understand how one can love a child.
Onu küçükken yanıma almıştım. Çocukların nasıl sevildiğini belki anlarsınız.
When the time came, I discovered I was going to have a child. I cried that night.
Bir çocuğum olacağını öğrendiğim zaman... bütün gece ağlamıştım.
She was just a child when I went away.
Ben Nagasaki'den ayrılırken daha çocuktu.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]