Translate.vc / испанский → турецкий / Dini
Dini перевод на турецкий
2,959 параллельный перевод
La diócesis está desconsagrando esta capilla.
Piskoposluk bu şapeli dini olmaktan çıkarıyor.
Con una. Las otras dos se casaron en una ceremonia religiosa.
Diğerleriyle dini bir törenle evlenmiş.
Son nuestras creencias religiosas.
Bu bizim dini inancımız.
Son religiosos, no pueden creer que la religión es la única manera de vivir.
Sizler dindar insanlarsınız, ama dini yaşamak için tek yol olarak düşünemezsiniz.
¡ Hay tanto en las Escrituras sobre cómo ser padre! Nunca me había fijado.
Bir baba olmanın hakkında birçok dini metin var ve hiç bir zaman bakmaya vaktim olmadı.
UNA PARTE DE ESTAS DROGAS ES OCULTADA EN OBJETOS COMUNES INCLUYENDO LOS RELIGIOSOS
Bu uyuşturucuların büyük bir kısmı çok bulunan cisimlerde ve dini objelerin içinde saklanıyor.
¿ Su negocio consiste en vender estatuas de vírgenes?
İşiniz dini heykeller satmak üzerine mi?
La firma estaba exportando un gran número de estatuas religiosas. con destino a una iglesia en los Angeles.
Aracı olarak kiralanan firma, dini heykellerden oluşan büyük bir nakliyatı Los Angeles'taki bir kiliseye yollamış.
¿ Estatuas religiosas?
- Dini heykeller mi?
Su religión.
Dini inancı.
No lo sé. ¿ De su religión?
Bilmiyorum. Dini inancınızı?
¿ Tuvo una pelea por su religión con el Sr. Bauer?
Dini inancınız hakkında Bay Bauer ile münakaşa ettiniz mi?
Me preocupa que te hayas unido a una secta.
Dini cemiyete katılmandan endişeleniyorum.
Recuerden que es un proyecto gubernamental así que debemos evitar la promoción corporativa y temas religiosos.
Unutmayın ki bu bir devlet projesi. Şirket reklamı ve dini eşyalardan kaçınmalıyız.
Como diciendo, "Soy judío pero no muy religioso".
Evet, daha ziyade "Yahudi'yim, ama dini vecibeleri yerine getirmiyorum." der gibiydi.
El pueblo, su alcalde y... la autoridad religiosa.
Halk, belediye başkanları ve dini otorite.
No me gustan los rituales religiosos.
Bu dini ritüellerle aram iyi değil.
Yo... No podría tomar en serio ninguna religión que va a misa los martes.
Salı günlerine tapan bir dini asla ciddiye alacağımı sanmıyorum.
Es un rito de paso.
Dini bir ritüel gibidir.
A partir del año pasado, que fue en realidad el primer "Miércoles de Fuegos de Artificio" tras las protestas que siguieron a las elecciones presidenciales, los líderes de Irán, por primera vez, denunciaron al "Miércoles de los Fuegos" como una fiesta impía, y declararon que el "Miércoles de los Fuegos" carece de base religiosa.
İran lideri, geçen yılki başkanlık seçimlerini izleyen... protestoların ardından fiili olarak ilk kez yapılan... yılbaşı kutlamalarını... din dışı olduğu gerekçesiyle kınadı... ve yılbaşının dini bir temelinin olmadığını söyledi.
Tras la escuela coránica, la escuela pública.
Dini öğretim ama ardından ilkokul.
¿ Me está sugiriendo la religión?
Bana dini mi öneriyorsunuz?
Quizás por eso encontró la religión.
Belki de bundan dolayı dini buldu.
Ahora, cuando digo espiritualidad, no es necesariamente una fe religiosa, pero incluso sin fe religiosa, aún así hay tal... un sentimiento de cariño por los demás, un sentimiento de compartir con los demás.
Şimdi burada ruhsal derken.... bir dini inanç şart değil. Bir dini inanç olmadan bile, hala birbirini önemseme ve bir şeyler paylaşma çok var.
Debemos encontrarte... algún... refugio temporal y... terrenal.
Sana sürekli ve dini bir barınak sağlamalıyız.
Si se puede probar, lo que muchos de nosotros sospechamos... corrupción, simonía, la venta descarada de los oficios sagrados, y aún peor, la completa degradación del papado... ante los ojos del mundo cristiano...
Eğer kanıtlayabilirsek birçoğumuz yozlaşmadan, dini satın almadan kutsal vazifelerin küstahça satılmasından ve daha da kötüsü Hristiyan dünyasının gözünde papalık makamının katî bozulmasından endişe duyuyoruz.
Por derechos religioso en el lugar de trabajo, hermana.
İş yerindeki dini haklarımız için, kardeşim.
Durante años he criticado a religión.
Yıllar boyu dini eleştirdim.
Prefiero términos menos divisivos.
Ben daha az dini terim kullanmayı tercih ederim.
Avistamientos de OVNIs en la tierra, apariciones religiosas
Dünyadaki UFO işaretleri, dini ruhani varlıklar.
No es que seamos tan devotos Católicos, pero odiamos a los protestantes,.
Bizler dini bütün katolikler değiliz ama Protestanlardan nefret ederiz.
Vamos a ver. La música religiosa de Vivaldi.
Evet Vivaldi'nin dini müziğini anlat bakalım.
La música religiosa. Vivaldi era sacerdote. Era un hombre de la Iglesia.
Dini müzik Vivaldi bir papazdı.
"Miembro de un grupo de religiosos que viven juntos en una comunidad monástica".
"Hep birlikte manastırda yaşayan dini topluluk üyesi."
Llevarás una vida piadosa, célibe. ejemplar.
İbretlik, dini bütün bir hayat süreceksin.
Quizás no, pero su esposa, la Reina Anne, es una devota feligresa de la Iglesia... y reconoce nuestra autoridad divina.
Belki de öyle. Ama karısı Kraliçe Anne, kiliseye kendini adamış biri ve dini gücümüzü hâlâ tanıyor.
¿ Puede alguien traducirlo para algún galés, que quizá, ya sabéis, no sea demasiado religioso?
Bunları, dini konularda biraz zayıf olan bu arkadaşınıza da tercüme edecek misiniz?
Quizá haya reyes más apuestos pero difícilmente más devotos.
Daha yakışıklı krallar olabilir ama neredeyse hiç bu kadar dini bütünü yok.
Y como recompensa ofrezco todos los beneficios de los estados eclesiásticos Sforza a la Santa Sede de San Pedro.
Bunu telafi etmek amacıyla Sforza dini mülklerinin gelirlerini St. Peter'ın Papalığı'na sunuyorum.
Un incidente en Wardeh degeneró en un enfrentamiento entre cristianos y musulmanes durante el cual ambos bandos utilizaron armas de fuego.
Wardeh'te başlayan küçük bir tartışma Hıristiyanlarla Müslümanlar arasında dini bir çatışmaya dönüştü.
Los líderes religiosos han condenado...
Dini yetkililer yaşanan olayları kınarken...
¿ Burlarse de las creencias religiosas de la gente?
İnsanların dini inançlarıyla dalga mı geçiyorsunuz?
¿ Crees que tus padres van a pagar la factura de una universidad secular como Lancer?
Ailenin Lancer gibi dini olmayan bir okulun masraflarını karşılayacağını mı sanıyorsun?
Odio cuando la gente se escuda en sus creencias religiosas y dice : "Todo ocurre por una razón".
İnsanların dini inançları arkasına saklanıp "her şeyde bir hayır vardır" demelerinden nefret ediyorum.
Janusz Wolichek, para discutir la posibilidad de invitar a misioneros a bordo de las naves madre para enseñar a los visitantes la eminente humanidad de las instituciones religiosas.
Birkaç dakika içinde, devletin kardinal sekreteri, Janusz Wolichek ile, ana gemide Ziyaretçilere insanlığın seçkin dini kurumları hakkında öğretim vermek üzere misyonerlerin davet edilme olasılığını tartışacak olan Anna'ya katılacağım.
- Un recorrido religioso...
- Dini bir gezi...
Luego llega Adam Smith y lo que agrega es el concepto de religión a esto...
Sonra Adam Smith gelir ve buna dini ekler.
La idea esencial, la cual fue misteriosamente calificada por Adam Smith con su declaración religiosa de la "Mano invisible" es que la búsqueda limitada y egoísta de este producto ficticio pondrá de manifiesto por arte de magia el progreso y bienestar humano y social.
Adam Smith tarafından esrarengiz bir şekilde nitelenmiş dini "Görünmez El" bildiriminin altında yatan fikir, bu hayali ticari malın sığ, menfaatçi arayışının büyülü bir şekilde insanlığın ve toplumun refah ve gelişimine dönüşeceği yönündedir.
- Oligarquía religiosa.
Dini oligarşi.
¡ Pero esto es chantaje espiritual!
Ama bu dinî şantaj oldu!
De acuerdo.
Pekâlâ, dini karıştırma, Julius.